yüksek ile cümle
yüksek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.He is moved from a maximum security to medium security prison as a result.
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.They are flat-sided designs, with a high, straight window line.
Yusuf, yüksek öğrenimini siyaset bilimi ve gazetecilik üzerine yaptı.Yusuf's higher education was in both political science and journalism.
Top, çok uzağa atış yapabilen ve tahrip gücü yüksek ağır silahlardır.High-powered and long-range guns could cause significant destruction.
EGE Üniversitesi Spor Yüksek Okulu 2006 mezunu.Central Catholic High School 2006.
Köyden Profesörler, doktorlar, mühendisler ve yüksek yöneticiler yetişmiştir.There were doctors, engineers and professors from this village.
Kozmik ışınlar yüksek enerjiyle uzayda hareket eden parçacıklardır.Cosmic rays are particles traveling through space with high energies.
Serie B, İtalyan futbol liglerinin ikinci en yüksek seviyesidir.Serie B is the second level Italian football league.
Hareket hızı yüksektir.Extremely high speed.
Her eğri kendinden yüksek olan eğriyi çevreler.After each exhaustive draw, the counter increases by one.
Risk, yoksul insanlar için daha yüksektir.This effect is even stronger for poor women.
Bu yüksekliğiyle Akdeniz Bölgesi'nin en yüksek 10 dağı arasındadır.Its terrain has the highest altitude among the 11 provinces of the region.
Yüksek patlayıcı özellikte savaş başlığı taşımaktadır.It carries a high explosive warhead.
21 Şubat 2012'de Khan, Stanford Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans Okulu'nda bulundu.Khan appeared at Stanford Graduate School of Business on February 21, 2012.
Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.The official results were then released by the supreme committee of elections.
Kar ve kar fırtınaları sadece yüksek dağlarda görülürdü.In the mountains, snowfall was observed.
Bunun nedenleri de yüksek altın değeri ve bu değerin istikrarıdır.This is the central value or par value of the euro.
Binbaşı ve daha yüksek rütbeli subaylar için özel bir üniforma idi.Such dress was rather simple, especially for a commanding officer.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.In general, a value greater than 70% is considered significant.
Bambu yaprakları en yüksek derecede protein içerir, ancak gövdesi içermez.It is said that their meat is very high in protein even though it is not hunted.
Dikilitaş, uçan pankartı temsil eden 5 metre yüksekliğindeki bir stella idi.The obelisk is a 5-meter high stella representing the flying banner.
Bazen 3 ay kadar yüksek kalabilir.They can often live up to three years.
Kanada'da da yüksek lisans eğitimini tamamladı.He completed his high school education in Canada.
1962 yılında daha yüksek bir dozda ikinci tedavi süresi başladı.A second round of treatment with an increased dose followed in 1962.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.The university practices stringent norms to uphold the quality of research.
Ovanın kuzeyinin yüksek sıradağlarla çevrili olması kışın soğuk havaların etkisinden korumaktadır.Its northern limit is likely related to cold winter temperatures.
İlçede 1 adet Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.She is primarily known for an exceptional high school career.
Frankfurt'un bir özelliği ise Avrupa'nın en yüksek gökdelenlerine sahip olmasıdır.Frankfurt's skyline is shaped by some of Europe's tallest skyscrapers.
En yüksek derecesi n olan bir polinomun n+1 terimi vardır.Such a polynomial has highest degree n, which means it has n + 1 terms.
En yüksek noktası 2.482 meter (8.143 ft) uzunluğuyla Skalisty Dağıdır.Its highest point is Mount Skalisty at 2,482 meters (8,143 ft).
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.The total number of people with this infection is higher in some countries in Africa and Asia.
İki tanede dağılımı ve yüksekliğinden ayırt edilebilecek alt türü bulunmaktadır.Two subspecies are recognized based on their distribution and height.
Yüksek kaliteli resimHigh-resolution image
Orta Karadeniz'de dağların yüksekliği azalır.The climate in the mountains is mild.
Almanya, Fransa ve İspanya en yüksek katkı sağlayan ülkeler oldular.Germany, France and Spain contributed highest number of photographs.
8000 metreden yüksek 14 zirveye tırmanmayı başaran ilk kişi.He was the first person known to climb to a height exceeding 8,000 metres.
11 yaşındayken yüksek finans dünyasına adım attı ve babasının yanında çalışmaya başladı.At the age of ten, Bill became a coal miner and worked along side his father.
O, optik eşli değişken yıldız olmasıyla yüksek kütle X-ışını ikilisidir.It is a high-mass X-ray binary, with the optical counterpart being a variable star.
Çünkü çipler çok yüksek saat hızlarında(oranlarında) çalışmaktadır.The twigs harden into sharp-tipped thorns as they age.
Otel yükseklik olarak dünyanın üçüncü en yüksek otelidir.It is the world's third-tallest all-hotel building.
Nükleer yakıtlar tüm yakıtlar içinde enerji yoğunluğu en yüksek olanlarıdır.Nuclear fuel has the highest energy density of all practical fuel sources.
Amerika'da yaşadığı süre boyunca İngilizcesini yüksek seviyeye çıkarmıştır.Staying in the USA allowed him to perfect his English.
Devlet,millet,asker sevgisi çok yüksektir.Every one, citizen and soldier, is completely demoralized.
Yüksek hararetli banyolar daha iri gren oluşturur.Lying higher up are great cropfields.
Timberlake'e birkaç ay yüksek sesle konuşmaması ve şarkı söylememesi önerildi.He was advised not to sing or speak loudly for at least a few months.
Buzul dili 1560 m yükseklikte, lokal orman sınırının epey altında yer alır.The glacier's toe currently lies about 1560 m high, far beneath the local tree line.
Cumhurbaşkanı ayrıca Bakanlar Meclisi ve Yüksek Güvenlik Konseyi'nin de başıdır.The President is the head of the Council of Ministers and of the High Security Council.
M24’lerin torsion-bar süspansiyonları, 75 mm.lik topu ve yüksek hareketlilik yetenekleri vardı.The M24 had torsion-bar suspension, high mobility, and a compact 75 mm gun.
En yüksek basamaklı bit 0 numaralı olandır.The very top button is number 1.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.The educational percentage here is about 40% but gradually increasing.
Harry’nin notları yeterince yüksekti.Ben's designs were highly innovative.
Birkaç metal alaşımdan oluşan süperiletkenlerde ise bu değer hayli yüksek oluyordu.Had this been extended into the tunnel for a few hundred metres, the capacity would be far greater.
Mezun olmak için bir yıl okulda kaldı fakat yüksek lisans derecesi elde edemedi.He attended graduate school for a year there, but he did not earn an advanced degree.
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.The higher dose did its job and his cancer never returned.
Metacritic'te yılın beşinci en yüksek puanını alan film oldu.It was the year's fifth-best rated film on Metacritic.
Kendisi bir hadımdı ve yüksek bir saray mevkine geçmişti.He was a left-footed defender and possessed a strong overhead mark.
1976 yılında Oda Olimpik Harekatın en yüksek ödülüne layık görülmüştür.In 1976, Oda was awarded the Olympic Order, the highest award of the Olympic Movement.
Ayrıca şehir çevresi 30 m yüksekliğinde surlarla çevrilmişti.The city was surrounded by a 3 meter high fort.
Ayrıca yüksek binaların büyük bir kısmı da zarar görmüştür.Also many nearby houses were destroyed with terrible loss of life.
Bu yüzden yüksek kesinlik gerektiren bilimsel uygulamalarda kullanılmazlar.Therefore, it's no need to deliberately pursue the high precision.