yükselme ile cümle

yükselme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Askeri eğitimini tamamladıktan sonra Hollanda ordusunun yükselmeye başladı.Después de haber completado su educación militar, comenzó a subir puestos en el ejército neerlandés.
Bu, yoğun maddeden en süptil plana (ortama) doğru olan yükselme hareketidir.Este es su testimonio: Sin duda, este fue el más terrible castigo.
Ardındaki dağların birden yükselmesi dolayısıyla yamaç yağışları gerçekleşir.下完這陣雨我才會爬那座山。 Solo después de que haya pasado esta lluvia escalaré aquella montaña.
Ateş yükselmesidir.Aumento de fuego.
Single, MTV TOP 10 listesinde 1. sıraya yükselmeyi başarmıştır .MTV, la introdujo en su Top 10.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.3.- Escalar, estar de pie.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Es un títere manejado por elevación.
Baharat miktarında azalma olmasına rağmen acı seviyesi daha yükselmektedir.A pesar de su eficacia la escalera del dolor se cuestiona cada vez más.
Soğuyarak etrafını çevreleyen hava ile aynı sıcaklığa ulaştığında yükselmesi durur.El aumento se detiene cuando se ha enfriado a la misma temperatura que el aire circundante.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.Destino, ascensos, retiros.
1963 - 64 sezonunda finale yükselmesine rağmen Boston Celtics'e 4 - 1 yenildi.En la temporada 1963-64 llegó a disputar las Finales ante Boston Celtics, cayendo derrotados por 4-1.
Göl kuzeyindeki Kızkopan volkanının yükselmesi ile oluşmuştur.Al norte del valle se levanta el volcán Teuhtli.
Termodinamiğin ikinci kanununa göre, entropi her zaman yükselmektedir.La segunda ley de la termodinámica afirma que la entropía en el Universo siempre se incrementará.
Ne olursa olsun, ekonomik ve politik durum dengelenmişti ve aşırıcılığın yükselmesi zayıflamıştı.Dado que las condiciones económicas y políticas empeoraron, las quejas aumentaron.
Bu sistem görevin yükselme aşamasındaki herhangi bir zamanda tahliye edebilme özelliğine sahiptir.Podría ser utilizado durante una emergencia en cualquier momento de la fase de ascensión de la misión.
Finalde Preston North End'i 3-0 yenip 3 sene sonra Premier League'e yükselmeyi başardı.El 1-3 contra el Preston North End aseguró el histórico ascenso.
Alçak yapıyı korumak için obüsün yükselme açısı 35° ye düşürülmüştü.Con 35 puntos se salvó del descenso.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Se cree que Iblís (Satanás) tiene un papel importante en la humanidad tentadora hacia el pecado.
Şanlıurfaspor'un Süper Lig'e yükselmesi durumunda ise 150 bin euro (380 bin lira) bonus kazanacak.Si se me rompe me darán unos 80 millones de pesetas (480.000 euros)".
2001'de takımın Segunda División'a yükselmesiyle Numancia'ya transfer oldu.Posteriormente ficha por el Numancia, con quien sube a Segunda División en 1997.
Bu göç sebebiyle köyde yaşayan nüfus her geçen yıl azalmakta ve haliyle yaş ortalaması da yükselmektedir.Tras caer la maldición sobre todo el pueblo, los vecinos también se convertirán cada 100 años.
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Recojamos el símbolo: ¡Subir, subir!.
Bu zamanlarda, deniz seviyesinin yükselmesi Avrupa'yı adalara böldü.En esos tiempos, la elevación de los niveles de mar fragmentaron a veces Europa en subcontinentes insulares.
Ancak son yıllarda da özel üniversitelerin sayısında bir yükselme olmuştur.En los últimos años, el número de instituciones privadas de educación superior ha aumentado.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.A partir de la primavera de 2003, el FTSE MIB comenzó a subir de nuevo.
2011-12 sezonunda Championnat National ligini 2. olarak bitirdi ve Ligue 2'ye yükselmeye hak kazandı.En la temporada 2011-12, ganó la Nemzeti Bajnokság II y ascendió a la primera liga.
Mısır’a döndüğünde mesleki yükselmesine başladı.A su vuelta a Egipto, su salud empeoró.
Nem oranı %85lere kadar yükselmektedir.Por tríos bajaba al 85%.
Bu gerilim, suyun kopmayan bir sütun hâlinde yükselmesini sağlar.En estas condiciones, se la sumerge en un recipiente que contenga agua.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.Ma essi infine la perdonano.
