yüksek ile cümle

yüksek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Genişleme gerektiren ekleme daha yüksek bi maliyete sahiptir.Each higher level award requires accumulating more points.
Üniversitede 5 fakülte bulunmakta ve geniş bilimsel alanlarda yüksek eğitim sağlanmaktadır.The University is organized into 5 schools and a university wide Research centre.
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Yüksek Lisans ve Doktora programlarını tamamladı.History of The Long Island College Hospital and Its Graduates.
İyonlaşma için en genel kaynak, içlerindeki sıcak yıldızdan yayılan yüksek enerjili fotonlardır.The most common source of ionization is high-energy photons emitted from a nearby hot star.
Spatharios unvanı başlangıçta oldukça yüksek bir dereceydi.The territory of Charlestown was initially quite large.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.It might be difficult to implement such a tax.
Fruktoz, diğer bütün doğal şekerlerden ve şeker alkollerinden daha yüksek bir çözünürlüğe sahiptir.Fructose has higher water solubility than other sugars, as well as other sugar alcohols.
Şehrin rakımı ise en yüksek noktada, 60 metredir (197 fit).It was the highest bridge in England, at 196 feet (60 m) high.
Tuvaların yüksek doğum oranının etkisiyle 1989 yılında Tuva Türk nüfusu oranı % 70'e yükselmiştir.As of 2007 the office towers had an occupancy rate of around 70 percent.
Kendisi Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek okulu mezunudur.Abant İzzet Baysal Üniversitesi-beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu.
Woodcock türbinleri 45,72 metre yükseklikteki bir alana su pompalayabilir.The Woodcock wind engine could pump water to a total height of 150 feet (45.72 m).
Rengi, yüksek oranda demir içermesinden ileri gelir.The red color is actually created by the high level of iron in the water.
Smaç yüksekliği: ? cm.Gross Weight: ? lbs.
Fakat çoğu gaz düşük basınç ve yüksek sıcaklıklarda ideal gaz modeline uyarlar.Gases behave most like ideal gases at low pressures and high temperatures.
Bazı kumul tepeleri 180m yüksekliğe yaklaşabilir.Some sand dunes can reach 180 meters in height.
Kaydedilen en yüksek resmi sıcaklık ise, 2014 yılının Ağustos ayında 36.6 °C'dir.The highest official temperature ever recorded was 36.6 °C (97.9 °F) in August 2014.
Günümüzde Yüksek Halk Savcılığı başsavcısı 2008 yılından bu yana Cao Jianming'dir.The chief executive since 2008 has been Andi Case.
Bu tasarım siklotron çevresindeki yüksek manyetik alana maruz kalan lamba telinin ömrünü uzattı.This fostered longer filament life in the high magnetic field environment of a cyclotron.
Hava sıcaklığı normalde, her 300 metre yükseklikte 1 ila 2 C derece düşer.Generally the temperature falls 1 °C per 200 m of altitude.
Hoysala hükümdarları Batı Ghat sıradağlarının yüksek bir bölgesi olan Malnad'dan çıkmıştır.The Hoysala rulers were originally from Malenadu, an elevated region in the Western Ghats.
Üçüncü ve en alt kat, daha küçük ağaçlarla yüksek çalılardan oluşur.The third and fourth floors are divided into smaller rooms.
Tahrip gücü çok yüksek olan torpidorlar, muhrip gemileri hariç bütün gemiler için tehlikelidir.One is that its attack is extremely powerful against all water-based units except the destroyer.
Kentte kültür düzeyi yüksek ve kültürel çalışmalar son derece yoğundur.Change of culture in organizations is very important and inevitable.
ABD’nin en yüksek yapıları Chicago'daki en yüksek binalar listesi ^ -87.63556List of tallest buildings in Chicago -87.6245
Normal alkol alımının üzerinde, uzun süre boyunca yüksek oranlarda alkol alımı gerçekleşir.It has been a very popular side dish with alcohol for many generations.
Partinin en yüksek organı her beş yılda bir toplanan parti kongresi olarak tanımlanmıştır.The Congress, nominally the highest organ of the party, was convened every five years.
