yüksek ile cümle

yüksek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Massachusetts yüksek teknoloji çevresinden gelme biri olarak, biz de 1960larda hippilerdik,Being from the Massachusetts high-tech community myself,
Verilen herhangi bir fiyat miktarında, bizden talep edilen daha yüksek bir miktar olacaktır.At any given price point, we are going to have a larger quantity demanded.
Yüksek antioksidan özellikleri düzeyiyle,With a high level of antioxidant properties,
Yüksek kaliteli içme suyu için, size HomePure'u sunuyoruz -To ensure high quality drinking water, we are pleased to introduce to you
Her filtre aşaması özel ve önemli işlevler görerek yüksek kaliteli içme suyu sağlar.Each filter stage performs unique crucial functions to ensure the high quality of drinking water.
"Yüksek faizli bisiklet kullanımı.", "Barclays sizi bindirsin."."Sub-prime pedaling." "Barclays takes you for a ride."
Evet, roket yaklaşık 12 katlı bir bina yüksekliğinde.Yeah, so that rocket is about the size of a 12-story building.
Yani sıvı suyumuz, organik materyallerimiz ve yüksek ısımız var.So we have, possibly, liquid water, organic materials and excess heat.
Yüksekliği bulmamızı istiyorlar.We want to find the height.
Bu durumda biz de yüksekliği bulacağız.They say find the height.
Silindirin yüksekliği eşittir 4 n üssü 3. -The height of the cylinder is 4n to the third power.
Yüksek derecelerde oluşmak zorunda değil.It doesn't have to be at high temperatures.
Mesela gazları düşünelim; bu gazların çok yüksek kinetik enerjileri vardır.So you take a bunch of gases and they have high kinetic energy.
Bazen yüksek sanat oluşturuyorsunuz, ve bazen ticari işler yaparak faturaları ödüyorsunuz.And sometimes you create high art, and sometimes you pay the bills by doing some commercial work.
Son aşamada ise, yüksek başınçlıThe final stages, when I ran the samples through a high-pressure
Bu olay piyasa değerinin muhasebe maliyetinden daha yüksek olmasıdır. -That's the situation where the market price is above the book value.
Veya bu sağ tarafta yazan yükümlülükler ve borçlardan biri de yüksek bi miktar olabilir.It could be that one of these liabilities is worth more.
"Bu beş çift arasında en yüksek çocuk ölüm oranına sahip olan ülke hangisidir?""Which country has the highest child mortality of these five pairs?"
Sağlık burada ve yüksek sağlık burada.Health is there and better health is up there.
Ve burada OECD'deki en yüksek gelire sahip olan ülkeleri görüyorsunuz.Here, we have high-income countries in the OECD.
Her sıranın eşit yükseklikte olduğuna emin olun ki renkler daha denk görünsün.Make sure you leave about the same amount of height for each row so the colors look more even
Bu en yüksek çözünürlük kapasitesindeki 12 uyduya eşit.That's equivalent to a constellation of 12 satellites at highest res capacity.
Yüksek çözünürlükte bir veri bu.It's this high resolution data.
Video oyunları ve filmler için yüksek kalitede yüz animasyonları yapıyoruz.We specialize in high-quality facial animation for video games and films.
Bu da, karşılaşma olasılığınızın yüksek olduğu serilerden biri.This is another typical series that you might see.
Yerden bir inç yükseklikte tutup sonrasında aleti kapatıyorlar ve böcek de anında yere düşüyor.They put them about one inch above the ground, and then they shut everything off and they go pfft.
Oldukça yüksek bir gelire sahip olmak yerine oldukça yüksek sayıda AIDS hastası var.And in spite of them having quite a high income, they have a huge number of HlV infected.
Ve inanılmaz yüksek orana sahip diğer ülkeler var.And there are others who are extremely high.
Oldukça yüksek bir oranları var.They have a very high level.
Daha zengin ülkelerin biraz daha yüksek.Richer country has a little higher.
Ancak bu yüksek aşı oranına rağmen,But despite the high immunization rate,
Biz karbon salınımını bu kadar yüksek miktarlarda tutarsak, neler olacağını kestiremeyiz.Which might be where our environment is heading if we keep overloading the carbon cycle.
Yani doğal seleksiyon zarar verme ihtimali daha yüksek olan canlıları destekleyecektir.So, natural selection will favor organisms that are more likely to cause damage.
Böylece daha yüksek bir seviyede virulans oluşur.So, you've got a higher level of virulence.
Zira 8 $'dan yüksek bir fiyata alsalar dahi bir süre sonra 10 $'a satabilirler.Any one who thinks that
Neyse ki, ön parçaların yüksek açıları sekme şansını artırır.Gladly, the front parts are mounted at large angles, which give a high chance of a ricochet.
Yani, boron triflorür hariç her şey diyebilirsiniz, fakat oldukça yüksek sayıdadır.I mean, you could say everything but the boron trifluoride, but it's a very high number.
Bende ki de yüksek olanları !Mine emits a high tone.
Sıvı metal batarya yüksek sıcaklıklarda çalışmak üzere tasarlandı, en az ayarlama ile.Liquid metal battery is designed to operate at elevated temperature with minimum regulation.
Bizim bataryamız akım dalgalanmalarından kaynaklanan çok yüksek sıcaklıklarla baş edebilir.Our battery can handle the very high temperature rises that come from current surges.
(yüksek bip sesi)(Loud beeping noise)
Mensa, bildiğiniz gibi, yüksek IQ'lu insanlara yönelik uluslararası bir organizasyon.Mensa, as you know, is an international organization for people with very high IQ.
Ve sizinle yüksek çözünürlükte bir video paylaşacağım gerçek zamanlı çekildi.And I share with you some very high-definition video that we collected in real time.
Yani ikinci elektron enerjisi hala oldukça yüksektir.So you'd say its second ionization energy is still very high.
Yani Lityum'un çok yüksek bir ikinci iyonlaşma enerjisi vardır.So lithium has a very high second ionization energy.
Ve o çok yüksek dozlarda C vitamini alırdıAnd he would take huge doses of Vitamin C.
Ve çok yüksek bir iyonlaşma enerjisi vardır.It has a very high ionization energy.
Bu nedenle yüksek bir metalik özelliktelerdir.So they have a very high metallic nature.
Aşırı yük demek kasları çok yüksek ağırlıklarla çalıştırmak demek.So what do we do?
Size tavsiyem tahmin ettiğiniğzden çok yüksek ağırlıklarla çalışmanız.I'm saying, muscle it up but go a lot heavier than you ever thought capable. I think I got like 8.
Ama bunlar gerçekten yüksek performanslı son derece atletik türler.But these are really high-performance athletic animals.
Bu çizeceğimiz şeyin yüksekliği olacak.And the height of the image
Peki bu yükseklik kaçtır?Now, what is this height right over here?
Bu cismin yüksekliği. .This is the height of the object. Is to
Bu görüntünün yüksekliğidir.This is the height of the image.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.I spent time skiing across the sea ice for weeks at a time in the high Arctic.
O zamanki faiz oranları şimdikinden daha yüksekti.Let's say interest rates back then, they were higher.
Eğer hücrelerdeki en yüksek pH yedi ise, bu hidrojen bağları varolamazlardı.Well, if the peak pH that cells have is around seven, those hydrogen bonds couldn't exist.
Kendini mutsuz hissettiđin dönemlerde yüksek olduđunu bilirsinOnly know you've been high when you're feeling low
Yüksek çözünürlüklü değil.It's not high-resolution.
İlgili Sayfalar