Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.ja he ylistivät Jumalaa minun tähteni.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.나로 말미암아 영광을 하나님께 돌리니라
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Maka mereka memuji Allah karena saya
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Och de prisade Gud för min skull.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.og de priste Gud for mig.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.og de priste Gud for mig.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Şi slăveau pe Dumnezeu din pricina mea.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.und priesen Gott über mir.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Vậy thì, các hội đó vì cớ tôi khen ngợi Ðức Chúa Trời.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Vậy_thì , các hội đó vì cớ tôi khen_ngợi Ðức_Chúa_Trời .
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.Y daban gloria a Dios por causa de mí
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.και εδοξαζον τον Θεον δι' εμε.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.и прославляли за меня Бога.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.і прославляли у мені Бога.
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.ויהללו בי את האלהים׃
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.فكانوا يمجدون الله فيّ
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.他 們 就 為 我 的 緣 故 、 歸 榮 耀 給 神
Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.他 們 就 為 我 的 緣故 、 歸榮 耀給神
Bu çok yüce bir gerçeklik.Използвайки този израз по възможно най-възвишения начин.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Aj to by bola bývala neprávosť pred sudcu, lebo tak by som bol zaprel silného Boha hore -,
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.anche questo sarebbe stato un delitto da tribunale, perché avrei rinnegato Dio che sta in alto
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.C`est encore un crime que doivent punir les juges, Et j`aurais renié le Dieu d`en haut!
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Ðiều đó cũng là một tội ác đáng bị quan xét phạt; Vì nếu làm vậy, tôi đã từ chối Ðức Chúa Trời trên cao kia.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Dosa semacam itu patut mendapat hukuman mati; karena Allah Yang Mahakuasa telah diingkari
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.esto también habría sido un delito digno de castigo; porque habría negado al Dios de lo alto
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Ez is biró elé tartozó bûn volna, mert ámítottam volna az Istent oda fent!
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.I toćby była nieprawość osądzenia godna; bobym się tem zaprzał Boga z wysokości.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.I toť by byla nepravost odsudku hodná; neboť bych tím zapíral Boha silného nejvyššího.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.이 역시 재판장에게 벌 받을 죄악이니 내가 그리하였으면 위에 계신 하나님을 배반한 것이니라
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Nei, også det vilde være en misgjerning, hjemfalt til dom; for da hadde jeg fornektet Gud i det høie.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Nej, också det hade varit en straffbar missgärning; därmed hade jag ju förnekat Gud i höjden.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.niin olisi sekin raskaasti rangaistava rikos, sillä minä olisin kieltänyt korkeuden Jumalan.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.også det var Brøde, der drages for Retten, thi da fornægted jeg Gud hist oppe.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.tudi to bi bila pregreha, kazni vredna pred sodniki, ker bi bil zatajil Boga mogočnega, ki je gori!
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.was auch eine Missetat ist vor den Richtern; denn damit hätte ich verleugnet Gott in der Höhe.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.και τουτο ηθελεν εισθαι ανομημα καταδικον διοτι ηθελον αρνηθη τον Θεον τον Υψιστον.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.И това би било беззаконие, което да се накаже от съдиите, Защото бих се отрекъл от Всевишния Бог.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.Это также было бы преступление, подлежащее суду, потому что я отрекся бы тогда от Бога Всевышнего.
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.גם הוא עון פלילי כי כחשתי לאל ממעל׃
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.فهذا ايضا اثم يعرض للقضاة لاني اكون قد جحدت الله من فوق
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.這 也 是 審 判 官 當 罰 的 罪 孽 、 又 是 我 背 棄 在 上 的 神
Bu da yargılanacak bir suç olurdu, Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.這 也 是 審 判官 當罰 的 罪孽 、 又 是 我 背棄 在上 的 神
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Abbiamo deciso di chiamarla così per auspicare la pace nella regione, e in tutto il mondo.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Folosim acest nume pentru a celebra pacea în regiune și pe planetă.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.우리는 이 지역과 지구의 평화를 축복하기 위해 그 이름을 지었습니다
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Mit diesem Namen wollen wir Frieden hier in der Region und auf der ganzen Welt feiern.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Nimellä ylistetään alueen ja koko maailman rauhaa.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Nous utilisons ce nom pour célébrer la paix dans la région et sur la planète.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Usamos ese nombre para celebrar la paz en la región y en el planeta.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Vi bruger det navn for at fejre fred i regionen og på planeten.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.We kozen die naam om de vrede in die regio en op de planeet te vieren.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Wybraliśmy to imię na cześć pokoju w tym regionie i na całej Ziemi.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Χρησιμοποιούμε αυτό το όνομα για να γιορτάσουμε την ειρήνη στην περιοχή και στον πλανήτη.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Ми використовуємо це ім'я, аби відзначити мир в регіоні і на планеті.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Мы используем это имя для того, чтобы отпраздновать мир в регионе и на всей планете.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Селам означава "мир" на много етиопски езици. Избрахме това в името на мира в региона и на планетата.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.בחרנו בשם זה כסמל לשלום באזור זה ובעולם.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.ونحن نستخدم الأسم للإحتفاء بالسلام في المنطقة وفي الكوكب.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.多くの有名な雑誌の表紙を飾ったことで
Bu kez de,... ...Mısır tanrılarının en yücesi Osiris ile tanışıyor.Je představován jednomu z vyšších bohů Egyptského pantheonu, Osiriovi.