Termonükleer füzyon, çok yüksek sıcaklık kullanılarak nükleer füzyonu başarmanın bir yoludur.Thermonuclear fusion is a way to achieve nuclear fusion by using extremely high temperatures.
Ekonomik zararı yüksektir.Severe economic decline.
Mevcut en yüksek kapasiteli bant kartuşu DLT-S4 dür.The product with highest charging current is CS-100.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Mevcut inşaatlar şimdiki yüksekliğine göre listede yer alır.The present building is Grade I listed.
Fakat lise, yüksekokul ve lisans müfredatında üçüncü kanun olarak anlatılmaktadır.Lily is documented in her third grade class and at home.
Yazılı normların yaptırım gücü yüksektir.The descriptive norm is very powerful.
Suya dayanıklılığı ve yüksek mukavemeti bu sektör için önemlidir.For this reason their love and comfort is extremely important to them.
Şah Bano davasını ayrıca Yüksek Mahkeme olan Yargıtay’a da iletti.Shah Bano won her case, as well appeals to the highest court.
Bunlar yüksek voltaja maruz kaldığında kalıcı hasara uğrayabilir.These can suffer permanent damage when subjected to high voltages.
Yüksek-erişim ve şeffaflık, şirketlere 7/24 odamızda olabilmeyi sağlıyor.Hyperconnectivity and transparency allow companies to be in that room now, 24/7.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.We want high arousal. We feel excited then.
Daha yüksek düzeyde, basın bir hizmet sektörü öğesidir, ve sunduğu hizmet farkındalıktır.On a higher plane, the press is a service industry, and the service it provides is awareness.
Peki merak ediyorum, en yüksek hızınız nedir?BG: So I'm kind of curious, what's your top speed?
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.But you have not the right altitude.
Sonra dengeyi buluyorum, yüksekliğime göre, iki ya da üç motorla devam ediyorum.And then I stabilize, and according to my altitude, I continue on two or three engines.
"Yüksek Matematik" başlığı altındaki videolarımı,And if you've seen the videos i did in the Taylor series
Buraya bir yükseklik çizeyim.So let me draw an altitude here.
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.The ban on assault weapons and high-capacity magazines never would have been allowed to expire.
Sesin çok yüksek çıkıyor.Your voice is very loud.
En yüksek hipoalerjenik standartThe highest hypoallergenic standard
Moleküllerin gruplaştığı yerde yoğunluk yüksek.And that's why they're even grouped together.
Yani kütlemiz 90 kilogram olsun ve 500 metre yüksekliğindeki bir tepeden harekete başlayalım. -So let's just say the mass is 90 kilograms. Start at rest from the top of a 500 meter long hill.
Yüksekliği bilmiyoruz ve hesaplamak için biraz trigonometriye ihtiyacımız olacak. -And then what's the height? Well here we're going to have to break out a little trigonometry.
Bu denklemi başka bir şekilde yazarsak: 500 çarpı sin(5), yüksekliğe eşittir.Or that the height is equal to 500 sine of 5 degrees.
Yani tepenin yüksekliği 43.6 metredir.So the height of the hill is 43.6 meters.
Buradaki en yüksek dereceli terim, burada tek terim var.The highest degree term here, there's only one term.
Ve buradaki en yüksek dereceli terim, x.And the highest degree term here is x.
Daha iyi bir iş modeli, daha yüksek kârlar için daha iyi bir yol.A better business model, a better way to bigger profits.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Our people are galvanized around this shared higher purpose.
Yani bu şu an sadece yüksek fiberli bir ekmek değil, fiber üstüne fiber var.So now we not only have a high-fiber bread, but now fiber on top of fiber.
Bu Quentin Lindsey isimli yüksek lisans ögrencimizin çalışmasıdır.This is work done by Quentin Lindsey, who's a graduate student.
Yükseklik farklarını anlayabiliyoruz.We understand the elevation differences.
Şimdi 30.5 km, ABD'nin bir ucundan Los Angeles'e uçtuğunuz zaman 11.2 km yükseklikte uçuyorsunuz.Now, 100,000 feet, if you fly cross-country to Los Angeles, you fly 37,000 feet.
İlgili Sayfalar