yöre ile cümle

yöre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Había pastores en aquella región, que velaban y guardaban las vigilias de la noche sobre su rebaño
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.In pastirji so čuli v tistem kraju pod milim nebom in so stražili po noči svojo čredo.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.I samma nejd voro då några herdar ute på marken och höllo vakt om natten över sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Ja sillä seudulla oli paimenia kedolla vartioimassa yöllä laumaansa.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.그 지경에 목자들이 밖에서 밤에 자기 양떼를 지키더니
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og der var Hyrder i den samme Egn, som lå ude på Marken og holdt Nattevagt over deres Hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og det var nogen hyrder der på stedet, som var ute på marken og holdt nattevakt over sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Pada malam itu ada gembala-gembala yang sedang menjaga domba-dombanya di padang rumput di daerah itu
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Und es waren Hirten in derselben Gegend auf dem Felde bei den Hürden, die hüteten des Nachts ihre Herde.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả , cũng trong miền đó , có mấy kẻ chăn_chiên trú ngoài đồng , thức đêm canh_giữ bầy chiên .
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả, cũng trong miền đó, có mấy kẻ chăn chiên trú ngoài đồng, thức đêm canh giữ bầy chiên.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.В той стране были на поле пастухи, которые содержали ночную стражу у стада своего.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.И роди първородния си Син, пови Го, и положи Го в ясли, защото нямаше място за тях в страноприемницата.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.І були пастухи в сторонї тій, що ночлїгували та стерегли сторожею в ночі отари своєї.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.ורעים היו בארץ ההיא לנים בשדה ושמרים את משמרות הלילה בעדרם׃
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.وكان في تلك الكورة رعاة متبدين يحرسون حراسات الليل على رعيتهم.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.在 伯 利 恆 之 野 地 裡 有 牧 羊 的 人 、 夜 間 按 著 更 次 看 守 羊 群
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.在 伯利 恆之 野地 裡 有 牧羊 的 人 、 夜間 按 著 更 次 看守 羊群
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazHá muita gente que diz: "Gente da cidade não tem nada que vir dizer à gente do campo o que fazer.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz여러분들도 알다시피 많은 사람들이 "음.. 알다시피 도시에 사는 사람들은 우리가 무엇을 하든지 상관하지 않아,
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazNhư bạn biết, nhiều người nói, "các gã ở thành thị không biết gì về thú vui ở nông thôn"
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazPojawiały się głosy typu: "Miastowi nie będą nam mówili, co mamy robić.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazSokan mondják "Nos," "maguk városiak csak ne mondják meg nekünk, mit csináljunk."
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazVeel mensen zeggen "Nou, weet je, stadsjongens hebben niks te zeggen over wat wij plattelanders doen.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz"Эти городские вмешиваются не в свои дела и диктуют, что делать тем, кто лучше них знает природу.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazאתם יודעים, הרבה אנשים אמרו, "לעירוניים האלה אין שום זכות להגיד לנו, אנשי הכפר, מה לעשות עם הזמן שלנו,
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazهناك من يقول: " تعرفون أهل المدينة هؤلاء يحاولون فرض ما يجب علينا نحن الفلّاحون فعله في أوقات فراغنا!"
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz「都会人は地方の慣習と関わろうとしないけど 地方にとっては 生活の一部であり伝統だ
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...우리가 매일 일상생활을 하는 지역사회와,
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...Un platou al comunității, al vieţii cotidiene.
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...צלחת קהילתית, האופן בו אנו חיים יום יום את חיינו.
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...طبق المجتمع - الطريقة التي نعيش بها حياتنا اليومية؛
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...教育という受け皿で 子供の学校教育や
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Am făcut o mulțime de lucruri de ocară în viețile noastre, și am zis, în regulă, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Kita telah melakukan banyak kesalahan dalam hidup kita, dan kita berkata, oke, lokal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.우리는 정말 놀라운 일들을 해왔습니다.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nelle nostre vite abbiamo fatto molte cose vergognose, e abbiamo detto: "Okay, locale".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nós fizemos muitas coisas loucas nas nossas vidas, e dissemos, ok, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Robimy dużo szalonych rzeczy w życiu, i chcemy działać lokalnie.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Urobili sme veľa poburujúcich vecí v našich životoch a povedali sme, dobre, lokálne.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.We hebben een hoop verschrikkelijke dingen gedaan in ons leven, en we zeiden, oké, lokaal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Wir haben viele ausserordentliche Dinge im Leben getan, und wir sagen, ok, hier am Ort.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Fuimos muy arriesgados y decidimos que fuera "local".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Rengeteg gyalázatos dolgot tettünk életünk során, és feltettük a kérdést: mit is jelent a "helyi" kifejezés?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Udělali jsem hodně hnusných věcí v našich životech, a řekli jsem si, fajn, místní, co to "místní" znamená?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Мы сделали много вопиющих вещей в нашей жизни, и мы спросили себя, что означает "локально".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Κάναμε αρκετά εξωφρενικά πράγματα στη ζωή μας, και καταλήξαμε, "τοπικά".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Правили сме много откачени неща в живота си, но си казахме - локално.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.עשינו הרבה דברים שערוריתיים בחיים שלנו,
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.لقد فعلنا الكثير من الأشياء الفاحشة في حياتنا،
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.ローカルの意味とはなんでしょう?
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Nakłonić społeczność do dodawania wymiaru lokalnego — perspektywa globalna i lokalna wiedza.
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.А спільнота користувачів розширюватиме їх до глобальної перспективи, застосовуючи знання про локальне.
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiChapeau melon et jupes colorées : un magazine consacré aux célèbres 'Cholitas' de Bolivie
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiErste Modezeitschrift für Boliviens berühmte "Cholitas"
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiNasce una rivista di moda dedicata alle famose 'Cholite' boliviane
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiRevista boliviana destaca la estética y el emprendimiento de las "cholitas"
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiЖурнал «Cholita» для коренных женщин Боливии
Böylece Rabbin sözü bütün yörede yayıldı.A slovo Pánovo sa roznášalo po celej krajine.
Böylece Rabbin sözü bütün yörede yayıldı.Beseda Gospodova pa se je raznašala po vsej deželi.

İlgili Sayfalar