yönlendir ile cümle
yönlendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunları, çapraz yönlendirme veya değiş tokuş anlaşmaları ile yapıyoruz.Що ж, тут інколи використовується перетинання чи замна пропозицій.
Bunları, çapraz yönlendirme veya değiş tokuş anlaşmaları ile yapıyoruz.تكون هذه الاتفاقبات أحيانًا إحالات متبادلة أو صفقات مبادلة.
Bunları, çapraz yönlendirme veya değiş tokuş anlaşmaları ile yapıyoruz.パートナーにサイト閲覧件数ベースで支払いを行うと
Bunları yönetecek, ve kurumun amaçları yönünde yönlendirecek başka çalışanlara ihtiyacınız olur.그 직원들을 관리할 다른 직원들도 뽑아야 합니다. 기관의 목표를 관철시키고 뭐 그런 역할들을 해줄 사람들 말이죠.
Bunları yönetecek, ve kurumun amaçları yönünde yönlendirecek başka çalışanlara ihtiyacınız olur.Treba zamestnať ďalších, ktorí ich budú riadiť a zabezpečovať ciele inštitúcie, atď.
Bunları yönetecek, ve kurumun amaçları yönünde yönlendirecek başka çalışanlara ihtiyacınız olur.אתה חייב לשכור עובדים נוספים בשביל לנהל את אותם עובדים. ולאכוף את מטרות המוסד וכן הלאה.
Bunları yönetecek, ve kurumun amaçları yönünde yönlendirecek başka çalışanlara ihtiyacınız olur.لكن أيضاً ينبغي تعيين موظفين آخرين لإدارة أؤلئك الموظفين و لتنفيذ أهداف المؤسسة وهكذا .
Bunları yönetecek, ve kurumun amaçları yönünde yönlendirecek başka çalışanlara ihtiyacınız olur.働かせるための人をも 雇う必要があります 第2に 構造を作る必要があります
Bunu güvenilir kılmak için tüm saldırıların öcünü almalısınız -- ki bu, kanlı intikam döngüsüne yönlendirir.Daarvoor moet je alle beledigingen wreken en alle rekeningen vereffenen, wat leidt tot bloedige vendetta's.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Asta deoarce, in magie, totul se rezuma la distragerea atentiei.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.C'est parce que la magie, c'est l'orientation de l'attention.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Dat komt omdat magie gaat over het sturen van aandacht.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Điều này bởi vì ảo thuật toàn là đánh lừa sự chú ý của người khác.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Esto es porque la magia trata de dirigir la atención.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Ez azért van, mert a trükk a figyelem eltereléséről szól.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Jest tak, bo magia polega na kierowaniu uwagą.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.이것은 왜냐하면 마술은 사실 상대의 주의를 조종하는 것이거든요.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Questo perché l'illusionismo si basa sul focalizzare l'attenzione.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Weil es bei Magie darum geht, Aufmerksamkeit zu lenken.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Διότι η μαγεία έχει να κάνει με τη κατεύθυνση της προσοχής.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.И всё потому, что магия здесь в том, куда направить внимание.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.Магията е отвличане на внимание.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.זה משום שקסם מבוסס על הפניית קשב.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.ذلك لأن السحر يقوم بالدرجة الأولى على تحويل الانتباه
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır.例えば 右手を見てほしくなければ
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Bạn có lẽ sẽ đẩy nó vào một lỗ khóa thứ ba hay cái gì tương tự, vì vậy bạn không làm vậy.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.É um bocado disparatado. Podemos empurrá-lo para um terceiro buraco de fechadura, por isso não fazemos isso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.E un pic neîndemânatic. S-ar putea să-l împingi iar într-o gaură cheie, deci nu faci asta.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Itu seperti Anda kurang tangkas. Anda mungkin mendorongnya ke
