yöntemi ile cümle
yöntemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gezegen, OGLE projesi kapsamında kütleçekimsel mikromercekleme yöntemiyle keşfedilmiştir.Der Exoplanet wurde im Rahmen des OGLE-Projektes mit Hilfe der Transitmethode entdeckt.
Bunu olmayana ergi yöntemi ile gösterelim.Das geht einher mit unkontrolliertem Verhalten.
Üretim dış kaynak kullanımı yöntemi ile Foxconn'un bir bölümüne yaptırılmıştır.Die Fertigung wird an Foxconn ausgelagert.
Mekanik Teoremlerin Yöntemi.Mechanische Wärme-Theorie.
Birkaç gün sonra levhayı fark ettiğinde, elde ettiği sonuçtan kendi adını vereceği yöntemi bulur.Als er nach mehreren Tagen fiebriger Träume erwacht, fragt sie ihn, wie er heiße.
Bu güvenli programlarda çalışma yöntemi hiçbir şekilde gizli verilere dayanmaz.In diesem Fall bleibt das Wahlverhalten zwangsläufig nicht geheim.
Her hâlükârda, bu yöntemin uygulanabilmesi için aracın harket ediyor olması gerekmektedir.Daher sei wohl gut überlegt, ob man so ein Fahrzeug braucht.
Başlıca iki grup tedavi yöntemi vardır.Es gibt mindestens zwei Arten der Konfrontations-Therapie.
Tabloda BCD yöntemi BCD 8421 olarak gösterilmektedir.Der BCD-Code wird auch als 8-4-2-1-Code bezeichnet.
Aşçılığın en temel yöntemi pişirmedir.Die wichtigste Zubereitungsmethode war das Kochen.
Bu kentleşme yöntemi kırsal göç ya da ’’köyden şehre göç” olarak adlandırılabilir.Diese Form der Urbanisierung wird auch als Landflucht oder „Land-Stadt-Migration“ bezeichnet.
Ancak yöntemin aslında Johann Bernoulli tarafından bulunduğu kabul edilmektedir.Der Begriff Integral geht auf Johann Bernoulli zurück.
Bu aplikasyon yönteminde emdirme süresi son derece kısadır.Die zeitlichen Randbedingungen für eine Anwendung sind sehr eng.
Karşılıklı hediyeleşme panayır havasında değiş tokuş yöntemiyledir.Der Umsteigeschwung ist in der Pflugmethode die Vorstufe des Parallelschwunges.
Caucus yöntemi ise ancak partinin kayıtlı üyelerine açıktır.Früher stand der Begriff Caucus nur für den informellen Führungszirkel einer Partei.
Bu para geri iadesiz, sadece satınalma yöntemi ile kullanılabilir.Die Renovierung kann sie nur durch unlautere Methoden finanzieren.
ABD tarihinin ikinci büyük toplu idamı da asma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir.Das Second Great Awakening war für die amerikanische Religionsgeschichte von ungeheurem Einfluss.
Psikolojinin hem temel hem de uygulamalı alanlarında bu her iki türde de araştırma yöntemi kullanılmaktadır.In beiden Fachbereichen werden grundlagen- und anwendungsbezogene Fragestellungen bearbeitet.
Dr. Cohen yukarıda sayılan pek çok yöntemin geliştirilmesinde ve araştırılmasında büyük rol oynamıştır.Nydegger hat beim Malen viele Techniken ausprobiert und weiterentwickelt.
Operasyonun yöntemine bağlı olarak, hassasiyet mümkün olduğunca korunmaya çalışılmaktadır.Er wird so gewählt, dass die Sensitivität des Detektors möglichst gut ausgenutzt wird.
Bu yöntemın kullanımı dinamik denge olarak da anılır.Zudem ist die Beschreibung der Gefühle durchweg dynamisch.
1945'ten önce yer yer kullanılan bu numaralandırma yöntemi artık geçerli değildir.Ein Bahnanschluss wie vor 1945 besteht nicht mehr.
Kayma yöntemi ve büyüklük açısından farklılık göstermektedir.Die Umgangsbegleitung ist von der Umgangspflegschaft und der Umfangspflegschaft zu unterscheiden.
Volumetrik (hacimsel) bir kimyasal analiz yöntemidir.Die Probevorbereitung ist ein wichtiger Schritt in einem chemischen Analyseverfahren.
Terörizm hiçbir şekilde işçi sınıfı mücadelesinin bir yöntemi olamaz.Le terrorisme n’est en rien un moyen de lutte de la classe ouvrière.
Polonya 2015 yılından sonra ilk kez Görevlendirme yöntemini bu yıl da kullanacak.L'Armée de l'air assure pendant toute l'année 2015 cette responsabilité pour la quatrième fois.
Bu benim mücadele etme yöntemim.Elle fait partie de mon combat.
Ancak kümes hayvanları ve peynir de tütsüleme yöntemiyle hazırlanabilir.La dinde et le porc peuvent être préparés de la même manière.
