yükü ile cümle

yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.A náboj elektronu je záporný, takže minus e je náboj elektronu.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.E a carga de um elétron é negativa deste, de modo e negativa é a carga de um elétron.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.E la carica di un elettrone è il suo negativo, perciò e negativa è la carica di un elettrone.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.Et la charge d'un électron est négative, alors e négatif est la charge d'un électron.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.Og elektronens ladning er det negative af dette, så minus e er elektronens ladning.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.Und die Ladung eines Elektrons ist das negative davon, minus e ist die Ladung eines Elektrons.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.И заряда на електрона е обратното на това,така че отрицателното "е" е заряда на електрон.
Elektronun yükü de bunun negatifidir. Yani elektronun yükü negatif e'dir.И заряд электрона является отрицательной, так отрицательные e является заряд электрона.
Elektronun yükü de bunun negatifidir.Y la carga de un electrón es el negativo de esto, así que
Elektronun yükü de bunun negatifidir.אז כנראה שזה מסמל את המטען היסודי (elementary) של פרוטון.
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.Je hebt het elektron behouden, dus dat is waarom er een negatieve lading is.
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.L'elettrone resta, per questo la carica è negativa.
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.Megtartod az elektronját, így ezért negatív töltés lesz itt.
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.Nechali jste si elektron, proto je záporný náboj přímo zde.
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.On a gardé l'électron, c'est pourquoi c'est une charge négative ici
Elektronu sakladık, o yüzden negatif yükü var.Κρατήσαμε το ηλεκτρόνιο γι'αυτό είναι αρνητικά φορτισμένα εδώ.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Detta kallas monopoles, när du kan ha endast en laddning. Detta är vad som gäller för elektrostatik.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Estos son llamados monopolos, cuando sólo tienes una carga cuando hablamos de electrostática.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Jedná se o tzv. mono-pól, když máte jen jeden náboj v elektrostatice.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.이런것을 단극이라고 합니다 하나의 전하를 가질때, 정전기에 대해 얘기할 때입니다
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Nazývame ich monopólmi, pretože v elektrostatike môže samostatne existovať jediný náboj.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Questi vengono chiamati "monopoli" quando c'è una sola carica quando parli di elettro statistica.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Te nazywamy jednobiegunowymi, kiedy macie jeden ładunek gdy mówmy o elektrostatyce.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Това се нарича "монопол" - когато имаме само един заряд това е термин от електростатиката.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.אלה נקראים מונופולים, כשיש לנו רק מטען אחד, כשמדברים על אלקטרוסטטיקה.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.هؤلاء يسمون أحاديو القطب عندما تملك شحنة واحدة عندما تتحدث عن الكهرباء الساكنة
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.当你们只有一个电荷 当你们谈论静电学时 就有单极子
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır. Bir artı yük, ve bir de eksi yük.Elektrosztatikában két előjelű töltés létezik: a pozitív és a negatív.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır. Bir artı yük, ve bir de eksi yük. Yani iki yük vardır.-- Sorry, het punt van de naal die naat het zuiden wijst, die noemen we de zuidpool
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.En electrostática, tienes dos cargas.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.I Elektrostatik har du två laddningar.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.In elettrostatica, ci sono due cariche.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.정전기에서는, 두개의 전하를 가집니다
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.V elektrostatice, máte dva náboje.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.V elektrostatike hovoríme o dvoch druhoch náboja.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.W elektrostatyce macie dwa ładunki.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.В електростатиката, имаме два заряда.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.באלקטרוסטטיקה יש לנו מטענים.
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.في علم الكهرباء الساكنة، لديك شحنتين
Elektrostatikteyse, iki yükünüz vardır.在静电学中 有两种电荷
Er = k X çemberin yükü / (h^2 +r^2) olur -קבוע קולון כפול המטען של הטבעת חלקי h בריבוע ועוד r בריבוע.
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriDevoir d'entretien des époux
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriLa obligación de prestación de alimentos entre los cónyuges
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriMakarnas underhållsskyldighet
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriPuolisoiden elatusvelvollisuus
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriОбязанность содержания супруга/и
Eşlerin geçindirme yükümlülükleriالواجب الإعاشي للزوجين
Eşlerin geçindirme yükümlülükleri夫妻相互支持义务
Evet bu sodyum Sodyum-Na- iyonlarının yükü artı bir-+1- olmalıTo jest jon sodu, naładowany dodatnio, a jego ładunek wynosi plus jeden.
Evet, parçacığın yükü 2 Coulomb'du.2쿨룸입니다
Evet, parçacığın yükü 2 Coulomb'du.Bueno, fue 2 coulombs.
Evet, parçacığın yükü 2 Coulomb'du.To byly 2 coulomby.
Evet, parçacığın yükü 2 Coulomb'du.Vel, den var 2 Coulomb.
Evet, parçacığın yükü 2 Coulomb'du.הזזנו מטען של 2 קולון.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.A ház körüli feladatok sokaságának terhe általában a lányokra és kisebb testvérekre szakad.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.Die gesamte Last der Aufgaben im Haushalt fällt normalerweise den Mädchen und jüngeren Geschwistern zu.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.Greutatea tuturor muncilor gospodăreşti cade în general pe umerii fetelor şi a fraţilor mai mici.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.힘든 집안 일의 부담은 소녀들과 동생들에게로 주로 돌아갑니다.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.La carga de las tareas del hogar usualmente recae en las chicas y hermanos menores.
Ev işlerinin yükümlülüğu genellikle kızlara ve evin en küçüğüne düşer.Бремето на всичките домакински задачи обикновено пада върху момичета и по-млади братя и сестри.

İlgili Sayfalar