yükselir ile cümle

yükselir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.To whom the angels and the soul take a day to ascend, whose length is fifty thousand years.
Melekler ve Rûh, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler O'na.To whom the angels and the soul take a day to ascend, whose length is fifty thousand years.
O'na ancak güzel sözler yükselir (ulaşır). Onları da Allah'a amel-i salih ulaştırır.All good words ascend to Him, and all good deeds He exalts.
O'na hoş kelimeler yükselir, onu da salih amel yükseltir.All good words ascend to Him, and all good deeds He exalts.
Kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamiyle Allah'ındır.Güzel ve temiz sözler O’na yükselir.Whosoever desires honour (should remember) that all honour is with God.
Melekler ve Rûh, O'nun Arş’ına; miktarı ellibin sene olan bir günde yükselirler. [32,5; 22,47]To whom the angels and the soul take a day to ascend, whose length is fifty thousand years.
Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir.To whom the angels and the soul take a day to ascend, whose length is fifty thousand years.
Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir.Then it ascends to Him on a Day the length of which is a thousand years by your count.
Sonra sizin saydığınızdan bin yıla eşit bir gün içinde kendisine yükselirler.Then it ascends to Him on a Day the length of which is a thousand years by your count.
O'na ancak güzel sözler yükselir (ulaşır).To Him do good words go up, and righteous action uplifts them.
% 1 yükselirA planet sets from the horizon%1 rises
Sıcaklıklar yükselirken, bölge sellere hazırlanıyorAs temperatures rise, region prepares for flooding
Isıtılan iyonize edilmiş hava yükselir, bu yol ile akım sağlar.The heated ionized air rises, carrying the current path with it.
Genellikle, ne olursa olsun kullanılan anlık tanımında, bozulma bir an için de yükselir.Generally, whatever the definition of instant used, distortion is also higher for an instant.
Sıcaklık ve basınç yükselir.The temperature and pressure will rise.
Park, batıdaki düzlüklerden doğuda orta boy karst (kireç taşı) yaylalarına kadar yükselir.The park rises from flatlands in the west, into medium-height Karst (limestone) uplands to the east.
Arka plandaki dağlar Dornoch Firth'in arkasında yükselir.The mountains in the background rise behind Dornoch Firth.
Anne HBeAg için de pozitif ise bu risk %90 kadar yükselir.This risk is as high as 90% if the mother is also positive for HBeAg.
Sayı yükselirken şarap üretiminin yaklaşık % 15'i kırmızı şarap kalan % 5'i beyazdır.While the number is rising, about 15% of wine production is red wine with the remaining 5% white.
Sonbaharın gelişiyle birlikte seviye yükselir ve ilkbaharda yağmur mevsiminde maksimuma ulaşır.With arrival of fall, the level rises and reaches its maximum during rain season in the spring.
Menzil Bermejo'nun kuzey-güney vadileri ve Antinaco-Los Colorados arasında yükselir.The range rises between the north-south valleys of Bermejo and Antinaco-Los Colorados.
Lemniscus Latince'de kurdele demektir.Yükselirken spiraller yaptığından bu isim verilmiştir.Lemniscus means "ribbon", so named because the medial lemniscus "spirals" or "turns" as it ascends.
Dikey beyaz kayalık duvar, Biyuk-Karasu nehri vadisinin üzerinde yükselir.The vertical white rocky wall rises above the valley of the Biyuk-Karasu river.
En son hacim doruğa yükselir ve ardından bölüm sona ererken eski yumuşaklığa geri döner.The volume rises to a climax and then sinks back to softness as the movement comes to an end.[1]
Transaminaz değerleri sıklıkla yükselirken, sarılık nadirdir.Whereas transaminase values are often elevated, jaundice is uncommon.
Süt döküldükçe köpük sıvıdan ayrılır ve yukarıya doğru yükselir.As the milk is poured, the foam separates from the liquid and rises to the top.
İsa insan olur, ölür ve bizi özgürleştirmek için yükselir ve bize özgürlüğün tadını yapar.Christ becomes man, dies and rises to liberate us, and makes us enjoy freedom.
Başka bir depresif epizod ihtimali, önceki epizodların sayısı arttıkça yükselir.The likelihood of another depressive episode escalates with the number of previous episodes.
Ölümünden sonra, T'Challa Kara Panter'in tahtına yükselir ve mantosuna sahip olur.After his death, T'Challa ascends to the throne and mantle of the Black Panther.
