yücelik ile cümle
yücelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.єдиному премудрому Богові, через Ісуса Христа, котрому слава на віки. Амінь.
Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.така щото вие не оставате назад в никоя дарба, като чакате явлението на нашия Господ Исус Христос,
Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.לאלהים החכם לבדו לו הכבוד בישוע המשיח לעולמים אמן׃
Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.願 榮 耀 因 耶 穌 基 督 歸 與 獨 一 全 智 的 神 、 直 到 永 遠 。 阿 們
Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.願榮 耀因 耶穌基督 歸與獨 一 全 智 的 神 、 直到 永遠 。 阿們
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Aussi je vous demande de ne pas perdre courage à cause de mes tribulations pour vous: elles sont votre gloire.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Därför beder jag eder att icke fälla modet vid mina lidanden för eder; de lända ju eder till ära.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Derfor beder jeg at I ikke må tape motet over mine trengsler for eder, som er eders ære. -
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.그러므로 너희에게 구하노니 너희를 위한 나의 여러 환난에 대하여 낙심치 말라 이는 너희의 영광이니라
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Por tanto, os pido que no os desaniméis por mis tribulaciones a vuestro favor, pues ellas son vuestra gloria
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Portanto vos peço que não desfaleçais diante das minhas tribulações por vós, as quais são a vossa glória.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Preto prosím, žeby ste neustávali v mojich súženiach za vás, čo je vašou slávou.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Protož prosím, abyste nehynuli v čas soužení mých pro vás, kteráž jsou sláva vaše.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Przetoż proszę, abyście nie słabieli dla ucisków moich za was, co jest chwałą waszą.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vă rog iarăş să nu vă pierdeţi cumpătul din pricina necazurilor mele pentru voi: aceasta este slava voastră).
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vi prego quindi di non perdervi d'animo per le mie tribolazioni per voi; sono gloria vostra
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Zato prosim, da ne opešate v stiskah mojih za vas, kar je vaša čast.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Δια τουτο σας παρακαλω να μη αθυμητε δια τας υπερ υμων θλιψεις μου, το οποιον ειναι δοξα υμων.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.на Него да бъде слава в църквата и в Христа Исуса във всичките родове от века до века. Амин.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Посему прошу вас не унывать при моих ради вас скорбях, которые суть ваша слава.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Тимже благаю вас не смутитись горем моїм про вас, котре єсть слава ваша.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.בעבור זאת אבקש שלא תחתו בצרותי למענכם יען כי היא תפארתכם׃
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.لذلك اطلب ان لا تكلّوا في شدائدي لاجلكم التي هي مجدكم.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所 以 我 求 你 們 、 不 要 因 我 為 你 們 所 受 的 患 難 喪 膽 . 這 原 是 你 們 的 榮 耀
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所以 我 求 你 們 、 不 要 因我 為 你 們所 受 的 患難喪膽 . 這原 是 你 們 的 榮耀
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Albowiem i to, co chwałę miało, nie miało chwały w tej części, co się tknie onej przewyższającej chwały.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Denn auch jenes Teil, das verklärt war, ist nicht für Klarheit zu achten gegen die überschwengliche Klarheit.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Et, sous ce rapport, ce qui a été glorieux ne l`a point été, à cause de cette gloire qui lui est supérieure.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.for det herlige har i dette stykke ingen herlighet mot hin overvettes rike herlighet.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Ja, det herlige er jo i dette Tilfælde endog uden Herlighed i Sammenligning med den endnu større Herlighed.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.영광되었던 것이 더 큰 영광을 인하여 이에 영광될 것이 없으나
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Nebo to, což oslaveno bylo, aniž oslaveno bylo v té částce, u přirovnání převýšené slávy nového přisluhování.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pois na verdade, o que foi feito glorioso, não o é em comparação com a glória inexcedível.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pues lo que había sido glorioso no es glorioso en comparación con esta excelente gloria
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Şi în privinţa aceasta, ce a fost slăvit nici n'a fost slăvit, din pricina slavei care o întrece cu mult.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Sõt a dicsõített nem is dicsõséges ebben a részben az õt meghaladó dicsõség miatt.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Διοτι ουδε εδοξασθη εν τουτω τω μερει το δεδοξασμενον ενεκεν της υπερβαλλουσης δοξης.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Бо й не прославилось прославлене в тій мірі, задля переважуючої слави.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.То прославленное даже не оказывается славным с сей стороны, по причине преимущественной славы последующего .
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.כי אף הנכבד איננו נחשב לכבוד לעמת הכבוד הנעלה הזה׃
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.فان الممجد ايضا لم يمجد من هذا القبيل لسبب المجد الفائق.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從 前 有 榮 光 的 、 因 這 極 大 的 榮 光 、 就 算 不 得 有 榮 光 了
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從前 有 榮光 的 、 因這極 大 的 榮光 、 就算 不得有 榮光了
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››A zvedia Egypťania, že ja som Hospodin, keď sa oslávim na faraonovi, na jeho vozoch a na jeho jazdcoch.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››A zvědí Egyptští, že já jsem Hospodin, když oslaven budu v Faraonovi, v vozích jeho a v jezdcích jeho.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››I dowiedzą się Egipczanie, żem Ja Pan, gdy uwielbiony będę w Faraonie, w woziech jego, i w jezdnych jego.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››In Egipčani spoznajo, da sem jaz GOSPOD, kadar se oslavim na Faraonu, na njegovih vozeh in konjikih njegovih.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››내가 바로와 그 병거와 마병으로 인하여 영광을 얻을 때에야 애굽 사람들이 나를 여호와인 줄 알리라 하시더니
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››Maka orang Mesir akan tahu bahwa Akulah TUHAN.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››og Ægypterne skal kende, at jeg er HERREN, når jeg forherliger mig på Farao, hans Vogne og Ryttere."
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››Şi vor şti Egiptenii că Eu sînt Domnul cînd Faraon, carăle şi călăreţii lui, vor face să se arate slava Mea.``
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››и узнают Египтяне, что Я Господь, когда покажу славу Мою на фараоне, на колесницах его и на всадниках его.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››וידעו מצרים כי אני יהוה בהכבדי בפרעה ברכבו ובפרשיו׃
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››فيعرف المصريون اني انا الرب حين اتمجد بفرعون ومركباته وفرسانه.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››我 在 法 老 、 和 他 的 車 輛 、 馬 兵 上 、 得 榮 耀 的 時 候 、 埃 及 人 就 知 道 我 是 耶 和 華 了
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››我 在 法老 、 和 他 的 車輛 、 馬兵 上 、 得榮耀 的 時候 、 埃及人 就 知道 我 是 耶和華 了
Geçici olan, yücelik içinde geldiyse, kalıcı olanın yüceliği çok daha büyüktür.Bo jeźlić to, co niszczeje, było chwalebne, daleko więcej to, co zostaje, jest chwalebne.
Geçici olan, yücelik içinde geldiyse, kalıcı olanın yüceliği çok daha büyüktür.če je v slavi, kar je minljivo, veliko bolj je v slavi, kar je trajno.
Geçici olan, yücelik içinde geldiyse, kalıcı olanın yüceliği çok daha büyüktür.Denn so das Klarheit hatte, das da aufhört, wie viel mehr wird das Klarheit haben, das da bleibt.
Geçici olan, yücelik içinde geldiyse, kalıcı olanın yüceliği çok daha büyüktür.En effet, si ce qui était passager a été glorieux, ce qui est permanent est bien plus glorieux.