yüksel ile cümle

yüksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bağımsızlık talepleri yükseldi.Der Konkurrenzdruck stieg.
Zaman içinde yükselmiş ve Mahreç payesi almıştır.Er werde bald sterben und im Himmel großen Lohn erhalten.
Sonuç olarak, havaalanı kapasitesi saatte 1.700 yolcuya kadar yükseliyor.Damit wird eine maximale Kapazität von 1700 Fahrgästen pro Stunde erreicht.
1993’te öldüğünde, külleri Kitt Peak’in boş bir yükseltisinden yükseğe saçıldı.Nachdem Mayall 1993 starb, wurde seine Asche auf einem einsamen Grat des Kitt Peak verstreut.
Kulüp 1981 yılında Serie C1 de mücadele etti ve tekrar Seri B'ye yükseldi.Der Verein stieg 2006 wieder von der Serie B in die Serie C1 ab.
Şirket, ileriki yıllarda Amerikan Borsasına girerek hisse senetlerinin değerini yükseltti.Der saudische Staat möchte den Konzern innerhalb der nächsten Jahre an die Börse bringen.
2000 yılında ise Serie B'ye kadar yükselmiştir.Mit dem Klub stieg er 2000 in die Serie B ab.
Ayrıca Moskova Kilisesi'nin metropolitlikten patrikliğe yükselmesini sağladı (1589).Ebenso die Metropolie von Moskau, die erst 1589 ein eigenständiges Patriarchat wurde.
Burada genç yaşında A takımına kadar yükselmeyi başardı.Hier stieg er bereits mit sehr jungen Jahren in die erste Mannschaft auf.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Trotzdem wird der Berg nur selten bestiegen.
Yükselmek anlamı içerir.Hoog bedeutet höher.
Partide hızla yükselir.Innerhalb der Partei stieg er rasch auf.
Altın fiyatları yükseldi.Außerdem stieg der Goldpreis.
F.A. Yüksel/N. Hoşkan/Ş. Dönmez.Druck F. Lanckisch Was ist es doch.
Nem oranı %85lere kadar yükselmektedir.Der Export steigerte sich auf bis zu 58 Prozent.
Bu sayede tekrar A takıma yükseldi.Er stieg mit dem Klub abermals ab.
1549'da vezirliğe yükselerek Rumeli Beylerbeyliğine atandı.1549 stieg er zum Beylerbey Rumeliens auf.
Sadece altı katılımcı bir üst tura yükselmiştir.Nur sechs Vertreter zahlten Miete.
O günkü genel nüfus sayımına göre nüfusu 2558'e yükselmiştir.Bis zur Volkszählung 2010 stieg die Einwohnerzahl auf 2558.
Normalde seride 25 tane asıl sayı olması gerekiyordu, ama nihayetinde 40'a yükseltildi.Ursprünglich war die Serie auf 25 Ausgaben ausgelegt, sie wurde später jedoch auf 40 Hefte erweitert.
Bu zafer, Arnavutların moralini yükseltti.Dieser Sieg stärkte in der Folge die Moral der alliierten Seite.
Türkiye 2023 yılına kadar bunu %30'a yükseltmeyi planlamaktadır.Die irische Regierung beabsichtigt, den Anteil bis 2030 auf 17 Prozent zu erhöhen.
Ancak bu şekilde yıldızlara doğru yükselinir.Hinauf zu den Sternen.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise 53 numaraya yükseldi.In den Vereinigten Staaten stieg Lifelines auf der 15 ein.
Birçok taciz ve cinsel suistimal suçlaması yükseldi.Eine hohe Dunkelziffer von Sexualstraftaten wird vermutet.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Da hörte ich eine laute Stimme vom Thron her rufen: Seht, die Wohnung Gottes unter den Menschen!
2009-10 ve 2010-11 yıllarında çeyrek finale yükseldi.2009/10 und 2010/11 erreichte er das Viertelfinale.
2 ay sonra II. İnönü Muharebesi'nde ordunun mevcudu 15.000 kişiye yükseldi.Für diesen Zweck wurden am linken Flügel zwei Drittel der Armee konzentriert, 15.000 Mann.
Daha sonra 2010 yılı itibarıyla Hors Category (2.HC)'ye yükselmiştir.2011 wurde sie in die Kategorie 2.HC höher gestuft.
Azami yükselme açısı olan 45° yetersiz kalıyordu.Der maximale Rohrerhöhungswinkel von 45° wurde ebenso als unzureichend betrachtet.
Iran AFC Play-off'una yükseldi.Mit dem Iran scheiterte er in den Play-Offs.
