yükselen ile cümle

yükselen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Balkanlar'ın yükselen küresel kültüre bağlanma olasılığı nedir?What are the prospects of the Balkans getting attached to the rising international global culture?
Türkiye yükselen fiyatlar yüzünden petrol yataklarını tekrar açacak. [Arşiv]Turkey will reopen its oil fields due to rising prices. [File]
Yunanistan'dan yapılan ithalat da yükselen bir trend gördü." dedi.Imports from Greece have also seen an increasing trend," Mente told SETimes.
Evliya Çelebi, "Köprü, Samanyolu'na yükselen bir gökkuşağının kemerine benziyor." demiş."The bridge looks like the arch of rainbow that rises to the Milky Way," he wrote
Üst düzey NATO ve ABD'li yetkililer de yükselen krizden duydukları endişeyi dile getirdiler.Senior NATO and US officials have voiced concerns about the escalating crisis.
Makedonya'da yükselen fiyatlar hükümete müdahale çağrılarına yol açıyorRising prices in Macedonia trigger calls for government action
Onu bu noktaya getiren şey, yükselen işsizlik ve maaşlara yapılan kesintilerdir.What made him reach this point: unemployment, which is on the rise, and a cut in wages.
Avusturya'da ve Almanya'da birinci sıraya yükselen single, İsviçre'de beşinci sırada yerini aldı.It has peaked at number one in Austria and number one in Germany and at number five in Switzerland.
Roma'nın Latium'da yükselen salahiyeti, bölgedeki güç dengelerini peyderpey bozmaktaydı.The growing might of Rome in Latium had begun to upset the balance of power in Latium.
2014 Yükselen Yıldız — Kazandı [19]Abbr Abbreviation Ref. Meaning Reference(s) 2014 Rising Star — Won [19]
Yüzünün alt yarısını yükselen deniz suyunun altındaki gibi gösterirken. [3]It portrays the bottom half of her face as if under rising sea water.[27]
Boyalı bir yükselen yumruk sembolüPainted symbol of the Power Fist
Lincoln (Leung) ise Çin mafyasında yükselen bir figürdür.Lincoln (Leung) is a rising figure in the Chinese mafia.
Gölden yükselen ölü ladin gövdelerine dikkat edin.Note the dead spruce trunks rising from lake.
Temmuz 2015'te yükselen nehir suları Araşan Köyü'nü sular altında bıraktı.In July 2015, the river flooded in the village of Arashan.
Yükselen yakıt fiyatları bölgesel jetlerin işletilmesini gittikçe zorlaştırıyordu.The rising cost of oil made operating regional jets increasingly difficult.
Skye, hacktivist grup Rising Tide (Yükselen Gelgit) ile olan bağını gizlice doğrular.Skye secretly confirms her allegiance to the hacktivist group the Rising Tide.
Doğrusal frekans ölçeğinde yükselen Shepard tonlarının spektrum görünümü.A spectrum view of ascending Shepard tones on a linear frequency scale.
Jeologlar burada, Dünya'nın kabuğundan yükselen tektonik bir bulut belirlediler.Geologists identified here a tectonic plume rising from the Earth's crust.
Yükselen butt menteşe Güvenlik menteşesi Tee menteşeRising butt hinge Security hinge Tee hinge
Tunçbağ, 2019 L'Oréal-UNESCO For Women in Science International Yükselen Yeteneğidir.Tunçbağ is a 2019 L'Oréal-UNESCO For Women in Science International Rising Talent.
'Yükselen renk dalgasından' bunalmayacaksak, dünyaya karşı çiftleşmeliyiz.If we are not to be overwhelmed by the 'rising tide of color' we must breed against the world.
Gana İmparatorluğu, Sahel'de yükselen ilk büyük devlettir.The first major state to rise in this region was the Ghana Empire (Wagadu).
Poarch, Yükselen Güneş Bayrağı'na benzer bir dövmeye sahip olduğu için eleştirildi.Poarch was criticized for having a tattoo similar to the Rising Sun Flag in her videos.
Ragnarök'ten sonra yükselen yeni dünya (Emil Doepler'in tasviri)The new world that rises after Ragnarök (depiction by Emil Doepler)
2001 nüfus sayımına göre, 2011 Nüfus Sayımı'nda 469'a yükselen nüfus 419'dur.According to the 2001 census it had a population of 419, increasing to 463 at the 2011 Census.[2]
O zamana kadar Cauchy, profesörlüğü kesinlikle hak eden yükselen bir matematik yıldızıydı.Cauchy was by then a rising mathematical star, who certainly merited a professorship.
Yarı Final'e yükselenler 5-8 arası sıralama için oynayacaklarQualified for the Semifinals Qualified for the 5th–8th semifinals
Tibia'nın distal kısmı, astragalus'un yükselen bir süreci ile kaplıdır.The distal part of the tibia is covered by an ascending process of the astragalus.
Tenis dünyasının yükselen yıldızıdır ve Gong-chan ile barışmayı umarak Kore'ye döner.A rising star in the tennis world, she returns to Korea hoping to reconcile with Gong-chan.
