yükselt ile cümle
yükselt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ortalama sene başına dokuz yükseltme sürümü demektir.Dat zijn er gemiddeld negen per dag.
1961'de profesörlüğe yükseltildi.In 1961 werd hij tot professor benoemd.
Çubuk 1.55 metreden 1.70 metreye kadar yükseltilmiştir.De hoogte is met 10 cm toegenomen tot 1,55 meter.
Şehir, 11 Kasım 2011 tarihinde kasabadan şehir statüsüne yükseltilmiştir.Op 11 november 2011 werd dit evenement door de IAAF aan de stad toegewezen.
Jeolojik olarak Yeni Zelanda'yı Tonga'ya bağlayan denizaltı yükseltinin bir parçasıdır.De subductie strekt zich uit van Tonga tot Nieuw-Zeeland.
Onun başkanlığı döneminde Afrika Uluslar Kupası'na katılan takım sayısı 8'den 16'ya yükseltildi.Za jego kadencji powiększono grono uczestników Pucharu Narodów Afryki z 8 do 16.
Dağların yükseltisi azalmış ve dağlar içeriye çekilmiş durumdadır.Góry posiadają rzeźbę gór średnich i częściowo niskich.
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.We wrześniu 1996 wprowadzono model z procesorami 133 MHz (BeBox Dual603e-133).
Ancak sonraları "municipium" seviyesine yükseltildi.Ustroń został podniesiony do statusu „miasteczka”.
Normal şartlarda bu bir olur ancak bunu sonuncu yükseltebilir.Tak, być może to był ostatni raz, może to najwyższy czas.
Ancak merkez kısmı artık yükseltilememektedir.Jednak podział Górnego Śląska był już nieodwołalny.
Seviye sınırı 90'a yükseltildi.(Kraftwerk aż do 90.
Belçika'nın en doğusu 20 yüzyılın sonundaki A27'nin tamamlanmasıyla birlikte otoban standardına yükseltildi.Ostatni fragment drogi w Belgii to autostrada A27 w pełni zmodernizowana do tego standardu pod koniec XX w.
2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi.Wydłużono wówczas obowiązek edukacji z 14 na 16 lat.
486i yükseltimi açıklanmış ancak sadece birkaç prototipi üretilmiştir.SA 361 nigdy nie był produkowany seryjnie, zbudowano jedynie kilka prototypów.
Bu zafer, Arnavutların moralini yükseltti.Zwycięstwo to podniosło morale całego wojska.
E-mail ile kayıt doğrulama, saklama alanını 15 GB’a yükseltir.Rejestracja konta podstawowego umożliwia przesłanie na nie 15 GB danych.
25 Yapacağı işleri aldatarak başaracak, kendisini yükseltecek.25 min mieszając, aż zgęstnieje.
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Gracze mogą również podnieść dowolną broń upuszczoną przez wrogów.
1982 yılında Fransa Büyükelçiliğine yükseltilmiştir.W 1982 podniesiono je do rangi ambasad.
1982 yılında da Doçent unvanını almış ve 1989'da ise profesörlüğe yükseltilmiştir.W 1982 przedstawił pracę habilitacyjną, a tytuł profesorski otrzymał w 1989.
Yükseltme sırasında etraf yükseltilmez.Nie powinno czynić się żadnych ukłonów podczas momentu Podniesienia.
Ölümünden sonra Peleliu'da gösterdiği cesaretten dolayı rütbesi korgeneralliğe yükseltildi.Za odwagę wykazaną podczas boju pod Huciskiem został awansowany do stopnia plutonowego.
F4-B'ler F-4N'e yükseltilmiş ve F-4J'ler de F-4S'e yükseltilmiştir.Wersja dla US Navy została oznaczona jako F-4B, a dla USAF jako F-4C.
10 gün sonra ise büyükelçi rütbesine yükseltilmiştir.W późniejszych latach 30. został awansowany na stopień majora.
2013 yılında AR-GE alanındaki 5 milyar $ kazancını 2014'te 6.4 milyar $'a yükseltmiştir.W 2001 roku na Corocznym Spotkaniu, WEF wydało 5,4 miliona USD na ochronę.
Yükseltisi, doğuya gittikçe artmaktadır.Wysokość Płaskowyżu podnosi się stopniowo w kierunku wschodnim.
Bugün ise Nepal'de 1500–3400 m yükseltilerde bulunmaktadır.W Nepalu występuje na wysokości od 300 do 2500 m n.p.m.
Ancak bu yasayla, seçme yaşı 18'den 21'e yükseltildi.Poprawka dotyczyła obniżenia wieku wyborczego z 21 do 18 roku życia.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Prawdopodobnie wysokość tego maksimum ulega pewnym wahaniom.
