yükselt ile cümle

yükselt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2006 yılında, yaş sınırı 20'ye yükseltildi.Vuonna 2006 ikäraja nostettiin 20 vuoteen.
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.Paranneltu malli jossa oli nopeampi 133 MHz:n suoritin (BeBox Dual603e-133) julkaistiin elokuussa 1996.
1976: Yaş sınırı 23'e yükseltildi.1976: Täysi-ikäisyyden raja laskettiin 18 vuoteen.
Kayda değer yükseltiler bulunmamaktadır.Arvonkorotuksia ei ole pakko tehdä.
1994 yılında 7.585 seyirci kapasitesine yükseltildi.Vuonna 2012 katsojakapasiteetti oli 7 595 katsojaa.
Benekler biraz yükseltilidir.Vatsaviiva vain vähän nouseva.
5 Eylül 1864'te mareşalliğe yükseltildi.Hän yleni everstiksi 5. joulukuuta 1862.
Alkali filtre: Suyun PH seviyesini yükseltir.Alkalointi nostaa veden pH-arvoa.
Cephe morenlerinin yükseltileri farklıdır.Keulaharuksen yläpään kiinnityspiste mastossa vaihtelee.
Daha sonrasında ise Bruce Tünel'ini içeren 4 Wooten nehrini kısa zirve savağına yükseltir.Tässä tapauksessa haarauma otetaan yli neljän bitangentin pisteen kautta, jotka koskettaa käyrää.
Oyuncular oyundaki canavarları bolca öldürdüklerinde seviyelerini yükseltirler.Pelissä voi saada hahmolleen lisää tasoja tappamalla pelissä olevia hirviöitä.
Ertesi yıl CHERUB' daki kızların sayısı yirmiye yükseltildi.Seuraavalla kaudella Armstrongin pistemäärä putosi 29:ään.
Türklerin hayat seviyesini yükseltti.Tämä nosti työläisten elintasoa.
NADPH+H NADP+'nın indirgenmesiyle elde edilir, NADP+ de NADPH+H'nin yükseltgenmiş halidir.Hapettimena reaktiossa toimii NAD+ tai NADP+, jotka pelkistyvät muodostaen NADH:ta tai NADPH:ta.
Harici bellek 2 GB'a kadar yükseltilebilir.MMC-muistikortin avulla voi muistia kasvattaa jopa 2 Gt:lla.
Otoyolların yakınında bulunan yükseltilerde bolca müstakil evlerin bulunduğu yerleşkeler bulunur.Majan lähituntumassa on aurattuja pysäköintipaikkoja melko runsaasti.
IPad Mini 4 özellikleri daha donanımını yükseltti.Nenonen saavutti Katajan joukkueessa peräti neljä SM-hopeaa.
Rütbesi yarbaylığa yükseltildi.Bülow ylennettiin kreiviksi.
Rienzo korkmakta olan yurttaşların moralini yükseltir.Bangladesh pelkää rohongyoiden vaativan maan kansalaisuutta.
Aynı yıl amiral rütbesine yükseltildi.Samana vuonna hänet ylennettiin vara-amiraalista amiraaliin.
Bu da, Al-Mg Tweeter'ın frekans tepkisinin 28 kHz'e yükseltilmesini sağladı.Ως αποτέλεσμα, η απόκριση του tweeter επεκτείνεται πάνω από τα 28 kHz.
Bu da çıtayı yükseltti - bir bakıma filmi saygınlaştırdı.«Αυτό έβαλε τον πήχη υψηλότερα –κατά κάποιον τρόπο ανύψωσε την ταινία κατά μία έννοια.
Japonya Merkez Bankası kısa vadeli devlet borçlarını alarak enflasyonu %2'ye yükseltmeyi de hedeflemiştir.Αυτό σημαίνει ότι ο εκδότης θα πληρώνει στον κάτοχο τοκομερίδια 2% πάνω από το εκάστοτε επιτόκιο EURIBOR.
F4-B'ler F-4N'e yükseltilmiş ve F-4J'ler de F-4S'e yükseltilmiştir.F-4G Το F-4G ήταν μια αναβάθμιση που υπέστησαν πολλά F-4E.
1953-54 sezonu başında takım kadrosunda bulunması gereken profesyonel futbolcu sayısı dokuza yükseltildi.Στο πρωτάθλημα της Α΄ κατηγορίας 1953-54 συμμετείχαν 9 ομάδες.
Hatta doğrusal olması istenen yükselteç gibi devreler bile, tamamen doğrusal değildir.Πότε, ο δρόμος που φαίνεται ο ευκολότερος δεν είναι και δίκαιος.
Ancak bu yasayla, seçme yaşı 18'den 21'e yükseltildi.Σε ηλικία μόλις 19 χρονών εξελέγη πρόκριτος της Ύδρας (1821).
31 Ağustos 1898'de Okulun Başöğretmenliğine yükseltildi.Στις 17 Οκτωβρίου 1898 συστήθηκε το Λύκειο.
Turhal iklim özelliğinde; denize olan uzaklığın ve yükseltinin etkisi önemlidir.Βασικό όμως στοιχείο, για τη διαμόρφωση του κλίματος, είναι η απόσταση από τη θάλασσα και το υψόμετρο.
