Çünkü çekirdek yükleri aynıdır.É repulsiva se as cargas tiverem o mesmo sinal.
Bunlara, yüklerin modern gösterimi olan pozitif ve negatif isimlerini verdi.Ele deu a eles a nomenclatura atual de carga positiva e negativa.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Além disso, os módulos não interagem uns com os outros.
Uçağın metal kaplaması yer yer perçinlidir ve bu durum uçağa etki eden yüklerin dengeli dağılmasını sağlar.A parte metálica da aeronave é rebitada, o que permite às cargas se espalharem sobre a estrutura inteira.
Batman bombayı Batuçak’a yükler.Vai prejudicar Bomberman em contato.
Yükler Rotterdam Limanı'ndan gemi, mavna, tren veya karayolu aracılığı ile sevk edilmektedir.A partir de Roterdão as mercadorias são transportadas por navio, barcaça fluvial, ferroviária ou rodoviária.
Fakat deve, yükleri indirmeye başlamadan kalkar ve yola devam eder...Além do mais, prometem deixar a terra incólume quando partirem...
Yüklerin de bir kısmını bıraktılar, bir kısmını da taşıdılar.Restaram de suas obras alguns fragmentos, sendo que uns satíricos.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Zodra de aangelegde spanning de doorslagspanning (zenerspanning) overschrijdt gaat de diode geleiden.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Ze hebben geen elektrische lading, interageren niet volgens de zwakke wisselwerking en ze hebben geen smaak.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Nie mają ładunku elektrycznego, nie uczestniczą w oddziaływaniach słabych i nie mają zapachu.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.Wykorzystywane były do wykonywania skomplikowanych obliczeń naukowych.
Yükler birbirlerini itecektir.Obszycia nakłada się jedno na drugie.
Yüklerini ana taşıyıcı kirişlere aktarırlar.Ich kość łonowa kieruje się dogłowowo (do przodu).
Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yerdir.W miejscu kabiny motorniczego znajdują się siedzenia dla pasażerów.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.När de senare (vid stacken) tar loss fettet, slängs fröet iväg.
Yüklerini ana taşıyıcı kirişlere aktarırlar.Och natten svingar ut sin fana bland stjärnehärar.
Proteinin C-ucundaki pozitif yükler bu bükülmeyi sağlamaktadır.Det är då protein C börjar verka.
Daha sonra bu yükler diğer donanıma aktarılırdı.Ці полки потім також було відведено до району дислокації інших частин корпусу.
Çünkü çekirdek yükleri aynıdır.Стандарти ширини колії однакові.
Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yerdir.За пасажирськими сидіннями розташовано багажний простір.
Windows 8.1 ve Windows Server 2012 R2 için Nisan 2014 güncellemesi, bu güncelleştirmeyi geri yükler.Оновлення квітня 2014 року для Windows 8.1 та Windows Server 2012 R2 відновлює останню.
Clarke gemiden kaçmaya çalışırken Daniels tekrar ortaya çıkar ve İşaretçi' yi mekiğe geri yükler.Кларк повертає човник назад, але Деніелс встигає втекти звідти на рятувальній капсулі.
Ann zehri yere döktü ve Holmes'e yalnızlık yüklerini beraber taşıyıp taşıyamayacaklarını sordu.Енн виливає отруту на землю і пропонує нести тягар самотності разом.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Jsou-li tedy bez skryté esence, jsou prázdné (šúnjata).
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Vírové čáry se nemohou vzájemně protínat.
Bütün başarısızlıkları askerlere yükler.Všechny své neúspěchy svedl na své podřízené.
Bu program dosyaları kendi internetine göre indirir veya siteye yükler.Motoarele de căutare penalizează și/sau elimină din indexul lor aceste site-uri sau pagini.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.Un corp conductor gol pe dinăuntru poartă toată sarcina pe suprafața sa exterioară.
Bu yükler ve delikler kuantum fiziğince açıklanır.Aceste sarcini și goluri sunt înțelese în termeni de fizică cuantică.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.A elaborat inducția științifică.
Örneğin, orhan GCC 4.7.2'yi yükler.Dundee FC s-a calificat cu scorul general 7–2.