2004 yılından itibaren ülkenin Kürt bölgelerinde yaşanan ayaklanmalar tansiyonu yükseltmiştir.Od połowy 2004 roku, znacznie spadła aktywność rebeliantów, będących pod ciągłą presją ze strony wojska.
Yükseltgen madde elektron alırken kendisi de indirgenir.W pobraniu obcego DNA ułatwia też elektroporacja.
Daha sonra bu teklifteki transfer ücreti $40.000'a yükseltildi.Krążą jednak pogłoski o tym, że noc w tym miejscu kosztuje 40 tys. dolarów!
Gerektiğinde bu doz, günde 15 mg'a yükseltilebilir.W razie konieczności dawkę można zwiększyć do 15 mg na dobę (w dawce jednorazowej).
Cumhuriyeti biz kurduk, O'nu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz."Vi har skapat er och sedan format er; därefter sade Vi till änglarna: "Fall ned på era ansikten inför Adam!"
İlk açıklanan ölü sayısı 52 idi, bu daha sonra 61'e yükseltildi.Först beräknades dödssifrran till 52, vilket senare höjdes till 61.
Ancak merkez kısmı artık yükseltilememektedir.Den övre delen är numera obebyggd.
3 Haziran 1942'de, yol/demiryolu asma köprüsü Miraflores yükseltme havuzunda törenle açılmıştır.Den 3 juni 1942 invigdes en kombinerad väg- och järnvägsbro vid Miraflores slussar.
İlk başta 300 olarak açıklanan yaralı sayısı da daha sonra 400'den fazla kişiye yükseltildi.Antalet skadade beräknades till 300 vilket senare justerades till över 400.
1976: Yaş sınırı 23'e yükseltildi.Före 1976 var åldersgränsen på 23 år.
Bu kişiler bireysel varoluş bilincinden O'nun kudretiyle yükseltilerek O'nu bilirler.Om dessa kunde köparen skryta, utifrån en lång och intim bekantskap."
I. George "İngiliz Yüksek Şövalyelerini düzenli bir askerî rütbeye yükseltti.Georg I "upprättade Knights av Bath till en vanlig militär orden".
Bir önceki seçimde %35 olan oy oranını % 41'e yükseltmesi bunun göstergesiydi.Deltagandet på drygt 53 procent i den första folkomröstningen ansågs vara relativt högt.
1859'da yüzbaşılığa yükseltildi.Han tilldelades generalmajors grad 1859.
Bu durum da köyün ekonomik refahını yükseltmektedir.Effekten av detta blev i sin tur ett ökat ekonomiskt välstånd för landet.
2006 yılında, yaş sınırı 20'ye yükseltildi.2006 uppgraderades den till nivå 10.
Hizmet ve cesaretinden dolayı teğmenliğe yükseltildi.Han dekorerades för mod och steg till löjtnant.
Sunday Times Rich List'te £14.8 milyara yükseltti.Enligt The Sunday Times Rich List 2006 har han en förmögenhet på över 4 miljarder brittiska pund.
Bu rol onu yıldızlığa yükseltti.Filmen gjorde honom till en stjärna.
Ayrıca ilk ücretsiz yükseltme imkanına sahip Windows sürümüdür.Det är även den enda dlcn som är gratis.
Ancak bu yasayla, seçme yaşı 18'den 21'e yükseltildi.Inför detta val sänktes rösträttsåldern från 23 år till 21 år.
Zirvesi vardır ve tek başına ya da birkaç küçük yükselti ile bir arada bulunabilir.De sitter ensamma, eller upp till 10 ihop på en kort sporre.
1545'te Kito Piskoposluk Bölgesi kuruldu ve 1849 yılında Kito Başpiskoposluk Bölgesi'ne yükseltildi.Quitos biskopsdöme grundades 1545 och utvidgades till Quitos ärkestift 1849.
2009 yılında doçentliğe yükseltildi.Under 2009 åkte hon fast för dopning.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Att överinvestera i teknisk kapacitet.
Bu durum, hücrenin osmotik basıncını yükseltir.Man övervinner alltså det osmotiska trycket.
Genellikle gerilim yükseltici olarak kullanılmaktadır.Beteendet leder oftast till viktökning.
20 Haziran 1907 Rütbesi kolağalığa yükseltildi.Natten den 23 januari 1904 brann Ålesund.
Artan petrol fiyatları, silah harcamalarını da artırmış ve savaş tehlikesini yükseltmiştir.Rökaren påför sig själv kostnader av en förbrukad cigarett och ökad risk för hälsoproblem.
Bart'a bilgisini gösterdiği için ekstra bir puan vererek notunu D-'ye yükseltir.Hon ger Bart ett extra poäng som höjer betyget till ett D-.
İlgili Sayfalar