Başlangıçta aylık 20 MB olan bu sınır, Kasım 2006'da 100 MB'a yükseltilmiştir.Τον Δεκέμβριο του 2006, το όριο μεγέθους των upload ανά χρήστη ανέβηκε από 20 MB σε 100 MB.
Bu yarışmada periler insanları gökyüzüne yükseltecek ve en yükseğe çıkan peri yarışmayı kazanacak.Σ' αυτή την αυλή οι ιππότες ανταγωνίζονται θαρραλέα για να κερδίσουν την καλύτερη δυνατή φήμη.
Düzenli fiziksel faaliyet (her gün, veya çoğu gün, 30 dakika) HDL'yi yükseltir, LDL'yi azaltır.Οι πιο συχνές αναχωρήσεις (κάθε μισή ώρα) είναι για το Βελιγράδι.
Bu verimi yükseltir.Αυτού την αγαθότητα μεγαλύνωμεν.
1993'te Profesörlüğe yükseltildi.Το 1993 διορίστηκε καθηγητής πανεπιστημίου.
1895'te, ana bina bir kat yükseltildi ve üç metre genişletildi.Το 1958 ο κύριος διάδρομος αυξήθηκε πάλι, με μήκος τα 3.000 μέτρα.
Ellerin yukarıya çıkartılması ve başın üzerinden yükseltilmesi ile oluşur.Βγαίνω έξω με τα χέρια ψηλά και πάω κοντά του.
1897 yılında profesörlüğe yükseltildi.Ανακηρύχθηκε διδάκτορας το 1897.
Kazak yetkililer, daha sonra bu rakamı 3000'e yükseltti.Παρ’όλα αυτά ο Ραζή-Κότσικας κατέβαλε 3.000 γρόσια για την συγκεκριμένη εκστρατεία.
Hidrostatik basıncın sıvının ağırlığına değil yükselti farkına bağlı olduğunu kanıtlamıştır.Αυτό σε αντιδιαστολή με την υδροστατική πίεση που εξαρτάται από την βαρύτητα.
Ek dil desteği, toplam 60-a yükselti.Fra Als og Sundeved, hæfte 60.
Önceki yılların aksine on iki olan katılımcı sayısı bu yıl on sekize yükseltilmiştir.Modsat de tidligere sæsoner var der denne gang tolv par og ikke kun ti.
Başarıları onu amiralliğe yükseltti.Han udn. derfor til Admiral.
Sonorus: Sesi yükselten büyüdür.THX: Lyden gør dig døv!
286'da Maximian Augustus konumuna yükseltildi.286: Maximian udnævnes til augustus i vesten.
Seviye sınırı 90'a yükseltildi.Levelgrænsen forøges til level 60.
Bu kazanma onu dünya sıralamasında 6.ncı sıraya yükseltti.Sejren bringer ham op på sjettepladsen på den internationale rangliste.
Kamera 3.2 megapiksel ile 5 megapiksel arasında yükseltildi.Kameraet er også blevet opgraderet fra 3 megapixel til 5.
Bu da bu bölgenin önemini yükseltmektedir.Derved voksede stationens betydning yderligere.
Bu nedenle, ışık yükseltilir.Dette skyldes at lyset spredes.
Pentoz fosfat döngüsünün yükseltgenme evresi, hücrelerde NADPH'nin başlıca kaynağıdır.Den oxidative fase af pentose-fosfat-vejen er hovedkilden til NADPH i cellerne.
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Du lærer også nye evner når du besejrer fjender.
11 Kendisini Gök Ordusu'nun Önderi'ne, Tanrı'ya kadar yükseltti.Denne dag steg han til himmels og blev ophøjet til Guds højre hånd.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Apotekerne kan ikke selv fastsætte deres priser på lægemidlerne.
Ancak bu yasayla, seçme yaşı 18'den 21'e yükseltildi.Ved dette valg blev alderen var de stemmeberettigede ændret fra 23 til 21 år.
2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi.I 2000 blev minimumalderen for korporlig afstraffelse forhøjet fra 16 til 18 år.
RF güç yükselteci katı.El-ruder med kraftbegrænsning.
Mart 1915'te rütbesi mirlivalığa yükseltildi.I marts '53 gik det særligt hedt til.
Bir yazılım lisansını satın almaya veya yükseltmeye gerek yoktur.En uddannelse er ikke nødvendig for at skrive eller få godkendt manuskripter.
1907 yılında, amonyağı katalizle yükseltgeyerek, nitrik asidi sınaî olarak üretti.Han opfandt tillige i 1904 en metode til at oxidere ammoniak til salpetersyre ved katalyse.
3 Haziran 1942'de, yol/demiryolu asma köprüsü Miraflores yükseltme havuzunda törenle açılmıştır.I 1942 blev en svingbro til vej og jernbane etableret på Miraflores-sluserne.
İlgili Sayfalar