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Je zou het alleen maar door een derde sleutelgat of wat dan ook kunnen duwen. Kan je beter niet doen.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.짓이겠어요. 또 다른 '열쇠구멍'에 넣어버리거나 뭐 그럴 수 있으니까요. 그래서 그렇게 하지 않습니다.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Ma è un po' da imbranati. Potremmo spingerlo in un terzo buco della serratura, ma meglio di no.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man bewegt ihn in ein drittes "Keyhole" oder so, also lässt man das lieber.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man kanske bara föser in den i ett tredje nyckelhål eller nåt. Så det är alltså INTE så man gör.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Moglibyśmy wepchnąć asteroidę w trzecią dziurkę od klucza, więc lepiej tego nie robić.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Možná ho natlačíte do třetí klíčové dírky nebo tak, takže je lepší to nezkoušet.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Náhodou by sme ho dostali do tretej dierky alebo ešte horšie, takže toto nie je správny prístup.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Podrías empujarlo hacia un tercer ojo de cerradura, pero no se trata de eso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.S tem bi ga lahko potisnili v tretjo ključavnico ali kaj takega, torej ne delajte tega.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Talán egy harmadik kulcslyukba taszíthatjuk, vagy bármi más történhet, tehát nem ezt teszed.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Vous risqueriez de le pousser dans un troisième trou de serrure, ou autre chose, alors vous ne faites pas ça.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Μπορεί να το σπρώξετε σε μία τρίτη κλειδαρότρυπα ή οτιδήποτε άλλο, ώστε δεν κάνουμε κάτι τέτοιο.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Можете да го избутате в трета ключалка или каквото и да е, така че не правите това.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Это рискованно, ведь мы можем толкнуть его уже в третью скважину, так что не стоит этого делать.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.עכשיו יש לנו שלוש שנים לעשות משהו אחר. וניתן לפגוע בו שוב. זה די
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.بضربة طائشة. فقد تدفعه نحو ثقب مفتاح ثالث أو ما أشبه، لذا لا يمكنك القيام بذلك.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.それはやめておきましょう ここからが私の大好きな箇所です
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.呢係一件好蠢嘅事情 你會將佢撞入第三個鎖匙眼,所以你唔會咁做
- burada bizi benzerliğe yönlendiren benzer üç fikir vardır.여기에는 대략 3가지 핵심요소가 있습니다 이 요소들은 모두 닮음을 생각할때 같은 방법의 사고를 필요로 합니다
- burada bizi benzerliğe yönlendiren benzer üç fikir vardır.Alle 3 ting er måder, man kan bruge til at se, om trekanter er ligedannede.
- burada bizi benzerliğe yönlendiren benzer üç fikir vardır.Of deze is een miniatuurversie van de grote.
Burada ise, binanın girişine doğru bir yönlendirme hissediyoruz, verandadan içeriye doğru.Tady to vypadá trochu jako socha v krajině. Vidíme zde větší důraz na přední část - na vchod.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.Acesta este domeniul în care trebuie mobilizați africanii, în special din Diaspora, pentru a investi în asta.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.Aquí es donde tenemos que movilizar a los africanos, en la Diáspora particularmente, para invertir en ello.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.C'est là que nous devons mobiliser les africains, dans la Diaspora en particulier.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.Dies ist, wo wir die Afrikaner mobilisieren müssen, insbesondere in der Diaspora, zu investieren.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.E' lì che abbiamo bisogno di incanalare l'investimento degli Africani, specialmente quelli emigrati.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.Itt kell mozgósítani az afrikaiakat, különösen a diaszpóra tagjait, hogy ebbe fektessenek be.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.여기가 바로 아프리카인들을 동원해야 할 곳입니다. 특히 디아스포라와 같은 곳에서 이러한 부문들에 투자하기 위해서이지요.
Burası, bizim, özelliklede Diyaspora'daki Afrikalıları... ...buna yatırım yapmaya yönlendirmemiz gereken yer.Musimy zmobilizować Afrykanów, zwłaszcza w diasporze, aby zainwestowali w tą dziedzinę.