Kükürt bileşiklerinin tespit edilmesi için kullanılan klasik kimyasal test; Carius halojen yöntemidir.Le test chimique classique pour la détection de composés soufrés est la méthode halogène de Carius.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.La masse quantique d'objets plus grand peut être mesurée directement au moyen d'une balance du watt.
Tarihte yılan ısırığı bazı kültürlerde idam yöntemi olarak görülüyordu.Historiquement, les morsures de serpent sont considérées comme un moyen d'exécution par certaines cultures.
Callebaut bu özgün kavurma yöntemini korumuştur.Callebaut a cependant conservé cette ancienne méthode de torréfaction.
Bir diğer uçuş yöntemi de serbest uçuştur.On y trouve également un point de pratique de vol libre.
Bir başka sabun üretim yöntemi de soğuk yöntemdir.Le savon à froid est un savon produit par la méthode de saponification à froid.
PCR yönteminde ise bu süre 3 haftaya kadar düşmüştür.La CPFL s'arrête ainsi après seulement 3 saisons.
Kelime anlamı ile Amerikan kahvesi) sıcak su ekleyerek espresso kaynatmak yöntemi ile hazırlanan kahve çeşidi.Un café américain est un café préparé à base d'un expresso et d'eau chaude.
Eğitlence, eğlendirerek eğitmeyi amaçlayan öğretim yöntemi.C'est une forme de divertissement conçue pour éduquer tout en amusant.
Bu yöntemin algoritması aşağıda verilmiştir.La description de cet algorithme est donnée ici.
Tarımda sulama yöntemini kullanmışlardı ve şehirler kurmuşlardı.En revanche, ils cultivaient le blé et vivaient dans des villes.
Mekanik Teoremlerin Yöntemi.Bases théoriques de la mécanique.
Şu ana kadar yeni malzemeler zaman alıcı deneme yanılma yöntemiyle bulunuyordu.Ainsi l'offre Mobile a toujours fonctionné sur processeur ARM jusqu'à présent.
Alacağı temlik eden ile temlik alan arasındaki bir sözleşmeye dayalı olarak gerçekleşen bir temlik yöntemidir.Il y a là comme une complicité évidente du construit vis-à-vis du territoire qu’il envahit.
Bu yöntemin kullanımı Sokrates’e kadar uzanmaktadır.Il justifie le procédé en invoquant Socrate.
Şili'de uygulanan bir tedavi yöntemi.Un joug en usage au Chili.
Fokoculuk yöntemi Che Guevara tarafından benimsendi.La mine a été visitée par Che Guevara.
Mikromercekleme yöntemi, çok az veya hiç ışık salmayan nesnelerin saptanmasına olanak tanır.La microlentille permet d'étudier les objets qui n'émettent que peu ou pas de lumière.
Kaya kristallerini kesme yöntemini geliştirdi.Il lui dit de briser le cristal.
Genellikle güç gerektiren ikincil önbellek, yalnızca erişilen bölümü açan bir erişim yöntemi kullanır.Délayer est souvent nécessaire avant d'aborder une section plus difficile d'une voie.
Bu süreç, potasyum-argon yaş tayini yönteminin temelini oluşturmaktadır.Cette réaction est utilisée dans la datation au potassium-argon.
Metal karbit filmler ise co-buharlaşma (evaporation) yöntemi ile katmanlanabilir.Les films de carbure métallique peuvent aussi être déposés par la co-évaporation.
Son aşamada ise sürtme yöntemiyle son şekil verilmektedir.Au cours des périodes suivantes, on trouve enfin la forme Neuveselle.
Yılan çukuru tarihi bir idam yöntemidir.L'église de Pouillé est classée monument historique.
Bruno Rossi tesadüf devresini rastlantı yöntemi buldu.Vincent Rossell arrive dans la photographie par hasard.
Bu yöntemin bazı dezavantajları da bulunmaktadır.Cependant, ce procédé possède également quelques inconvénients.
Ek olarak uygulanan tedavi yöntemi ise radyoterapidir (RT).Elle établit également une certification en Thérapie de la réalité (CTR).
Bu terim aynı zamanda, bir veya birkaç yöntemin teorik veya sistematik yönünü vurgulamakta kullanılır.En outre, l'étudiant doit défendre une thèse en une ou deux étapes.
Bir epilasyon yöntemi olarak da kullanılır.On l'utilise aussi comme épice.
Böylece elementler sıvı hale getirilir ve ayrımsal damıtma yöntemi ile de karışım bileşenlere ayrılır.On peut aussi studentiser les résidus en divisant les résidus par leur écart-type.
Rickman, Acton'daki Montessori eğitim yöntemini takip eden okul Derwentwater Primary School'a katıldı.Alan fréquente l'école primaire Derwentwater, dans Acton, une école qui suit la méthode Montessori.
Mekanosentez yöntemi onu diğer nano ölçekli maddelerden ayırdeder.Cela implique que la souris les perçoit différemment, par le biais des circuits neuronaux distincts,.
İlgili Sayfalar