Kapasitif yüklerde sanal kısım − {\displaystyle \ -} değer alır.Altarul este boltit în semicilindru (ușor frânt) dispus axial.
DNSSEC uygulaması bazı DNS sunucularına önemli yükler ekleyebilir.A DNSSEC implementálása jelentősen megnövelheti a DNS-szerverek terhelését.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Havonta egymilliárd ember nézi a megosztott videókat.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Metacafen käyttäjät jakavat tuhansia uusia videoita päivittäin.
Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yerdir.Kaikkien matkustajien täytyy käyttää henkilöautoissa turvavöitä.
Yükler birbirini çekecektir.Versot haarautuvat vastakkaisesti.
Genişletilebilir araçlarda verilen yüklerde aynı malzemeler kullanılmıştır.Kaikissa autoissa käytetään samaa pohjalevyä.
Deprem yükleri, yapının rijitlik merkezine değil, kütle merkezine etkir.Hätäkeskuksia kallion sijasta betonin sisään.
Akım ve gerilim dalga formlarındaki anlık fark yüklerde enerjiye dönüşür.Hapen ja rikin ominaisuuksien tiedetään muuttuvan korkeissa paineissa.
W bozonunun iki türü +1 ve -1 elektrik yüklerine sahiptir.Υπάρχουν δύο είδη μποζονίων W με ηλεκτρικό φορτίο +1 και −1.
Bu yükler ve delikler kuantum fiziğince açıklanır.Αυτά τα φορτία και οι τρύπες είναι κατανοητά σε όρους κβαντικής φυσικής.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Τα πιόνια μπλοκάρουν το ένα το άλλο χωρίς να αλληλοαπειλούνται.
Yükler Rotterdam Limanı'ndan gemi, mavna, tren veya karayolu aracılığı ile sevk edilmektedir.Από το Ρότερνταμ τα αγαθά μεταφέρονται με πλοία, φορτηγίδες, τρένα ή οδικώς.
Deprem yükleri, yapının rijitlik merkezine değil, kütle merkezine etkir.Το κεντρικό θέμα της σκηνής δεν είναι πλέον στο κέντρο αλλά στα δεξιά.
Bu şişe, yükleri depolayabilir.Αυτό μπορεί να ανοίξει την σάλπιγγα.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Knoglerne er ganske lidt bevægelige i forhold til hinanden.
(Yükler direnç veya empedans olabilir.)(Jeg kan modstå alt, undtagen fristelse.)
Pozitif yükler arasındaki mesafeyi hesaplamak daha zordur.Man kan nogenlunde måle afstanden til lynnedslaget.
Yükler birbirini çekecektir.Kulene vil frastøte hverandre.
Fakat Stoney, bu yüklerin atomlara sabitlenmiş olduğuna ve ayrılamayacağına inanmaktaydı.Namun, Stoney percaya bahwa muatan-muatan ini secara permanen terikat pada atom dan tidak dapat dilepaskan.
Bu yükler ve delikler kuantum fiziğince açıklanır.Muatan dan lubang ini dapat dipahami pada fisika kuantum.
1881'de Stoney, elektroliyon (electrolion) terimini bu temel yükleri adlandırmak için kullandı.Pada tahun 1894, Stoney menciptakan istilah electron untuk mewakili muatan elementer ini.
Dış borçlar ülkenin sırtına yeni yükler bindiriyordu.Karena diatas bahunya terdapat beban untuk menyelamatkan negara.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Ketika gelembung terganggu, mereka berdenyut (yaitu, ukurannya berosilasi) pada frekuensi alami mereka.
Yükleri ölçmek için, şekil değiştirmek zorundadırlar.Để đo tải trọng, chúng phải biến dạng.
Temel kayıt işlemi, kullanıcıların hesaplarına 10240 MB yükler.Đăng ký cơ bản cho phép người dùng tải lên 1024 MB vào tài khoản của mình.
Hava taşıtlarının tasarımları daha büyük ve güvenilir oldukça insanları ve yükleri taşımaya başladılar.Khí cầu bắt đầu chuyên chở người và hàng hóa khi các thiết kế lớn phát triển và đáng tin cậy hơn.
Çünkü çekirdek yükleri aynıdır.Các đực sừng ốc giống.