yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Baba, artık yürüyemiyorum. Beni taşı.Daddy, I can't walk any more. Carry me.
Yaklaşık bir mil yürüdüm.I walked about 1 mile.
Büyükbabam köpeği olmadan yürüyemez.My grandfather can't walk without his cane.
Tom'u en çok korkutan şey tekrar yürüyemeyeceği düşüncesiydi.What scared Tom the most was the thought that he might not be able to walk again.
Tom yürüyüşe gitti.Tom went hiking.
Tom kasabanın içinden yürüdü.Tom walked through the town.
Tom Mary'nin evine kadar yürüdü.Tom walked into Mary's house.
Tom kapının içinden sadece doğru zamanda yürüdü.Tom walked in the door at just the right time.
Tom eve yürüdü.Tom walked home.
Tom caddenin aşağısına doğru yürüdü.Tom walked down the street.
Tom parkta bir yürüyüş yaptı.Tom took a walk in the park.
Tom elleri üstünde yürüyebiliyor.Tom is able to walk on his hands.
Bir gün yürüyebileceksin.One day you'll be able to walk.
Tom dinlenmiş hissettiğini ve tekrar yürüyüşe hazır olduğunu söyledi.Tom said he felt rested and was ready to start hiking again.
O ayaklarının ucuna basarak yürüdü bu yüzden onu hiç kimse duymadı.He tiptoed so no one heard him.
Hepiniz yürüyüşe gitmek için hazır mısınız?Are you all ready to go hiking?
Büyük babam havanın iyi olduğu günlerde yürüyüşe gider.My grandfather goes for walks on days when the weather is good.
Çocuklarımla parkta yürüyorum.I'm walking in the park with my children.
O yürüyor.She is walking.
Fazla yürüdüğüm için yorgunum.I'm tired because I walked too much.
O, arabanın önünde yürüyordu.He was walking ahead of the car.
İsyan güneyli vatandaşlar tarafından yürütüldü.The revolt was led by the southern citizenry.
Onlar ne kadar süredir yürüyor?How long have they been walking?
Okula neden yürüyerek gidiyorsun?Why do you go to school on foot?
Okula yürümek on dakikamı alır.It takes me ten minutes to walk to school.
Buradan evine yürümek ne kadar sürer?How long does it take to walk to your house from here?
Saatlerce yürüyüşten sonra, dua etmek için bir kilisede durakladılar.After hours of walking, they stopped to pray in a church.
Terk edilmiş sahilde yalnız yürümekten hoşlanıyordum.I liked walking alone on the deserted beach.
Akşamleyin ıssız bir plajda tek başıma yürümeyi sevdim.I liked walking alone on the deserted beach in the evening.
O, hızlı yürür.He walks fast.
O, benim önümde yürüdü.He walked in front of me.
Buradan istasyona yürümek yaklaşık 15 dakika sürüyor.It only takes about fifteen minutes to walk to the station from here.
Günde yirmi mil yürürüm.I walk twenty miles a day.
Annem değişiklik olsun diye yürüyüşe çıkmamı tavsiye etti.My mom advised me to take a walk for a change.
O nehir boyunca sık sık yürüyüş yapardım.I used to often take walks along that river.
Ben ırmak boyunca yürümek isterim.I would like to walk along the river.
İnsanlar doğal olarak yürür.People walk naturally.
Bütün gün yürüdüm ve şimdi bitkinim.I've been up and about all day, now I'm worn out.
Yürüyüş için köpeğimi dışarı çıkaracağım.I'll take my dog out for a walk.
O yavaşça yürüdü böylece çocuklar yetişebildi.He walked slowly so the child could follow.
O, çocuklar izleyebilsin diye yavaşça yürüdü.He walked slowly so the children would be able to follow.
Ormanda yürürken kayboldu.He got lost while he was walking in the woods.
İt ürür, kervan yürür.The dogs bark, but the caravan moves on.
Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.He walked onto stage while the audience were applauding.
O kasılarak yürüyor.He is swaggering.
Ben yürüyerek gidiyordum.I was going on foot.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü ona asla ulaşamazsın.No matter how fast you walk, you won't be able to catch up with him.
Ayağa kalk ve yürü.Stand up and walk.
Yürüyüşe çıkalım mı?Shall we go out for a walk?
Yürüyüşü iptal etsek iyi olur.We'd better cancel the hike.
Babam o kadar meşgul ki yürüyüşe bile çıkamıyor.My father is so busy that he cannot even take a walk.
Hepimiz birbirimize beş dakikalık yürüme mesafesinde yaşıyoruz.We all live within a five minutes' walk from each other.
Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?Can you walk on stilts?
Oradan yürüyerek yoluma devam ettim.From there I continued my way by foot.
Buz üzerinde yürüyecek kadar kalındı.The ice was thick enough to walk on.
Birkaç adım atın ve yürüdüğünüzde onun ağrıyıp ağrımadığını bana söyleyin.Take a few steps and tell me if it hurts when you walk.
Yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyoruz.We plan to go hiking tomorrow.
Taksi olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there were no taxis, I had to walk.
Taksi olmadığı için yürümek zorunda kaldım.I had to walk because there were no taxis.
Yürüyebiliyor musunuz?Can you walk?

İlgili Sayfalar