yükselme ile cümle
yükselme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.In het onderwijs was het nog erger.
Günümüzde zaman zaman yükselme olayları meydana gelmektedir.Dat is wat nu gebeurt via Stop De Tijd.
Albümün ilk single'ı "Shake Your Thang", R&B listelerinde dört numaraya yükselmeyi başardı.Ask the Lonely was overigens de eerste hit van The Four Tops die de R&B-lijst wist te bereiken.
Premier League ve EFL Championship arasında bir düşme ve yükselme sistemi mevcuttur.Er bestaat een promotie- en degradatieregeling tussen de Premier League en de Football League.
Toplam 9 takım 3. Lige yükselmektedir.100 Strijkkwartet Nr. 3, op.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.De laatste jaren begint ook Fenerbahçe succesvoller te worden.
Pegasus ise yükselmeye devam etmiş.Daarna ontwikkelde Figeac zich verder.
Takımı sezon sonu lig İkincisi yaparak kulübün tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselmesini sağladı.Lig wist de club voor het tweede maal sinds de oprichting ook te promoveren naar de Süper Lig.
Ayasofya'daki Gerçek Haç'ın muzafferrane yükselmesi onun başarıları taçlandıran bir andı.Triumfalne podniesienie Świętego Krzyża w Hagia Sofia było ukoronowaniem jego osiągnięć.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Góry nie są wysokie.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.To oni właśnie władali nim z pewnymi przerwami przez dłuższy czas.
Üretimdeki artış, halkın yaşam standartlarının yükselmesine yol açıyordu.Wzrost produktywności prowadzi bowiem do zwiększenia realnego dochodu społeczeństwa jako całości.
1928'de su düzeyinin yeniden yükselmesiyle, kıyıdaki evler su altında kaldı.W 1928 odpływ zmniejszył się, a podnoszące się wody jeziora zniszczyły nadbrzeżne domostwa.
Albümün çıkışı, grubun popülaritesini yurtdışına taşıyan Kore Akımının yükselmesi ile aynı döneme rastladı.Album był zbliżony brzmieniowo do popularnej wówczas za granicą grupy The Police.
Aralık 1988'de PZPR Merkez Komitesi Sekreteri pozisyonuna yükselmesi nedeniyle Varşova'ya döndü.W grudniu 1988 wrócił do Warszawy w związku z awansem na sekretarza Komitetu Centralnego PZPR.
Bu çalışmaları nedeniyle 1988 yılında kariyerinde yükselme gösterdi.Pod tym nazwiskiem występowała do zakończenia kariery w 1988 roku.
Trabzonspor ile Süper Lig'e yükselmeyi başardı.Zdołały jednak doprowadzić do super tie-breaka.
Ben, Caen'in Ligue 1'e yükselmesine yardımcı olmak için burdayım.SM Caen awansowało do Ligue 1.
Hürrem Sultan, ilk oğlu Şehzade Mehmed'i dünyaya getirir ve sarayda yükselmeye başlar.Z kolei Szarusia porzuca ostatniego syna we młynie i rusza w świat.
Tüfeğin yükselme açısı -15° ila 25° idi.Karabin wychylał się w pionie w zakresie od -15° do +25°.
Sıcaklığın 500 celcius’a yükselmesiyle, önemli miktarda görülebilir ışınlar yayılmaya başlar.Gdy temperatura przekracza 500 °C, ciało doskonale czarne zaczyna emitować znaczącą ilość światła widzialnego.
3429: Hüküm Dağı'ndan duman yükselmeye başladı.Wzgórza nr 324 i wieś Zboiska opanowano.
Yükselmeler doğusunda en fazladır.Jest wysunięte najbardziej na wschód.
Cruiserweight Classic finaline T.J. Perkins ve Gran Metalik yükselmeyi başardı.Finalistami turnieju zostali T.J. Perkins i Gran Metalik.
Ligi ikinci bitiren takım, Japon 1. ligine yükselme hakkını kazandı.Zdobycie Mount Samat umożliwiło Japończykom wyjście na tyły 1.
Takım, 1969-70 sezonu sonunda bir üst lige yükselmeyi başardı.Wyniki uzyskane przez zespół w sezonie 1969/70 przeszły najśmielsze oczekiwania.
Taraftarların beklentisi yeniden yükselmekti.Wspierali uczestników kolejnych powstań.
Ateş yükselmesidir.Więcej ognia!