Beyaz kan hücresi sayısı genellikle yükselir.White blood cell count is usually elevated.
Sonra sizinle beraber bulunup da görevini tamamlayanlar semaya yükselirler.Wer immer von euch sich ihnen anschließt (man yatawallāhum minkum), gehört zu ihnen.
Göğe üst katlarına kadar yükselir.Vom Himmel hoch (mit Glockengeläut).
Hınzır Dağları, doğusunda ise Tahtalı dağları yükselir.Zu ihnen gehören der Gebirgszug Kvitkjølen und der Berg Isingen.
Huayna Picchu, 2701 metre yükseklikte olup, Andlar 'ın Peru kısmındaki Urubamba Vadisi üzerinde yükselir.Der Huayna Picchu ist rund 2701 Meter hoch und liegt über dem Urubamba-Tal im peruanischen Teil der Anden.
Bolivya-Şili sınırında Laguna Verde gölü yakınlarında bulunup, Atacama Çölü üzerinde yükselir.Er liegt auf der Grenze zwischen Bolivien und Chile nahe der Laguna Verde und überragt die Atacamawüste.
Sıcaklık ve basınç yükselir.Druck und Temperatur sinken ab.
Buna ek olarak, Jengelvassdraget, Vefsna ve Namsen nehirleri buradan yükselir.Zudem entspringen die Flüsse Jengelvassdraget, Vefsna und Namsen hier.
Işık Doğudan YükselirDas Licht im Osten.
Isınan (sıcak) hava hafif olduğu için yükselir ve sıcak hava yükseldikçe soğur.Die erwärmte Luft steigt aufgrund ihrer geringeren Dichte auf (Konvektion).
Toksemi durumunda hasta kendini kötü hisseder ve ateşi yükselir.Durch diese ganze Aufregung wird der Junge krank und bekommt Fieber.
Bu sırada yolun bir kısmı yukarı yükselir.Mehrere Wanderwege führen hinauf.
Partide hızla yükselir.Innerhalb der Partei stieg er rasch auf.
İçinden bir ateş yükselirken, bazense alevin içinde bir kafa şeklinde resmedildi.Da zog er hastig seinen Fuß aus dem Feuer und bedeckte seinen verbrannten Zeh mit dem des rechten Fußes.
Tepenin üstünde beyaz mermerden bir tapınak yükselir.Über dem Berg schwebt eine weiße Wolke.
"Yeniden yükseliriz başka isimler altında.Näheres unter → Andere Namen.
Grup birincileri Liga 4'e yükselir.Die Besten können in die 4. Liga aufsteigen.
Dağ çok yüksek olmasa da yaylada tek başına yükselir.Der Berg war eisbedeckt, dennoch gelang es ihm, den Gipfel allein zu besteigen.
1955'te enflasyon giderek yükselirken centavolar tedavülden çekildiler.Als 1955 die Inflation immer stärker wurde, wurden die Centavos aus dem Verkehr gezogen.
70 dereceye kadar yükselir.Die Steigung beträgt 17 Grad.
Isı daima yerden yukarılara doğru yükselir.Aufhauen werden stets von unten nach oben aufgefahren.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Il fit le firmament du ciel, en lequel ils le disent habiter.
Sonra sizinle beraber bulunup da görevini tamamlayanlar semaya yükselirler.Et celui d'entre vous qui les prend pour alliés, devient un des leurs.
İnişte toplanıp yükselirken açılmak en alt noktadaki hızı azaltır.Lorsqu'ils sont déployés, ils diminuent la vitesse de décrochage.
Daha sonra 4 takım, yarı finale yükselir.Quatre demi-finales puis une finale seront diffusés.
Fakat bir şekilde oraya alışır ve Çavuş rütbesine kadar yükselir.Il complète son entraînement de base et poursuit son ascension jusqu'au grade de sergent.
Bir süre sonra O2/CO2 oranı yükselir.Quand le rapport O2/CO2 > 20 % PR active.
Köksaplar, dimdik yükselir veya sürünücü, dallı veya dalsızdır.La tige (ou chambre ou slide ou slug ou pit ou durite ou descente).
Böylece sıcak hava yükselir.Elle va réchauffer l'air.
Burunları suyun yüzeyinden 2 metre kadar yükselir.Le bateau a une coque lisse d'environ 2 m au-dessus de la surface de l'eau.
Sonra asteğmenliğe yükselir.Il glissa alors en Amateurligua.
İlgili Sayfalar