yükü ile cümle

yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yükünüz ya pozitif ya negatiftir. -You could have just a positive or a negative charge. So that's fine, you say, Sal, that's nice.
Manyetizmi hareketli yükün etkisi sayesinde tanımlayabiliyoruz. -But we're defining magnetism in terms of the effect that it has on a moving charge.
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.Because they're not sure, and they don't want to take legal responsibility.
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmaya Yüküm ağırlaşır O'nu acılar içinde görünceI can't describe her beauty with my tongue it adds to my burden when I see her suffer
Ya da profesor olduğum ve toplum tarafından bu maaşı almaya yükümlü tutulduğum için mi?Is it because I'm a professor, and, therefore, I must be entitled to this reward from society?"
Yalnızca kolçaklarla kollarınızı rahatlatmak bu yükün yüzde 20'sini alıyor.Just relieving your arms with armrests takes 20 percent of that load off.
Varlıklarım neler, yükümlülüklerim neler?What do I have, what do I owe?
Yükümlülüklerim ne durumda?And what do I owe?
Yapılan iş nedir? - +2C yüküne etki eden kuvvet ne?Well, what is the force of the field right here? What is the force exerted on this 2-coulomb charge?
Eğer bu E alanda +2C yüküne uygulanan kuvvetiSo if you want to know the force of the field at that point-- let me draw that in a different color.
Bu sonuç bize nasıl yarar sağlar? +2C yükünün belli bir kütlesi vardır. -Well, if we also knew the mass-- let's say that this charge had some mass.
İki protonu olduğundan ve elektronu olmadığından dolayı yükü +2 dir. -It has two protons so it has a plus 2 charge.
Aslında elektronun kütlesi sıfır değildir ve yükü -1 dir. -Its mass really isn't zero. And its charge is minus 1.
Biliyorsunuz ki yükü -1 olduğundan dolayı bu parçacık elektrondur.You know this is an electron because it's a minus 1 charge.
Bu parçacık da yükü +1 olduğundan dolayı pozitrondur. -You know this is a positron because it has a plus 1 charge.
Yani -2 yüküm olması gerekmiyor mu?So wouldn't I now have a minus 2 charge?
Ayrıca yeni elementin - (eksi) yüklü olduğunu söyleyebiliriz fakat bu yükü hemen kaybedecektir. -We could even say immediately that this would have a negative charge, but then it loses
Ve eğer o insanlar bankanın yükümlülüklerini karşılayamazlarsa, asla borç almazlar. -And if they don't meet what the bank's requirements are, they would never get a loan.
Teminatlandırılmış borç yükümlülükleri videomda bunlardan bahsetmiş olmam gerekiyor. -And I think I touched on it in the video on collateralized debt obligations.
Bu banknot benim yükümlülüğümü temsil ediyor.That'd be my liability, right?
İKYT dış-iskeleti ile değişik arazilerde 200 pound'un üzerindeki yükü saatlerce taşıyabilirim.With the HULC exoskeleton, I can carry 200 lbs. over varied terrain for many hours.
Yükümlülüklerim neler?What are my liabilities?
Peki yükümlülük ne demekti?What are my liabilities?
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Well, a liability is something that's an economic obligation to someone else.
Bu durumda evi almadan önceki yükümlülüklerim neler?So what are my liabilities before I buy the house?
Hiç yükümlülüğüm yok.Well, nothing.
Yani Aktif eşittir pasif bu da eşittir yükümlülükler artı özsermaye.liabilities plus equity.
Yani yükümlülülüklerim sıfır.So my liabilities are zero.
Pasifte hiç bir yükümlülüğüm yok, borç sıfır.I have no liabilities.
Hiç bir yükümlülüğüm yok.I have no liabilities.
Önce yükümlülükler, yani birisine borçlu olduğum şeyler. .Well, my liability, that's something that I owe to someone else.
Bankaya 750,000 $ borçluyum, bu benim yükümlülüğüm.I owe the bank $750,000.
Bu halkı tek başıma taşıyamam, bunca yükü kaldıramam.I am not able to bear all this people alone, because it is too heavy for me.
‹‹O sırada size, ‹Tek başıma yükünüzü taşıyamam› dedim,I spoke to you at that time, saying, "I am not able to bear you myself alone:
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?How can I myself alone bear your encumbrance, and your burden, and your strife?
Yükünü RABbe bırak, O sana destek olur. Asla izin vermez Doğru insanın sarsılmasına.Cast your burden on Yahweh, and he will sustain you. He will never allow the righteous to be moved.
Her gün yükümüzü taşıyan Rabbe, Bizi kurtaran Tanrıya övgüler olsun. _iSelaBlessed be the Lord, who daily bears our burdens, even the God who is our salvation. Selah.
‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu,"I removed his shoulder from the burden. His hands were freed from the basket.
Değirmen taşını gençler çevirdi, Çocuklar odun yükü altında tökezledi.The young men bare the mill; The children stumbled under the wood.
‹‹Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm."Come to me, all you who labor and are heavily burdened, and I will give you rest.
Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir.››For my yoke is easy, and my burden is light."
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bear one another's burdens, and so fulfill the law of Christ.
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.For each man will bear his own burden.
Herkes ancak gücü ölçüsünde bir şeyle yükümlü tutulur.The same holds good for the heir of the father (if he dies).
Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Yine ailemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla (azık) alırız.We shall go and bring a camel-load more of grain for our family, and take good care of our brother.
Onların yüklerini hazırlatırken su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu.When he had given them their provisions he put his goblet in his brother's saddle-bag.
Onu getirene bir deve yükü (mükafat) var. Ben buna kefilim"Whoever comes up with it will be given a camel-load of grain; I vouch for it."
Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır.And will live for ever under it.
Ki hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.That no one who carries a burden bears another's load;
Ve atmadık mı senin üzerinden yükünü?And removed your burden
Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın.So fight on in the way of God (irrespective of the others).
Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir.O you who believe, on you rests (the responsibility) for your own selves.
Kim bundan yüz çevirirse, şüphesiz kıyamet günü o, bir günah-yükü yüklenecektir.Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar.And will live for ever under it.
Doğrusu, hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez.That no one who carries a burden bears another's load;
Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz.God does not burden a soul beyond what He has given him.
Ve yükünü indirip-atmadık mı?And removed your burden
İnsan zayıf yaratılmış olduğundan Allah sizden yükü hafifletmek ister.God would like to lighten your burden, for man was created weak.
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu.When he had given them their provisions he put his goblet in his brother's saddle-bag.

İlgili Sayfalar