yükselt ile cümle

yükselt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bahsi yükseltebilir ya da "check" diyebilir.Poderá dizer "mesa" ou apostar.
Üstel fonksiyon: sabit bir sayının bir değişken kuvvete yükseltilmesi .Função exponencial: eleva um número fixo a uma potência variável.
Bu yükseltme 2001 yılına kadar Mac OS’in mimari yapısını oluşturdu.Ele manteve a base de arquitetura do Mac OS até 2001.
Bu modellerde (1981-1983 SC'ler), 2994cc motorlarının gücü 5900 d/dk'da 204 bhp'ye yükseltildi.Estes carros (1981–1983 911 SCs) foram preparados para entregar 204 bhp à 5900 rpm dos seus motores 2994 cc.
En büyük yükseltisi; Balat Dağıdır.Seu ponto mais alto é a Baldy Mountain.
Yükseltgenme seviyesi +3'tür.Mãos ao alto 3.
Bu şampiyonluk onu 18 numaraya yükseltti.O campeonato teve um aumento para 20.
Dahili RAM / ROM yapılandırması bir kullanıcı yükseltme kiti aracılığıyla 32 MB / HPC 3.01'e yükseltilebilir.A RAM / ROM pode ser atualizado para 32 MB / HPC 3.01 através de um "Kit Upgrade".
1935 yılında SS Ana Ofisine yükseltildi.Em 1935, foi actualizado para um escritório principal da SS.
Bizans imparatoru tarafından verilen ödül, alıcının makama yükseltildiğini gösterirdi.Sua premiação pelo imperador bizantino significou a elevação do destinatário para o ofício.
1859'da yüzbaşılığa yükseltildi.Foi promovido a capitão em 1895.
Diğer bir deyişle sistemin kararlılığını koruyarak kazancı 37.44'e kadar yükseltebiliriz.Eventualmente, a capacidade do Met Stadium foi aumentada para 47.900.
Kuropalatis unvanına yükseltildi, Bizans ordusunde önemli bir generaldi.Elevado à função de curopalata, Pedro foi um importante general no exército bizantino.
GSYİH’nın yüzde 15’ini oluşturan işçi dövizleri tüketimi yükseltmiştir.«Grupo de Pousadas aponta crescimento de 35% desde que foi criado».
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.As finalidades do tratamento são prolongar a vida do paciente e melhorar a sua qualidade de vida.
1 Ocak 1873'te mareşal rütbesine yükseltildi.Foi promovido a marechal-de-campo em 1 de janeiro de 1873.
Bitki örtüsü çok zengin ve yoğun olup, yükselti kuşaklarına göre farklılaşmaktadır.A culinária sudestina é muito rica e diversa, variando de estado para estado.
Bu yarışmada periler insanları gökyüzüne yükseltecek ve en yükseğe çıkan peri yarışmayı kazanacak.Os pilotos necessitarão manter a gravidade para vencer este último reino de corrida.
Motor hacmi 3600 cc'ye, ürettiği güç de 250 PS (184 kW) seviyesine yükseltilmişti.O motor foi levado à 3600 cc e desenvolvia 250 PS (184 kW).
Bu rol onu yıldızlığa yükseltti.Sua atuação o transformou num astro.
İlk zamanlar 18.000 seyirci kapasiteli olması planlandı ancak daha sonra 22.000'e yükseltildi.Este estádio tinha uma capacidade inicial de 22.000, mais tarde ampliado para 30.000.
Yakalanması için ilk olarak sunulan £250'lik ödül, sonraları £1000'e yükseltildi."Eu ganhei £2 000 no primeiro depois que ela foi tirada.
Kısa sürede iyi bir hekim olarak ün kazandı ve mirlivalığa yükseltilen ilk hekim oldu.Uma vez aí chegado, cedo consegue fama como médico.
1948: Mariazell, bir şehir durumuna yükseltilir.Em 1868: Jaguari foi elevada à categoria de cidade.
Bu sayı kaynaklarca daha sonra 291'e yükseltildi.Isso aumentou ainda mais o seu ranking para o n° 219.
1 Ekim 2008'de dizinin birinci sezonu 22 bölüme yükseltildi.E em 21 de dezembro de 2008 estreou a sétima temporada globalmente.
29 Eylül 2011'de Hayat boyu Fransa büyükelçiliğine yükseltilmiştir.Em 29 de outubro de 2013 foi nomeado embaixador da França na Federação Russa.
Vize geçerlilik süresi 30 güne yükseltilmiştir.O plano de compensação deve se estender por 30 anos.
Ancak sonraları "municipium" seviyesine yükseltildi.Em seguida, foi elevado à categoria de município.
28 Nisan 406 tarihinde, Patricius rütbesine yükseltilmiştir.Op 28 april 406 werd hij verheven tot de rang van patricius.
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.De processors werden in augustus 1996 opgewaardeerd naar 133 MHz (BeBox Dual603e-133).
