Ana içeriğe geç
Sözlük

yük ile cümle

yük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yukarıda konuşan insanlar vardı.There were people talking upstairs.
Kitap orada, yukarıda.The book is up there.
Bu, yüksek hızlı bir tren.This is a high speed train.
Hava bu yükseklikte çok aldatıcı olabilir.The weather can be very treacherous at this altitude.
Askerler yüksek bir uçurumun kenarında Tom'u köşeye sıkıştırdılar.The soldiers cornered Tom at the edge of a high cliff.
Bu bina ne kadar yüksekliktedir?How tall is this building?
Tom kutuları arabaya yükledi.Tom loaded the boxes into the car.
Tom yüksek hızla dar tünelden geçti.Tom drove through the narrow tunnel at high speed.
Tom arabaları araba vapuruna yükledi.Tom loaded the cars onto the ferryboat.
Dan yüksek bir binadan atıldı.Dan was thrown off a tall building.
Dan arabayı trene yükledi.Dan loaded the cars onto a train.
Bahse girerim senden daha yükseğe sıçrayabilirim.I bet that I can jump higher than you.
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.Tom's knee hurts when he walks up or down stairs.
Dan bile yukarı çıkmadı.Dan didn't even go upstairs.
Dan yüksek seste müziğe sinirlendi.Dan was upset at the loud music.
Dan perşembe günü bir üst sınıfa yükseleceğini söyledi.Dan said that he was moving up on Thursday.
Dan'ın yüksek güçlü silahlara sahip olduğu biliniyordu.Dan was known to have high-powered weapons.
Herkesin kendi yükleri vardır.Everyone has their own burdens.
Tom çok yüksek bir maaş alıyor.Tom receives a very high salary.
O yaklaşık olarak yolun üç kilometre yukarısında.It's about three kilometers up the road.
Bu yüksek bir öncelik değil.It's not a high priority.
Tom yüksek fiyatlardan yakındı.Tom complained about the high prices.
Aslında silah yüklü değil.Actually, the gun isn't loaded.
Tom çok sessizce konuştu ama duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştu.Tom spoke very quietly, but loud enough to be heard.
Tom'un notlarını yükseltmesi gerekiyor.Tom needs to improve his grades.
Gemiye ham petrol yüklüyorlar.They're loading crude oil onto the ship.
Kalp hastalıklarından muzdarip insanların sayısı yükselişte.The number of people suffering from heart disease is on the rise.
Aşağı yukarı benimle aynı yaşta.She's about my age.
O aşağı yukarı benim yaşımda.She's more or less my age.
Siz aşağı yukarı bizimle aynı yaştasınız.You guys are roughly the same age as we are.
Polisin iğrençliği yüzünden kentin suç oranı yüksektir.The city's crime rate is high due to the police's lousiness.
Bizim enerji faturaları son derece yüksek.Our energy bills are extremely high.
Faiz oranları bütün yıl aşağı yukarı oynatıldı.Interest rates have seesawed all year.
Benim odam tam yukarıda.My room is just above.
Ebeveynlerime bir yük olmak istemiyorum.I don't want to be a burden to my parents.
Yüksek topuklu ayakkabıları sevmem.I don't like high-heeled shoes.
Geçen ay için benzin faturam çok yüksekti.My gas bill for last month was very high.
Neden benim kan basıncım yüksek?Why is my blood pressure high?
Neden benim tansiyonum yüksek?Why is my blood pressure high?
Yüksek sesle konuşur musun, lütfen?Can you speak louder, please?
Öğretmen metni yüksek sesle okutur.The teacher has the text read aloud.
Bu yazılımı nasıl yükseltebilirim?How can I update this software?
Ben bir adrenalin yükselmesi yaşıyorum.I'm having an adrenaline rush.
Deniz halkları, deniz yükseliyor.The sea has risen, the sea of peoples.
Hiç YouTube'a bir video yükledin mi?Have you ever uploaded a video to YouTube?
Ne kadar sıklıkla YouTube'a video yüklersin?How often do you upload videos to YouTube?
Mont Blanc Alpler'de en yüksek dağdır.The Mont Blanc is the highest mountain in the Alps.
Heart of Darkness ırkçılık kadar emperyalizm hakkında önemli sorular yükseltir.Heart of Darkness raises important questions about imperialism, as well as racism.
Bağırdığın zaman işe yaramazsa daha yüksek sesle bağır!When yelling doesn't work, yell louder!
Yaz mevsiminde sıcaklık yükselir.In summer the temperature rises.
Everest Dağının yüksekliği ne kadar?How high is Mount Everest?
O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.He has a master's degree in mathematics.
Yüklemek, indirmenin tersidir.Uploading is the opposite of downloading.
Eyfel kulesi ne kadar yüksekliktedir?How tall is the Eiffel Tower?
O yavaşça merdivenlerden yukarı çıktı.He went slowly up the stairs.
Baykuş yüksek sesle çığlık attı.The owl gave a loud screech.
Kasten yüksek sesle konuşuyorum.I am deliberately speaking loudly.
Yüksek bir dağın zirvesinde hava çok incedir.The air is very thin at the top of a high mountain.
O, aşağıda kürk ceketini çıkardı, yukarı gitti ve kapıyı hafifçe çaldı.He removed his fur jacket downstairs, went up, and knocked lightly on the door.
O, Roma Üniversitesinin yüksek lisans öğrencisi değil mi?Isn't he the graduate student of the University of Rome?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod