yükselt ile cümle
yükselt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu cinayetin ardından Æthelberht, kilise tarafından azizlik mertebesine yükseltildi.Tímto ostatkem byla zřejmě později v kostele doložená světcova ruka.
Bu arada 1 Mayıs 1917’de yedek teğmen’liğe yükseltildi.Předtím byl ještě 1. května roku 1917 povýšen na nadporučíka (Oberleutnant).
Gollum burada Frodo'dan yüzüğü aldı fakat bulunduğu yükseltiden düşerek Hüküm Dağı'nın alevlerinde can verdi.V té chvíli se Glum zmocní Frodova prstenu a samou radostí s ním spadne do ohně Hory osudu.
Nokia Belle Feature Pack 2'ye yükseltilebilir.Třetí fáze CAMEL rozšiřuje možnosti fáze 2.
2006 yılında, yaş sınırı 20'ye yükseltildi.Věkový limit byl oproti předchozímu ročníku zvýšen na 20 let.
Bu da zamandan kazanç anlamına gelir ki başarımı yükseltir.Tohle vítězství potvrdilo, že se zlepšuji.
Bir oyuncu koz çekiyorsa (ele koz atarak başladıysa yani yerdeki ilk kâğıt koz ise) yükseltmek zorunludur.Má-li hráč kartu stejné barvy jako první karta zdvihu, musí ji vynést („přiznat barvu“).
1994 yılında 7.585 seyirci kapasitesine yükseltildi.V roce 1976 byla zvýšena na 20 500 diváků.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Účelem léčby je zvýšit kvalitu života.
Gerektiğinde bu doz, günde 15 mg'a yükseltilebilir.Dacă este necesar, doza poate fi crescută la 15 mg/zi.
2007 yılında çıkarılan bir yasayla parasız, zorunlu olmayan eğitim süresi 18 yaşına kadar yükseltilmiştir.În 2007 s-a adoptat o lege de extindere a învățământului gratuit neobligatoriu până la vârsta de 18 ani.
Üstel fonksiyon: sabit bir sayının bir değişken kuvvete yükseltilmesi .Funcția exponențială: ridică un număr fix la o putere variabilă.
Muharebedeki başarı Sovyet toplumunun moralini yükseltmiştir.Victoria din bătălia de la Moscova a crescut mult moralul populație sovietice.
Bu yörede pek önemli bir yükselti yoktur.Nu se află niciun oraș important aici.
1918'te Generalliğe yükseltildi.În 1918 este avansat general.
Yükseltgenme seviyesi +3'tür.Adâncimea apei este de 3 ...
Fransızların Magenta zaferinde rol oynadı (4 Temmuz 1859) ve savaş sırasında mareşalliğe yükseltildi.A obținut victoria de la Magenta (4 iunie 1859) și a fost numit mareșal când încă era pe câmpul de bătălie.
Bu nedenle “yükselti” ile “yer şekilleri” farklı şeylerdir."Mărginirea" și "marginea" sunt concepte diferite.
Japonya Merkez Bankası kısa vadeli devlet borçlarını alarak enflasyonu %2'ye yükseltmeyi de hedeflemiştir.BCE are ca obiectiv menținerea inflației la un nivel inferior, dar apropiat de 2%.
Geçiş metalleri sıklıkla birden fazla yükseltgenme basamağına sahiptir.Metalele grele depășesc frecvent limitele.
Bu çakılma olasılığını yükseltse de usta pilotlar bu tip manevraları rahatlıkla yapabilir.În caz extrem de nevoie, poate și pilotul remorcherului declanșa acest cablu.
Takizawa, 1 Ocak 2014 tarihinde köyden şehir statüsüne yükseltilmiştir.1 ianuarie 2014—satul Takizawa a obținut statut de municipiu.
Windows Phone 8.1 güncelleştirmesine yükseltilebilir.Se poate face upgrade la Windows Phone 8.1.
RAM miktarı 256 MB'ten 512 MB DDR2'ye yükseltilmiştir.RAM: 1 GB, de la 512 MB în sus.
“Yargısal Doğruluk”un yükseltilmiş endişeyle (kaygıyla) ilişki ihtimali bulunmaktadır.Acolo este o șansă că "judeca precizia" este corelat cu un nivel crescut de anxietate.
İşçinin çalışma hızını yükseltmek.Grăbirea lucrărilor de construcție.
1822'de "hacelik" rütbesine yükseltildi.Este cel care introduce în anul 1822 termenul de „triasicul superior”.
Cihaz alıcısı tarafından bu ekolar alınıp genliği yükseltilir ve bir kayıt edicide kaydedilir.Testamentul olograf este scris, semnat și datat de către testator.
Böylece kredi limiti tekrar eski düzeyine yükseltilmiş olur.Cu toate acestea, s-a declarat că dolarul va începe din nou o scădere.
Ōamishirasato, 1 Ocak 2013 tarihinde kasabadan şehir statüsüne yükseltilmiştir.La 1 ianuarie 2013 orașul Ōamishirasato a obținut statut de municipiu.
Yükseltisi fazla ve havanın nem miktarı azdır.Precipitațiile sunt puține, iar temperaturile ridicate.
Altında olduğu gibi,yükseltgenme reaksiyonu sonunda azot di oksit veya azot oksit ürün olarak açığa çıkabilir.Acest lucru, împreună cu scobitul în nas, explică prezența ocazională a oxiurilor în nas.
Ancak daha sonra performansını yükseltti ve 25 tane gol kaydetti.În această perioadă a înregistrat un progres constant și valoros și a stabilit 25 de recorduri naționale.
Yükseltilen Windows Live Hotmail'in Firefox'u için desteği birkaç ay sürdü.A frissített Windows Live Hotmail Firefox támogatása még néhány hónapig eltartott.
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.A beszédhangok torzulhatnak (diszlália), megváltozhatnak (paralália), vagy ki is maradhatnak (alália).
F4-B'ler F-4N'e yükseltilmiş ve F-4J'ler de F-4S'e yükseltilmiştir.Az F–4B-ket F–4N-ekre, az F–4J-ket pedig F–4S-szekre modernizálták.
Buna ek olarak Lejyonlarda yıllık ücret 300'den 500 denarius'a yükseltildi.Ekkor az évi zsold 300 denariusra emelkedett.
Batı'ya doğru yükselti azalır.Nyugati irányban enyhén emelkedik.
Başarıları onu amiralliğe yükseltti.A lépés felbőszítette a főparancsnokot.
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”Ha megtaláljuk ezt az erőt, felerősödhetnek az ösztöneink, segítenek a diagnosztizálásban.”
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Mindenesetre annyi biztos, hogy ez a sav erősen maró hatású.
Celali isyanlarının temel nedenleri şunlardır: Vergilerin yükseltilmesi.A lázadás kezdeti oka az emelkedő adók voltak.
Sunday Times Rich List'te £14.8 milyara yükseltti.A The Sunday Times szerint Plant vagyona 80 millió font.
Son olarak, 2017 yılında Android Oreo (Android 8.0) sürümüne de yükseltilti.A telefon 2018 elején megkapta az Android 8.0 (Oreo) frissítést.
1859'da yüzbaşılığa yükseltildi.1859-ben vezérőrnaggyá léptették elő.
Sonraki on yıl üzerinde çok sayıda turnuvaya katıldı ve dünya satranç sıralamasını yükseltti.A következő tíz évben több nagy versenyt megnyert, és a világ élvonalába került.
NADPH+H NADP+'nın indirgenmesiyle elde edilir, NADP+ de NADPH+H'nin yükseltgenmiş halidir.A NADPH+H+ magas szintje gátolja, a NADP+ magas szintje pedig serkenti a PPP-t.
1941 Şubat'ında profesörlüğe yükseltildi.1941. februárjában léptették elő dandártábornokká.
Bu hataların giderilmesi maliyeti yükseltir.Ezzel a javítás költsége megnő.
Toplam kapladığı alan 14.735 km² olup ortalama yükseltisi 785 metredir.Területe 14 737 km², átlagos magassága 785 méter.
Gündoğan, sezonun ikinci yarısında ise performansını yükseltti.A szezon második felében visszaesett a teljesítménye.
Diğer bir deyişle sistemin kararlılığını koruyarak kazancı 37.44'e kadar yükseltebiliriz.Később a stadion befogadóképességét 47 900-ra növelték.
Doğu Sırbistan yükseltileri, yapı bakımından Karpat dağ sisteminin bir parçasıdır.Az Északkeleti-Kárpátok a Kárpátok hegységrendszer része.
Yeni kurulumlarda yükselticiler büyük oranda yenileyicilerle değiştirildi.A peronok magasságát az új, magas padlós járművekhez igazították.
486i yükseltimi açıklanmış ancak sadece birkaç prototipi üretilmiştir.Összesen 480 darab A–6A készült a prototípusokon és az elősorozaton kívül.
Seviye sınırı 90'a yükseltildi.A karakter által elérhető maximális szint 90-re emelkedett.
Benekler biraz yükseltilidir.Tarajuk kissé nagyobb.
İklim üzerinde deniz etkisi ve yükseltinin yanı sıra, yer şekillerinin uzanışı da büyük rol oynar.A menettulajdonságokat és a stabilitást a méretek mellett a hajó formája is nagyban befolyásolja.
1982 yılında da Doçent unvanını almış ve 1989'da ise profesörlüğe yükseltilmiştir.1982-ben ,,kiváló munkáért” kitüntetésben részesült, 1989-ben pedig főigazgatói dicséretet kapott.
Bu rol onu yıldızlığa yükseltti.Jo tämä rooli nosti hänet tähteyteen.
İlgili Sayfalar