yücelik ile cümle
yücelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.nguyền Ngài được vinh hiển đời đời vô cùng! A-men.
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.nguyền Ngài được vinh_hiển đời_đời vô_cùng ! A-men .
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.Terpujilah Allah selama-lamanya! Amin
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.welchem sei Ehre von Ewigkeit zu Ewigkeit! Amen.
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.εις τον οποιον εστω η δοξα εις τους αιωνας των αιωνων αμην.
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.Ему слава во веки веков. Аминь.
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.котрому слава на віки вічні. Амінь.
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.אשר לו הכבוד לעולמי עולמים אמן׃
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.الذي له المجد الى ابد الآبدين. آمين
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.但 願 榮 耀 歸 於 神 直 到 永 永 遠 遠 。 阿 們
Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.但 願榮 耀歸 於 神 直 到 永永遠遠 。 阿們
Ulvilik, yücelik, ululuk 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda çok önem verilen bir kavram.Dokonalost byla velmi důležitým konceptem na konci 18. a 19. století.
Ulvilik, yücelik, ululuk 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda çok önem verilen bir kavram.Myśle, że pojęcie wzniosłości dominowało w sztuce pod koniec 18 i w 19 wieku.
Ulvilik, yücelik, ululuk 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda çok önem verilen bir kavram.Гадаю, поняття піднесеного було дуже важливим у поглядах 18-ого і 19-ого ст.
Ulvilik, yücelik, ululuk 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda çok önem verilen bir kavram.Я думаю, что понятие величественности было очень важной идеей в конце 18-ого и в 19-ом веках.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Ea a zis: ,,S'a dus slava din Israel, căci chivotul lui Dumnezeu este luat.``
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››E disse: De Israel se foi a glória, pois é tomada a arca de Deus.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Ella dijo: --La gloria se ha apartado de Israel, porque el arca de Dios ha sido capturada
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Elle dit: La gloire est bannie d`Israël, car l`arche de Dieu est prise!
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Hän sanoi: "Kunnia on mennyt Israelilta", koska Jumalan arkki oli ryöstetty.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Hon sade: »Härligheten är borta från Israel», eftersom Guds ark var tagen.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Hun sa: Bortveket er herligheten fra Israel; for Guds ark er tatt.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Hun sagde: "Borte er Israels Herlighed, thi Guds Ark er taget!"
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››In je dejala: Slava je šla strani od Izraela, ker je vzeta skrinja Božja.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››또 이르기를 하나님의 궤를 빼앗겼으므로 영광이 이스라엘에서 떠났다 하였더라
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››La donna disse: «Se n'è andata lungi da Israele la gloria», perché era stata presa l'arca di Dio
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››monda [ismét]: Oda van Izráel dicsõsége, mert elvétetett az Isten ládája.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Nàng lại tiếp : Thật , sự vinh_hiển của Y-sơ-ra-ên đã mất rồi , vì hòm của Ðức_Chúa_Trời đã bị cướp lấy .
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Nàng lại tiếp: Thật, sự vinh hiển của Y-sơ-ra-ên đã mất rồi, vì hòm của Ðức Chúa Trời đã bị cướp lấy.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Preto riekla: Odstehovala sa sláva z Izraela, pretože bola vzatá truhla Božia.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Protož řekla: Přestěhovala se sláva z Izraele, nebo vzata jest truhla Boží.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Prztoż rzekła: Przeprowadziła się sława od Izraela; bo wzięto skrzynię Bożą.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Und sprach abermals: Die Herrlichkeit ist dahin von Israel; denn die Lade Gottes ist genommen.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Και ειπεν, Η δοξα εφυγεν εκ του Ισραηλ διοτι επιασθη η κιβωτος του Θεου.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››каза прочее: Славата се изгуби от Израиля, защото Божият ковчег се хвана.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››Она сказала: отошла слава от Израиля, ибо взят ковчег Божий.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››ותאמר גלה כבוד מישראל כי נלקח ארון האלהים׃
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››فقالت زال المجد من اسرائيل لان تابوت الله قد أخذ
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››他 又 說 、 榮 耀 離 開 以 色 列 、 因 為 神 的 約 櫃 被 擄 去 了
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››他 又 說 、 榮耀離開 以色列 、 因為神 的 約櫃 被 擄 去了
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.(95:6) Слава и величие пред лицем Его, сила и великолепие во святилище Его.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Ékesség és fenség van elõtte; tisztesség és méltóság az õ szent helyén.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Es stehet herrlich und prächtig vor ihm und gehet gewaltig und löblich zu in seinem Heiligtum.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.For hans Åsyn er Højhed og Hæder, Lov og Pris i hans Helligdom.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Glória e majestade estão diante dele, força e formosura no seu santuário.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Gloria y esplendor hay delante de él; poder y hermosura hay en su santuario
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Herraus ja kunnia on hänen kasvojensa edessä, kiitos ja ylistys hänen pyhäkössänsä.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Høihet og herlighet er for hans åsyn, styrke og prydelse er i hans helligdom.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Ia diliputi keagungan dan kemuliaan, Rumah-Nya penuh kuasa dan keindahan
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.존귀와 위엄이 그 앞에 있으며 능력과 아름다음이 그 성소에 있도다
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.La splendeur et la magnificence sont devant sa face, La gloire et la majesté sont dans son sanctuaire.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Maestà e bellezza sono davanti a lui, potenza e splendore nel suo santuario
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Majestät och härlighet äro inför hans ansikte, makt och glans i hans helgedom.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Sláva a důstojnost před ním, síla i okrasa v svatyni jeho.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Slava in lepota sta pred njim, moč in veličastvo v svetišču njegovem.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Strălucirea şi măreţia sînt înaintea Feţei Lui, slava şi podoaba sînt în locaşul Lui cel sfînt.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Sự tôn vinh và sự oai nghi ở trước mặt Ngài. Sự năng lực và sự hoa mỹ ở nơi thánh Ngài.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Sự tôn_vinh và sự oai_nghi ở trước mặt Ngài . Sự năng_lực và sự hoa_mỹ ở nơi thánh Ngài .
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Velebnosť a sláva je pred sím, sila a okrasa v jeho svätyni.
Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır.Zacność i ochędóstwo przed obliczem jego, moc i piękność w świątnicy jego.