yükselme ile cümle
yükselme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1977 yılından 1995 yılına kadar 3 m yükselme olmuştur.Jen mezi lety 1977 a 2007 narostlo o 15 cm.
Irmaktaki buz sıkışmaları her yıl suyunun yükselmesine sebep olur.Pro celoroční provoz je nutné zvýšit průchodnost ledem.
Ancak birinci takıma yükselmeyi başaramadı.Do prvního mužstva se však jinak příliš nedostával.
Yükselmeden önce ne kadar ivmelenirse, o kadar hızlı uçar.Skočíte-li z větší výšky, rychleji stejně nepoletíte.
Son 300 yılda ise küresel ölçekte deniz seviyesinde 28 metre yükselme meydana gelmiştir.V posledních 13 000 letech stoupla hladina Tyrhénského moře o 67 metrů.
Olayların yükselmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kaldı.Vláda byla nucena od svého záměru ustoupit.
Mahallede eğitim seviyesi ve okuma-yazma oranı yavaş yavaş yükselmektedir.Hranice studu i trapnosti se postupně posouvají.
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Raise znamená dorovnat a přihodit.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.Probouzejí se časně na jaře, když začíná odtávat led.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Tím pádem můžeme říci, že v době krize se zvyšuje frikční nezaměstnanost.
Fakat burada bir büyücünün safkan bir iblise yükselmesine tanık olur.Existují zde samozřejmě kouzla určená k přivolávání příznivého větru.
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.Další byli přemístěni kvůli vzestupu hladiny oceánů.
Klasik antik dönem olarak bilinen devir Antik Yunanistan'ın şehir devletlerinin yükselmesiyle başladı.Perioada cunoscută ca antichitate clasică a început odată cu apariția orașelor-state ale Greciei antice .
Düz Stirling motoru çabuk olarak devreye giremez; sıcaklığın iyice yükselmesi gereklidir.Un motor Stirling nu poate porni imediat, având nevoie de o perioadă de încălzire.
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.Aceste numere tind să rămână fixe deoarece nivelul lacului este reglementat.
Ancak yenilerek Dünya 2 numaralığına yükselmeyi başardı.Cu aceasta, ea revenit pe locul 2 mondial.
Aynı zamanda büyücülük dünyasında yeni bir karanlık yükselmektedir.Vânatoarea de vrăjitoare a ajuns și în Lumea Nouă.
Fakat burada bir büyücünün safkan bir iblise yükselmesine tanık olur.Toate merg bine până când un magician rival își face apariția.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.În ultimele luni înainte de război, influența lui Goebbels a crescut din nou.
Takımın amacı yükselmenin ardından gelen ilk sezonda ligde kalmaktır.Echipa ajunge la barajul de promovare încă după primul sezon.
Göktürk ordusu, yükselme döneminde Asya’nın en güçlü askeri kuvvetiydi.Înainte de a da faliment era cea mai mare companie aeriană din Asia.
Düz Stirling motoru çabuk olarak devreye giremez; sıcaklığın iyice yükselmesi gereklidir.A Stirling-motort nem lehet gyorsan beindítani, lassú felmelegedésre van szüksége.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954-ben a Végzet-hegye ismét lángba borul.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Az aktív tektonikus működés következtében a Mount Logan napjainkban is emelkedik.
Azami yükselme açısı olan 45° yetersiz kalıyordu.A 45°-os magassági irányzási szög elégtelennek bizonyult.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Az országban fokozatosan nő az írástudatlanok száma.
Ancak yenilerek Dünya 2 numaralığına yükselmeyi başardı.Arra azonban elég pontot tudott szerezni, hogy a 2. helyre jöjjön fel a világranglistán.
Medyaya yönelik eğitim alanındaki aktivitelerin önem derecesi yükselmektedir.A médiaoktatás területén végzett tevékenységek is egyre jelentősebb szerepet kapnak.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Ezért amilyen mértékben nő a munka ellenszenvessége, olyan mértékben csökken a munkabér.
Bu kulüpte kaptanlığa kadar yükselme başarısını gösterdi.Ezzel a teljesítménnyel máig klubja csúcstartója.
Profesyonel lige yükselmek için terfi maçlarına katılmaya hak kazanmıştır.A professzionista mérkőzések vezetésére Csajoljai Ágoston is jogosult volt.
Bazı dönemlerde bu yükselme oldukça hızlı gerçekleşti.A fent említett folyamat viszonylag gyorsan lezajlik.