Dağlar yalnız orada değil, dünyanın başka taraflarında da henüz fazla yükselmemişti.La Montagna era formata da Cielo e Terra, ancora uniti insieme e non distinti.
Takım 5 yıl boyunca, amatör liglerin en üst kademe ligi olan, Everdise Yükselme'de oynadı.A partire dal 1995 ha sempre giocato nella massima serie danese, la Superisligaen.
Takım, 1995 ve 2009 yılında NBA finallerine yükselme başarısı gösterdi.La squadra è arrivata alle finali NBA nel 1995 e nel 2009.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.È qualcuno che volli esplorare per un po'.
Resimde büyük bir dalga üç tekneyi tehdit ederken Fuji Dağı arka planda yükselmektedir.Rappresenta tre imbarcazioni minacciate da una grande onda con il Monte Fuji che sorge sullo sfondo.
Üçüncü sıraya kadar yükselmeyi başarmıştır.Riesce ad arrivare fino alla 3ª posizione.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954 - Monte Fato ricomincia a eruttare.
İkili ticaret hacmi 2013 yılında yeniden yükselme eğilimine girmiştir.Ma i prezzi in ascesa hanno condotto nuovamente alla scelta della mistura nel 2011.
M1910/30 tipik kısa namlulu bir obüs türüydü. +20° ila +45° lik bir yükselme açısına sahipti.Il M1910/30 era un tipico obice a canna corta, destinato al tiro ad alti angoli di elevazione, da +20° a +45°.
Himalayalar'ın yükselmeye başlamasının bu soğumaya neden olduğu ya da soğumayı hızlandırdığı düşünülüyor.Questa teoria non spiega perché il Sud America si raffreddasse per primo.
Ancak takım bir üst lige yükselme gruplarına kalamadı.La squadra rimane ad alti livelli.
Oyunun popülaritesinin yükselmesi Valve şirketinin ticari mallar üretmesine öncülük etti.La sua popolarità ha portato alla creazione di merchandise ufficiale da parte di Valve.
Bu oran şehirlerde %43'e kadar yükselmektedir.La popolazione si addensa nelle aree urbane per il 64%.
Olayların yükselmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kaldı.Quando si propagò la notizia, il governo dovette dimettersi.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.Dopodiché, continuando a riscaldare, la temperatura riprende a salire.
Yükselmenin özelliğine göre tepe, dağ ya da başka bir yükselti oluşur.A seconda dell'altezza si ottiene una collina o, se più alta e ripida, una montagna.
Marsilya, geçen sezon da olduğu gibi bu sezon da Fransa Lig Kupası'nda finale yükselmeyi başardı.I libertiani giunsero quindi, come nella stagione passata, alle semifinali di Lega Sud.
Tüfeğin yükselme açısı -15° ila 25° idi.L'alzo dei cannoni andava da -5° a +35°.
Durum böyle olunca da mahalle halkının hayat kalitesi yükselmektedir.Cosa che incrementa viepiù il benessere delle popolazioni limitrofe.
Benzinin maliyeti yükselmeye devam ediyor.Стоимость бензина продолжает подниматься.
Hava sıcaklıklarında hafif bir yükselme bekleniyor.Ожидается лёгкое повышение температуры.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.И то, что они склонны были преступить, Они исправлили этим мужеством.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954 — Гора Ородруин снова извергает пламя.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.В горах слишком высоко не поднимаются.
Zamanla aşınmalar ile düzleşmiş, Neojen sonunda yeniden yükselmeye uğramış kıvrım ve kırıklı dağlardandır.Он протянулся от Ветреных холмов с господствующей вершиной Заветерь (Амон Сул) до реки Бруинен (Гремячей).
Cruiserweight Classic finaline T.J. Perkins ve Gran Metalik yükselmeyi başardı.В финал Cruiserweight Classic (англ.)русск. вышли Ти Джей Перкинс и Гран Металик.
Dalımlı Falezler:Aktif kıyı yükselmesinin (faylanma) gözlendiği yerlerde de gözlenirler.Им в раю уго­то­ва­но всё, что пожелают души и что ус­ла­дит очи.
Azami yükselme açısı olan 45° yetersiz kalıyordu.Также и угол возвышения в 45° считался недостаточным.
Medyaya yönelik eğitim alanındaki aktivitelerin önem derecesi yükselmektedir.Теперь меньше внимания уделяется воздействию масс-медиа на аудиторию.
Cami binasının dört kubbesinin ortasında büyük kubbesi ve tek minaresi yükselmektedir.Среди четырёх угловых куполов возвышается центральный купол и минарет.
İlgili Sayfalar