Savaş sırasında Binbaşılığa kadar yükseldi.Dort stieg er im Verlauf des Krieges bis zum Major auf.
Ateşkes ilan edilinceye kadar Üsteğmen rütbesine yükselmişti.Diesen Abschnitt konnte er bis zum Waffenstillstand halten.
Böylece 3. Liga'daki A takıma yükseldi.Damit stieg die Mannschaft in die 3. Liga auf.
İki sene sonra da U-19 kadrosuna yükseldi.Zwei Jahre später wechselte er in die U19.
Üçüncü maçta kendi sahasında kaybedince İspanyol ekip Final Four'a yükseldi.Im Teamspringen auf der Großschanze landete die finnische Mannschaft auf dem 4. Platz.
1895'te, ana bina bir kat yükseltildi ve üç metre genişletildi.1899 wurde das Empfangsgebäude um acht Meter nach Westen verlängert und um ein drittes Geschoss aufgestockt.
Sistem, 24 Ağustos sabahı tropikal fırtına durumuna yükseltilmiş ve fırtınaya Katrina ismi verilmiştir.Am 30. August intensivierte sich das System zum tropischen Sturm und erhielt den Namen Katia.
Kamerun Final Turu'na yükseldi.So schied Kamerun im Achtelfinale aus.
İçinden bir ateş yükselirken, bazense alevin içinde bir kafa şeklinde resmedildi.Da zog er hastig seinen Fuß aus dem Feuer und bedeckte seinen verbrannten Zeh mit dem des rechten Fußes.
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Prellen bedeutet ursprünglich stoßen, aufschlagen, hochschleudern.
2 Milyon yıl önce Pleistosen zamanın başından beri intermontan havzanın yükselmesi meysana gelir.Seit Beginn des Pleistozän vor zwei Millionen Jahren hat eine Hebung der intermontanen Becken eingesetzt.
Van Gogh yükselen güneş ışığı altında heyecanla çalışmaktadır.Walhall erstrahlt fertig im Glanz der aufgehenden Sonne.
5 yıl sonra ise profesörlüğe yükseldi.Fünf Jahre später wurde er zum Professor ernannt.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.Erst 1395 begann sich die Stadt von den Folgen des Brandes zu erholen.
Ligin takım sayısı 8'den 10'a yükseldi.Die Seriennummer lief von 1 bis ca. 800.
Gençliğin tepkileri 1982'ye kadar yer yer devam etti, 1986 ile 1989 arasında yeniden yükseldi.In Basel war die Jugendbewegung 1980 bis 1982 und dann noch einmal von 1986 bis 1989 aktiv.
Kalkınma oranı yükseldi.Der Schwierigkeitsgrad war angestiegen.
2003'te A takıma yükseldi.1996 konnte die Mannschaft verstärkt werden.
19. yüzyılda birkaç kişinin yaşadığı kasabanın nüfusu 1900 yılında tekrar yükselmiş ve 1810 kişiye ulaşmıştır.Ihre Zahl stieg im 19. Jahrhundert auf 171 Personen an, nahm dann aber wieder ab.
Feriköyspor'un İstanbul mahalli liglerinde yükselmesinde ve en üst kümeye kadar çıkmasında pay sahibi oldu.Es folgten Mitgliedschaften in Hochgrad-Freimaurerlogen, wo er bis in höchste Grade aufstieg.
Ardından on birinci haftasında şarkı 8 numaraya yükseldi.In der ersten Woche stieg der Song auf Platz 8 ein.
Macar yönetmen Alexander Korda'nın yükselmesini sağlamıştır.Regisseur war Alexander Korda.
Schalke ligi birinci bitirerek Bundesliga'ya yükseldi.Somit stieg Ulm in die 1. Bundesliga Süd auf.
Osmanlı'nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı.Die Expansionspolitik der Osmanen hatte bereits ihren Höhepunkt erreicht.
Finalde Altın finale yükselen 4 şarkıcıdan biri oldu.Im Finale kommen vier Lieder in ein Goldfinale.
Puanlar bir nevi yükselmiş olup bunun yanında kontenjanlar azaltılmıştır.Das verringert die Auflagefläche und damit die Dämpfung.
Evlenme yaşının zaman içinde yükseldiği görülür.Seine Ehe wurde in höherem Alter geschieden.
Tepenin üstünde beyaz mermerden bir tapınak yükselir.Über dem Berg schwebt eine weiße Wolke.
Bu çözelti, kuvvetli bir yükseltgendir (oksitleyici).Dieser soll sich dann in Höchststellung (oberer Totpunkt) befinden.
İlgili Sayfalar