Mary duygu yüklü bir kız.Mary is a girl full of sentiment.
Ağaç meyve ile yüklüydü.The tree was heavy with fruit.
Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.The vessel was loaded with coal, lumber, and so on.
Bu kamera, film yüklü değil.This camera is not loaded with film.
komşu ülke için bilgi sızıntılarıyla yüklüdür,polis.The police charged him with leaking information to a neighboring country.
O, bu silahı yüklü bulundurur.He keeps this gun loaded.
Şimdi gemiye kömür yüklüyorlar.They are loading coal into a ship now.
Onlar gemiye petrol yüklüyorlar.They are loading oil into the ship.
Suçu bana yüklüyorlar.They put the blame on me.
Onun söylediklerine çok fazla önem yüklüyorsun.You attach too much importance to what he says.
Bu araba tamamen yüklü.This car is fully loaded.
Silahın yüklü mü?Is your gun loaded?
Tom silahının yüklü olduğundan emin olmak için kontrol etti.Tom checked to make sure his gun was loaded.
Yılbaşı gecesi fotoğraflarını yüklüyorum.I'm uploading pictures from New Year's Eve.
Silah yüklü değil.The gun isn't loaded.
Sen yüklüsün.You're loaded.
Tom yüklüdür.Tom is loaded.
Hepimiz yüklüyüz.We're all loaded.
Tom'a yüklü ödeme yaparım.I pay Tom well.
Şu anda dün gece çektiğim resimleri bilgisayara yüklüyorum.I'm now uploading the pictures I took last night.
Tom silahını yeniden yüklüyor.Tom was reloading his gun.
Ağlar balıkla yüklüydü.The nets were loaded with fish.
Tom yeni yazılım yüklüyor.Tom is installing new software.
Tom silahını yüklü tutar.Tom keeps his gun loaded.
Resimleri şimdi yüklüyorum.I'm downloading the pictures now.
Tom arabayı yüklüyor.Tom is loading the car.
Tom mermileri tabancasına yüklüyor.Tom is loading bullets into his gun.
Sunucu aşırı yüklü.The server is overloaded.
Aslında silah yüklü değil.Actually, the gun isn't loaded.
Gemiye ham petrol yüklüyorlar.They're loading crude oil onto the ship.
Tom'a yüklü miktarda para miras kaldı.Tom inherited a considerable amount of money.
iPhone'umda yüklü üç yüz bin şarkı var!I have 300,000 songs loaded onto my iPhone!
Bir iyon, net elektrik yüklü bir atom veya moleküldür.An ion is an atom or molecule with a net electric charge.
Tom'un tüfeği yüklü değildi.Tom's rifle wasn't loaded.
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom bana silahın yüklü olmadığını söyledi.Tom told me the gun wasn't loaded.
Silahım yüklü değildi.My rifle wasn't loaded.
Sami'nin yüklü bir sicili var.Sami has a long record.
Sami yüklü bir tabanca çaldı.Sami stole a loaded pistol.
Güvenlik güncellemelerini yüklüyorum.I'm installing security updates.
Tom arabayı yüklüyor, değil mi?Tom is loading the car, isn't he?
Windows yüklü laptopun mavi ekran verdi sanırım.I see that your Windows laptop was hit by the blue screen of death.
Devlete yüklü miktarda vergi borcu var.He owes the government a lot of money in taxes.
Bu sahne öylesine duygu yüklüydü ki gözyaşlarıma engel olamadım.That scene was so tear-jerking I couldn't stop crying.
Yüklü parçacılar, muhtemelen yerçekimi ve nükleer kuvvetler gibi diğer kuvvetlerle eşleşmişlerdir.Charged particles are possibly coupled to other forces, notably gravity and nuclear forces.
Mac OS 8.5 bir 68k sistemde yüklü ise, Sad Mac hata ekranı görünecektir.If Mac OS 8.5 is installed on a 68k system, the Sad Mac error screen will appear.
En ağır tek yüklü parçacık ise Z bozonudur. (kütle 91,188 GeV / C2).The heaviest single-charged particle is the Z boson (mass 91.188 GeV/c2).
Filmde kullanılan birçok şarkı da anlam yüklüdür.Several songs used in the film are laden with meaning.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.He and his brothers make their way towards the source - a cottage owned by a kindly old woman.
Barton Fink'te yer alan birçok ses efekti anlam yüklüdür.Many of the sound effects in Barton Fink are laden with meaning.
Bu altı leptonun üç tane yüklü parçacığı vardır: elektron, muon ve tau.Of these six leptons, there are three charged particles: the electron, muon, and tau.
Kütleli, dönen ve yüklü cisimler için olan Kerr-Newman denklemi ise birkaç yıl sonra yayınlandı.The Kerr–Newman solution for a rotating, charged massive object was published a few years later.
Sp(8) 32 yüklü bosona ve 4 nötr bosona sahiptir.Sp(8) has 32 charged bosons and 4 neutral bosons.
İlki; güneşin etrafındaki gezegenlerin aksine, elektronlar yüklü parçacıklardı.The first is that, unlike planets orbiting a sun, electrons are charged particles.
Aygıtta yüklü olan her programın bir listesi de mevcuttur.A list of every program installed on the device is also available.
Ayrıca, yüklü organik omurga genellikle atmosferik neme karşı kararsızdır.Furthermore, the charged organic backbone is often unstable towards atmospheric moisture.
Yunanlar, yüklü amber düğmelerin saç gibi hafif objeleri kendine çekebildiğini yazmışlardır.The Greeks observed that the charged amber buttons could attract light objects such as hair.
Her filmde Ghost Rider yüklü ve turboşarjlı bir Suzuki Hayabusa kullanmtakadır.Each movie has a scene where Ghost Rider rides a highly tuned, turbocharged Suzuki Hayabusa.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.The charged particles are highly influenced by magnetic and electric fields.
Eğer dışarıdaki yük negatif ise, yüklü alanların polaritesi tam tersi gibi olacaktır.If the external charge is negative, the polarity of the charged regions will be reversed.