Budağlar, eğimsiz platolardan yükselen dik yamaçlar oluştururlar.They form steep slopes as well as gentle plateaus.
Rahu Ay'ın yükselen düğümü 9.Rahu Ascending node of the Moon 9.
Üç numaraya kadar yükselen ilk albümünü gölgede bıraktı. [2]It eclipsed her debut album, which peaked at number three.[152]
Bu kayaların %95'i sonunda yükselen-hızlandırılmış erozyonla eriyip kayboldu.95% of these rocks were eventually removed by uplifted-accelerated erosion.
Forbes 2022 Korede Yükselen Güçlü Yıldızlar Yerleştirildi [1]Forbes 2022 Korea Power Celebrity Rising Star Placed [25]
[2] : §591f., §616 Latinceden İngilizceye çevrilen başlık "Yükselen şafak"tır.The translated title from Latin into English is "Rising dawn."
Yükselen Yıldız'da, Mudslide Crush "Don't Ya Wish U Were Us"'ı söyler.Bei Rising Star treten auch Mudslide Crush mit Don't Ya Wish U Were Us? auf.
Bu grup 1970'lerde ABD'deki yükselen gey edebiyatının temelini kurdu.Diese Gruppe bildete einen Kern der in den 70er Jahren entstehenden schwulen Literatur in den USA.
Yükselen göl sularının engellemesi nedeniyle kazılar 1987 yılında sona erdirilmiştir.Wegen Abwasserproblemen musste die Jugendherberge 1987 geschlossen werden.
Yükselen Güneş imparatoru.Kaiserkrieger: Aufgehende Sonne.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Da hörte ich eine laute Stimme vom Thron her rufen: Seht, die Wohnung Gottes unter den Menschen!
Van Gogh yükselen güneş ışığı altında heyecanla çalışmaktadır.Walhall erstrahlt fertig im Glanz der aufgehenden Sonne.
Finalde Altın finale yükselen 4 şarkıcıdan biri oldu.Im Finale kommen vier Lieder in ein Goldfinale.
Bu yerden yükselen devasa yörüngesel kule 36.000 km yükseklikte jeostatik yörünge'de bir uydu ile birleşir.Diese Flugkörper befinden sich in 36.000 km Höhe in einem geostationären Orbit.
İleriye doğru yükselen siyahımsı bir baş yapısı vardır.Der nach oben gewandte schwarze Schnabel hat eine hakenförmige Spitze.
1775: Malta Rahipler Yükselen.1775: Nur Schlosser lobt das Stück.
Aynı yıl içinde yarbay rütbesine yükselen Roon, bir yıl sonra da albay oldu.Im gleichen Jahr erhielt Oppenländer den Rang eines Oberstleutnants und drei Jahre später den eines Obersten.
1775: Malta Rahipler Yükselen.1775 : révolte des prêtres à Malte.
Bu savaşlar insanlığa daima yükselen bir ölçekte ölüm ve yıkımdan başka hiçbir şey getirmemiştir.Ces guerres n’apportent à l’humanité que la mort et la destruction à une échelle toujours plus vaste.
2014'te sayıları dörtten sekize yükselen çok uluslu savaş uçakları Litvanya'da bulunmaktadır.En 2014 trois des quatre plus hauts gratte-ciel d'Europe sont situés à Moscou.
31 yaşında generalliğe yükseldi ve Fransa ordusunda bu rütbeye yükselen ilk Afro-Antilli oldu.Il a 31 ans et il est le premier général d'origine afro-antillaise de l'armée française.
Yükselen Güneş imparatoru.La Reine Soleil Levée.
Diğer ülkelerde yükselen eylemci grupları zapi bir yöntem olarak kullanmayı başladılar.D'autres maîtres de forges de la région commencèrent à utiliser ses méthodes.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Dans un autre passage de son tafsîr il dit : « Allâh ta’âlâ n’est pas dans une direction ».
Minarenin içinde, içsel yükselen, tepeye kadar 72 tane merdiven bulunur.À l’intérieur, l'escalier en colimaçon compte 72 marches.
Burada, bir dağın tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ateş görür.Il arrive à une montagne où une lumière monte jusqu'au ciel comme des flammes.
İlk olarak 3-5 nota ile başlayan yükselen ve alçalan notalardan oluşan uzun bir şarkıdır.Elle commencent bien la manche suivante, puisqu'elles mènent 5-1.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.D'origine juive, il a été forcé de fuir l'Allemagne.
Cotswolds, İngiltere'nin güney orta kesiminde yükselen tepeler içeren bir coğrafi bölgedir.Les Cotswolds sont une chaîne de collines du sud-ouest de l'Angleterre.
2007'de Birinci Lig'e yükselen takım, o zamandan beri Birinci Ligde mücadele etmeye devam etmektedir.Prix LeDroit 2007 pour Depuis toujours, j’entendais la mer.
İlgili Sayfalar