Bu nüve yükseldikçe vinç de yükseltilmekteydi.Toen die overstroomde was hij verplicht boven te komen.
Jül Sezar Senato'ya üyelik sayısını 900'e yükseltti.Julius Caesar breidt het aantal leden van de Senaat uit tot 900 magistraten.
Yaklaşık aynı zamanlarda patricius rütbesine yükseltildi.Bij deze gelegenheid werd hem de rang van Patricius toegekend.
Kure, 1 Kasım 2000 tarihinde özel şehir statüsüne yükseltilmiştir.Op 1 november 2000 kreeg Kure het statuut van speciale stad.
Buna ek olarak Lejyonlarda yıllık ücret 300'den 500 denarius'a yükseltildi.De jaarwedde van een soldaat ging omhoog van 300 naar 500 denarii.
Ancak merkez kısmı artık yükseltilememektedir.Het middenstuk is van voren niet meer zichtbaar.
Takizawa, 1 Ocak 2014 tarihinde köyden şehir statüsüne yükseltilmiştir.Op 1 januari 2014 werd het dorp Takizawa benoemd tot stad.
Bu yükseltiler daha çok tepe görünümündedir.Hierdoor lijken de trappen langer.
Oyun, her oyuncunun uygarlık seviyelerini yükseltmeye yarayan birçok teknoloji barındırır.EE2 heeft technologieën om elke speler zijn beschaving te verbeteren.
Kuropalatis unvanına yükseltildi, Bizans ordusunde önemli bir generaldi.Hij kreeg adellijke titels en werd generaal in het Byzantijnse leger.
2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi.De kiesgerechtigde leeftijd werd in 2007 van 18 naar 16 jaar verlaagd.
Hawixbeck, 187 m ile Münsterland'ın en yüksek yükseltisi olan Baumberge'nin eteklerindedir.Nabij Havixbeck is het hoogste punt van de Baumberge te vinden, de 187 m hoge Westerberg.
Japonya Merkez Bankası kısa vadeli devlet borçlarını alarak enflasyonu %2'ye yükseltmeyi de hedeflemiştir.De Duitse regering leek bereid Spanje meer tijd te geven om het "deficit target" van 3% te bereiken.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Om naar Cuzco te komen, waar de tempel gebouwd zou worden, reisden ze door ondergrondse gangen.
Bu şampiyonluk onu 18 numaraya yükseltti.Hierdoor werd hij achttiende in het kampioenschap.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Het geheugen kan door training verbeteren.
1897 yılında profesörlüğe yükseltildi.In 1897 werd hij tot professor benoemd.
Bunu bu tip kişilerde ciddi oranda düşen serotonin seviyesini yükselterek gerçekleştirir.Dit suggereert dat de serotoninesynthese is verminderd onder deze omstandigheden.
Substrat konsantrasyonunun yeterince yükseltilmesiyle bu tip bir inhibisyonun üstesinden gelinebilir.Dit type inhibitie kan overwonnen worden door een hoge concentratie van het substraat.
Kuralları biraz daha iyi anlayan çömez bir üst seviye olan Kabul Edilmişliğe yükseltilir.Ze worden afgebeeld vanuit een enigszins verhoogd standpunt.
Bu uygulama, o dönemde çokça başvurulan bir vergi yükseltme yöntemiydi.Dit was een geijkte manier om extra inkomsten te werven in die tijd.
Astronotların kalçaları 50 dikeyden derece sapmış şekilde yükseltilmiş olmalıdır.Van de Fallen Astronaut zijn officieel 50 stuks gemaakt.
Ancak bu yasayla, seçme yaşı 18'den 21'e yükseltildi.De leeftijdsgrens werd toen verlaagd van 21 tot 18.
NADPH+H NADP+'nın indirgenmesiyle elde edilir, NADP+ de NADPH+H'nin yükseltgenmiş halidir.Die opgeslagen energie komt vrij wanneer NADH of NADPH omgezet wordt naar respectievelijk NAD+ en NADP+.
486i yükseltimi açıklanmış ancak sadece birkaç prototipi üretilmiştir.De SA 361 is nooit in productie genomen, al zijn er wel enkele prototypes gebouwd.
Asya bu yükseltisini; dünyanın en yüksek zirvelerini bünyesinde barındıran Himalaya Dağları'na borçludur.Het resultaat van deze 'continentenbotsing' is het Himalaya-gebergte, met de hoogste bergtoppen ter wereld.
Bununla birlikte, Windows Mobile 6.5'e yükseltilebilir.Een upgrade naar Windows Mobile 6.5 is mogelijk.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Bu türlü yolsuz kazanç kazanma ile kendi şahsi servetini de büyük miktarlara yükseltmiştir.Hij verwierf, al dan niet door schenking, uitgestrekte landgoederen.
İlgili Sayfalar