Frekans yükseldikçe tek bağlantı üzerinden konuşma kanal sayısı da yükselmektedir.W takim wypadku częstotliwość odświeżania pojedynczego kanału rośnie.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.Samouczki - krok po kroku.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954: Domedagsberget flammar upp på nytt.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.De brukar inte klättra så högt.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.På grund av sin aktiva tektoniska landhöjning så växer berget fortfarande.
1948 yılına gelindiğinde, komünistler Bulgaristan'da iktidara geldi ve hükümet saflarında yükselmeye başladı.År 1948 kom kommunisterna till makten i Bulgarien och Todorov började stiga i graderna i regeringen.
Olayların yükselmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kaldı.Det medförde att regeringen tvingades avgå.
Brehme, yarı finalde Fransa'ya attığı golle ülkesinin finale yükselmesine katkıda bulundu.Brehme gjorde bl.a. ett frisparksmål i semifinalen mot Frankrike.
Bu seçenek performansın yükselmesine katkıda bulunur ve işletim sistemi desteğini daha kolay hale getirir.Därigenom skulle man uppnå ett större engagemang och använda sina medarbetares resurser mer effektivt.
Böylelikle ilk defa Premier League takımlarının WSL 2'ye yükselme hakkı oldu.Detta var första gången som det kunde ske uppflyttning från Premier League till FA WSL.
1990'da ise 4 gol atarak İngiltere'nin yarı-finale kadar yükselmesinde rol oynadı.Han spelade även i VM 1990 för England då han gjorde fyra mål.
ABD'deki konut fiyatları 2000'li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti.Det utländska ägandet av USA:s statsskuld har ökat kraftigt sedan år 2000.
Friends Arena'da düzenlenecek olan finale yükselmeyi başarmıştır.Bidraget gick vidare direkt till finalen i Friends Arena.
Bu nedenle halkın öncülüğünü yapan kimselerin daha fazla yükselmelerine mani olunmak istemiştir.Man lovade att de fattigaste ländernas behov skulle lyftas fram.
Durum böyle olunca da mahalle halkının hayat kalitesi yükselmektedir.Ytterligare en nyhet är att säkerheten i huset höjts.
Bu sayede fiyat politikası yükselme eğilimi gösterir oluyordu.Detta gör att det politiska ansvarsutkrävandet blir svårare.
2014–15 League Two sezonu ligi 5. bitirerek play-off'la League One'a yükselmeyi başarmıştır.2014/15 missade Woking playoff till League Two med bara tre poäng.
Kulübün Second Division'a kadar yükselmesinin ardından görevinden ayrıldı.Han tog klubben upp från division två till Superettan.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Ісхан передбачає прагнення до ідеалу в ім’я Бога та щирість у всіх діях перед Аллахом.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954 — Ородруїн знову вивергає полум'я.
Okuma yazma oranı her sene itibarıyla yükselmektedir.Надходження літератури з кожним роком зростала.
Bu patlamaların yükselme süresi genellikle yaklaşık 1 yıldır ancak bu süre çok daha uzun olabilir.Час зростання таких спалахів як правило близько одного земного року, але може бути і значно довше.
Kanatların üzerindeki buhar genişlemesinin etkisi çıkıştaki göreli hızın yükselmesidir.Якщо лід лишається на крилах варто збільшувати швидкість заходу на посадку.
Bu da Sovyet halkının alım gücünün hızla yükselmesini sağladı.Товариші, треба ж розуміти, які зараз сили накопичилися у радянського народу.
Yükselmenin hızı şimdi deniz seviyesi üzerinde kalmış olan eski plajlardan anlaşılmaktadır.Морські акумулятивні рівнини являють собою підняті над сучасним рівнем моря ділянки древнього морського дна.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Тобто людина, що гонить, переслідує.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Досі дерево росте без верхівки.
2 gün önce saat 10'a doğru yangın çığlıkları şehrin merkezinden yükselmeye başladı.Близько 10-ї години від бомбардувань в місті почалися пожежі.
Takımın bir üst lige, Primeira Liga'ya yeniden yükselmesinde pay sahibi oldu.Перед колективом було поставлене завдання якнайшвидше повернутися до першої ліги.
1909 yılında ligde küme düşme ve yükselme sistemi kurulmak üzere iki lige ayrılmıştır.Станом на 1909 рік, тут було обладнано 2 підйомні шахти із кінним воротом.
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.Ve vzdělání stoupal stále výš.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Hory nejsou příliš vysoké.