Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.他 們 就 大 聲 歡 呼 、 吹 號 吹 角 、 向 耶 和 華 起 誓
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.他 們 就 大聲歡 呼 、 吹號 吹角 、 向 耶和華 起誓
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››a kričali velikým hlasom a hovorili: Spasenie nášmu Bohu, sediacemu na tróne, a Baránkovi!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››A volali hlasem velikým, řkouce: Spasení jest od Boha našeho na trůnu sedícího a od Beránka.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››cất tiếng lớn kêu rằng: Sự cứu rỗi thuộc về Ðức Chúa Trời ta, là Ðấng ngự trên ngôi, và thuộc về Chiên Con.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››e clamavam com grande voz: Salvação ao nosso Deus, que está assentado sobre o trono, e ao Cordeiro.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››E gridavano a gran voce
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››És kiáltanak nagy szóval, mondván: Az idvesség a mi Istenünké, a ki a királyiszékben ül, és a Bárányé!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››in kličejo z glasom velikim, rekoč: Zveličanje Bogu našemu, sedečemu na prestolu, in Jagnjetu!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››I wołali głosem wielkim, mówiąc: Zbawienie należy Bogu naszemu, siedzącemu na stolicy i Barankowi.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››큰 소리로 외쳐 가로되 구원하심이 보좌에 앉으신 우리 하나님과 어린 양에게 있도다 하니
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››Och de ropade med hög röst och sade: »Frälsningen tillhör vår Gud, honom som sitter på tronen, och Lammet.»
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››og de råbte med høj Røst og sagde: Frelsen tilhører vor Gud, som sidder på Tronen, og Lammet!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››og de ropte med høi røst og sa: Frelsen tilhører vår Gud, han som sitter på tronen, og Lammet!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››schrieen mit großer Stimme und sprachen: Heil sei dem, der auf dem Stuhl sitzt, unserm Gott, und dem Lamm!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››Zij riepen: "Onze redding komt van onze God, Die op de troon zit en van het Lam!"
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››И восклицали громким голосом, говоря: спасение Богунашему, сидящему на престоле, и Агнцу!
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››І покликували великим голосом, говорячи: Спасеннє Богу нашому, сидячому на престолі, і Агнцеві.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››ויקראו בקול גדול לאמר הישועה לאלהינו הישב על הכסא ולשה׃
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››وهم يصرخون بصوت عظيم قائلين الخلاص لالهنا الجالس على العرش وللخروف.
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››大 聲 喊 著 說 、 願 救 恩 歸 與 坐 在 寶 座 上 我 們 的 神 、 也 歸 與 羔 羊
Yüksek sesle bağırıyorlardı: ‹‹Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!››大 聲喊 著說 、 願救恩 歸與 坐在 寶 座上 我 們 的 神 、 也歸與 羔羊
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Am spus cu voce tare:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,En ik zei hardop:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Hangosan ezt mondtam: "Figyelj ...
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Ich sprach laut: "Hör zu, Du Ding,
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,"여보세요, 당신도 그렇고 나도 그렇고
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Och sa högt: "Hör på nu-
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Og jeg sagde højt:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Powiedziałam głośno:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Sanoin ääneen:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Và tôi nói to:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Y dije en voz alta:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,И казах на висок глас:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Я сказала вголос:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,Я сказала, громко:
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,ואמרתי בקול רם, "שמע, יא דבר,
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,وقلت بصوت مسموع، " أسمع أنت، أيها الشئ،
Yüksek sesle "Dinle beni, mahluk," dedim,"仮に この本がイマイチでも-"
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.a dajú čuť nad tebou svoj hlas a budú kričať horko a sypúc prach na svoje hlavy budú sa váľať v popole.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.de løfter Røsten over dig, klager bittert; på Hovedet kaster de Jord og vælter sig i Støvet,
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.De ropa högt över ditt öde och klaga bittert; de strö stoft på sina huvuden och vältra sig i aska.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.De skal bryte ut i jammerrop over dig, og de skal kaste støv på sine hoder og velte sig i asken.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.És hallatják fölötted hangjokat, s keservesen kiáltanak, s port hintenek fejökre, hamuban fetrengenek.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.Harán oír su voz por ti; gritarán amargamente. Echarán polvo sobre sus cabezas, y se revolcarán en la ceniza
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.in bodo glasno nad teboj vpili, bridko žalovali, in sipali si bodo prah na glave ter se valjali po pepelu.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.너를 위하여 크게 소리질러 통곡하고 티끌을 머리에 무릎쓰며 재가운데 굶이여
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.Zij huilen bitter om u en gooien stof over hun hoofden en wentelen zich in de as.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.и зарыдают о тебе громким голосом, и горько застенают, посыпавпеплом головы свои и валяясь во прахе;
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.и ще извикат с глас над тебе, ще писнат горко, ще посипят пръст на главите си, и ще се валят в пепелта;
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.והשמיעו עליך בקולם ויזעקו מרה ויעלו עפר על ראשיהם באפר יתפלשו׃
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.ويسمعون صوتهم عليك ويصرخون بمرارة ويذرّون ترابا فوق رؤوسهم ويتمرغون في الرماد.
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.他 們 必 為 你 放 聲 痛 哭 、 把 塵 土 撒 在 頭 上 、 在 灰 中 打 輥
Yüksek sesle haykırıp Senin için acı acı ağlayacaklar; Başlarına toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.他 們必為 你 放聲 痛哭 、 把 塵土 撒在 頭上 、 在 灰 中 打輥
Yüksek sesle konuş canım.Habla más alto querida.
Yüksek sesle konuş canım.- Minä poimin. Puhu kovempaa.
Yüksek sesle konuş canım.Parle plus fort.
Yüksek sesle konuş canım.- Sprich lauter.
Yüksek sesle konuş canım.- Sprich lauter.
Yüksek sesle konuş canım.Vorbeºte mai tare, dragã.