Termodinamiğin ikinci kanununa göre, entropi her zaman yükselmektedir.A termodinamika második főtétele azt mondja ki, hogy egy zárt rendszeren belül az entrópia állandóan nő.
"I'm a Slave 4 U", Billboard Hot 100 listesinde 27. sıraya kadar yükselmeyi başardı.Az első kislemez az I’m a Slave 4 U, ami a Billboard Hot 100-on a 27. helyig jutott.
1988'de Bayernliga'ya yükselmeyi başardı.1998-ban alakultak meg Baerum-ban.
Aynı yıl takımı finallere yükselme başrısı gösterdi.Ugyanebben az évben a csapat a kibővitett harmadosztályba jutott.
Aynı zamanda büyücülük dünyasında yeni bir karanlık yükselmektedir.Azonban egy varázslat folytán egy új világba jutnak.
Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.Nousukaudet ja laskukaudet seuraavat toisiaan syklisesti.
Şarkı finale yükselmeyi başarmıştır.Laulu karsiutui finaalista.
Hızla yükselmektedir.Olimme täydessä vauhdissa.
Kopenhag'da iki kere ATP-turnuvalarında finale yükselme başarısı gösterdi.Vuonna 2008 hän pääsi kahdessa ATP-turnauksessa finaaliin.
Koyu renkle yazılanlar kulübün yükselmeye hak kazandığını gösterir.Taustalta kuultava valkoinen pohjaväri antaa töille luonnosmaista keveyttä.
Yaz mevsimi geldiği zaman nüfus 10.000 civarına yükselmektedir.Kesäaikaan asukasmäärä nousee yli yhteentoista tuhanteen.
İlk sezonda takımı dördüncü sırada bitirdi, yükselme play-off finalinde Livorno'e kaybetti.Joukkue sijoittui neljänneksi, mutta hävisi nousukarsintojen finaalissa Fulhamille.
Taraftarların beklentisi yeniden yükselmekti.Yritysjohtajien optiotulot kääntyneet jälleen nousuun.
Yükselmeler doğusunda en fazladır.Οι ανυψώσεις είναι μεγαλύτερες στα ανατολικά.
Ferrari'nin bakış açısından yeni bir rakip yükselmektedir.Το νέο μοντέλο αύξησε την επενδυτική κλίμακα της Ferrari δίνοντάς της ώθηση.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Η ορεινή έκταση είναι πολύ μικρή.
Serinin sonunda 'yükselme'ye maruz kalır ve bir gölgeavcısı olur.Το ξέσπασμα πέφτει από έναν γκρεμό» και γίνεται «κουτσοσυμβατικό».
Topun çok büyük bir yükselme açısı vardı ve kolaylıkla parçalanıp atlar tarafından taşınabiliyordu.Ο στρατιώτης μπορούσε να γεμίσει και να πυροβολήσει πολύ πιο εύκολα αν κατέβει από το άλογο.
Rusya yarı finalden yükselmeyi başarmıştır.Επέστρεψε στη Ρωσία στο τέλος του τρίτου κύκλου.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Εξαιτίας της ενεργής τεκτονικής ανόδου, το όρος Λόγκαν εξακολουθεί να αυξάνει το ύψος του.
Göktürk ordusu, yükselme döneminde Asya’nın en güçlü askeri kuvvetiydi.Ο αντάρτικος τρόπος πολέμου αποτελούσε για τον Ισπανικό Στρατό την πιο αποτελεσματική του τακτική.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.På grund af tektonisk aktivitet øger bjerget fortsat sin højde.
Ben, Caen'in Ligue 1'e yükselmesine yardımcı olmak için burdayım.Her var han med til at føre klubben til oprykning til Ligue 1.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Fjeldene er ikke så høje.
Bu kanatlar kelebeğin olağanüstü yükselmesini sağlar.Det giver blåbærene en høj prydværdi.
Genç yaşlarında tanınmaya ve İznik İmparatorluğu içinde hızla yükselmeye başlamıştır.Antallet og betydningen af erhvervsborgerskabet voksede tydeligt i kejserrigets tid.
Bu zamanlarda, deniz seviyesinin yükselmesi Avrupa'yı adalara böldü.Under alle omstændigheder har det været Europas held, at havet skærer sig så langt ind i kontinentet.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Fjellene er ikke veldig høye.