yükselt ile cümle

yükselt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.He will not shout, nor raise his voice, nor cause it to be heard in the street.
Bütün dağlarımı yola dönüştüreceğim, Anayollarım yükseltilecek.I will make all my mountains a way, and my highways shall be exalted.
Hükümdarları tahtlarından indirdi, Sıradan insanları yükseltti.He has put down princes from their thrones. And has exalted the lowly.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.I will therefore that men pray every where, lifting up holy hands, without wrath and doubting.
Allah onlardan kimine konuştu, kimini de derecelerle yükseltti.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Hayır, Allah onu kendisine yükseltti. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.We exalt whosoever We please in rank by degrees.
Dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü.We wished to exalt him, but he loved baseness and followed his lust.
Meğer Allah dilemiş olsun. (Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.We raise the status of whom We please.
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.And We raised him to an exalted station.
Güzel söz O'na çıkar, iyi amel onu yükseltir.All good words ascend to Him, and all good deeds He exalts.
Yükseltilmiş tavana (göğe),The roof raised high,
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.He raised the sky and set the Balance
O alçaltıcı, yükselticidir (yerleri alt üst eder),Degrading (some) and exalting (others);
Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.And maidens incomparable.
Kalınlığını (tavanını) yükseltti, onu düzenledi.Raised it high, proportioned it,
Saygı ile yükseltilen, tertemiz (sayfalar)Exalted and holy,
Orada yükseltilmiş tahtlar,And within it are couches placed on high,
Göğe, nasıl yükseltilmiş?And the heavens, how it was raised high;
Senin şanını yükseltmedik mi?And exalted your fame?
Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.We exalt whosoever We please in rank by degrees.
Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.We raise the status of whom We please.
Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.Do not say your prayers too loudly or in too low a voice, but follow a middle coarse.
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.And We raised him to an exalted station.
Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir.All good words ascend to Him, and all good deeds He exalts.
Yükseltilmiş tavana,The roof raised high,
Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu.He raised the sky and set the Balance
Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.Raised it high, proportioned it,
Göğe, nasıl yükseltildi?And the heavens, how it was raised high;
(Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır).In extending columns.
Onlardan Allah'ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut.Do not say your prayers too loudly or in too low a voice, but follow a middle coarse.
Biz onu yüce bir yere yükselttik.And We raised him to an exalted station.
Allah'ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur.And whosoever God disgraces will have none to raise him up in honour.
Güzel sözler O'na yükselir, o sözleri de yararlı iş yükseltir.All good words ascend to Him, and all good deeds He exalts.
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.He raised the sky and set the Balance
Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.He built it,
Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.And within it are couches placed on high,
Dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın.All goodness is Yours (entirely).
Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.And We raised him to an exalted station.
Orada yükseltilmiş tahtlar.And within it are couches placed on high,
Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz.We exalt whosoever We please in rank by degrees.
Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz biz.We raise the status of whom We please.
Namazında/duanda sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut."Do not say your prayers too loudly or in too low a voice, but follow a middle coarse.
Onu yüce bir mekâna yükselttik.And We raised him to an exalted station.
Yemin olsun yükseltilmiş tavana,The roof raised high,
Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.He raised the sky and set the Balance
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.Degrading (some) and exalting (others);
Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.Raised it high, proportioned it,
Ve göğe ki, nasıl yükseltildi!And the heavens, how it was raised high;
Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz.We exalt whosoever We please in rank by degrees.
Dileseydik elbette onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik.We wished to exalt him, but he loved baseness and followed his lust.
Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz.We raise the status of whom We please.
Yükseltilmiş tavana(göğe),The roof raised high,
Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu.He raised the sky and set the Balance
O, alçaltıcı, yükselticidir.Degrading (some) and exalting (others);
İlgili Sayfalar