yönlendir ile cümle
yönlendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hipotez, zekaya duyduğumuz ihtiyaca yönlendiren şeyin, birlikte yaşama gereksinimi olduğunu iddia eder.Vi använder namn för att hypotetiskt tala om vad som kunde ha hänt med en person.
Bu seçimden sonra başbakan kralın yönlendirdiği isyancılar tarafından düşürüldü.Speciellt i det fall någon gjort uppror mot den härskande kungen.
Onun menajerliğini yapan eşi, kendisini beste yapmaya yönlendirdi.Bandet bad honom bli deras manager vilket han accepterade.
Yönlendiricilere göre VPN bağlantısı, veri bağlantısı olarak işlev görmektedir.En kontroll sker för att bekräfta att VPN-klienten har rätt auktorisering.
İbranice "öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa" anlamına gelir.Rubrik: ”Leka, öva, lära”.
Meksika/Azteklerin tanrıları Huitzilopochtli tarafından yönlendirildiği söylenirdi.Mexiko är då platsen där Huitzilopochtli bor.
Ruhrstal X-4, tel güdümlü bir füzeydi ve atan uçağın pilotu tarafından yönlendiriliyordu.Ruhrstal X4 var världens första styrda jaktrobot, avsedd att skjuta ner fiendeflyg från egna flyg.
Bu tür cihazlar ışık kaynaklarıyla, merceklerle , anahtarlarla, modülatörler ve sensörlerle yönlendirilmiştir.Denna energi lagras i ligament, muskler och senor.
Oyunculuk merakı, henüz lisedeyken Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk kurslarına katılmaya yönlendirdi.Hwad nytt? vilket vittnar om att han redan under sin gymnasietid vann uppmärksamhet som skald.
Bu yollar genellikle sistem yöneticisi tarafından yönlendiricinin içine girilir.Spårvägens växlar hanteras som regel av föraren.
Trafik işaretleri: Trafikte yönlendirmeler ve bilgiler için kullanılır.De fällor som används ska vara märkta med typbeteckning och med uppgifter om ägaren.
O da artık çabalarını Afrika'ya yönlendirmeye karar verdi."Саме на Африку він вирішив тепер спрямувати свої зусилля».
Ruhu ise yıldıza ve yıldızın onları yönlendirdiği yere güvenmez.Його душа, тим не менш, не вірить зірці і шляхам, по яких вона їх веде.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Вона спрямовує та контролює діяльність міністерств та інших державних органів.
Bu endeks, Uluslararası Piyasaları takip etmek ve yatırımcı araştırmaları yönlendirmek amaçlı tasarlanmıştır.Цей автомобіль був потрібен для демонстрації ідеї і пошуку інвесторів.
En kolay ve ucuz kurulum TP-Link Wi-Fi yönlendiriciler ve USB flash bellekler kullanılarak yapılabilir.Найдоцільніше складати пристрій з TP-Link Wi-Fi роутеру та USB флеш-накопичувача.
Bunun yerine bu hizmetlerdeki diğer hücreleri yönlendirerek bağışıklık yanıtını kontrol ederler.Замість цього, вони керують імунною відповіддю, спрямовуючи інші клітини на виконання цих завдань.
Sektörü sadece arz değil, talep de yönlendirmeye başlar.Аудиторія повинна не тільки слухати, а й активно сприймати матеріал.
Bazen de uyarlanabilir yönlendirme olarak ifade edilir.Також іноді перекладається як Примусовий контроль доступу.
Arien Güneş'i yönlendiriyordu, Tilion ise Ay'ı.Майар Аріен — веде лодію Сонця, а Тіліон — лодію Місяця .
Efron 11 yaşındayken, babası onu oyunculuğa yönlendirdi.Коли Заку було одинадцять років, його батько порадив йому спробувати себе на театральному терені.
Bu teknik kullanıcıları bir siteden saldırganın seçtiği başka bir siteye yönlendirmek için kullanılabilir.Дана техніка може використовуватися для того, щоб перенаправити клієнтів на інший сайт за вибором атакуючого.
Ekonomi devlet tarafından yönetilmemeli ve yönlendirilmemelidir.Жінка царює, але не управляє.
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.Автоматичне введення резерву застосоване для найбільш відповідальних споживачів.
Shephard onları yönlendirir.Він веде Петерсена до них.
Filonun Güneş'e yönlendirilerek imhası.Час визначається для кочівника рухом сонця.
Kullanıcının parmağı herhangi bir yönde yönlendirilebilir ve yine de okunur.Prst uživatele může být orientován v libovolném směru a stále bude přečten.
Sonraki-Durak(next-hop) Kararı: hostlar bir hedef için sonraki-durak yönlendiricileri bulabilirler.Stanovení next–hop: hostitelé mohou najít další směrovače na místo určení.
Yönlendiriciler ve diğer üst katmanlı aygıtlar yayın etki alanları arasındaki sınırları oluşturur.Routery a další zařízení z vyšší vrstvy tvoří hranice mezi broadcastovými doménami.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Směrovací protokoly založené na vektoru vzdáleností používají Bellmanův-Fordův algoritmus.
Bu nedenle yönlendirme, telefon iletişiminde olduğu gibi hiyerarşik şekilde yapılır.To znamená, že před přenosem se vytváří spojení podobně jako při telefonním hovoru.
Diğer tüm kaynaklardan yayın çerçeveleri yalnızca sunucu/sağlayıcı düğümlerine yönlendirilir.Broadcastové rámce ze všech ostatních uzlů jsou odeslány přímo těmto serverovým/poskytujícím uzlům.
Sağlama kötüyse, yönlendirme düğüm paketi atar.Když odcházejí, omylem seberou holí kufřík...
Hau ve iş arkadaşları ilk tutarlı optik bilginin yönlendirilmesini başarmışlardır.Ten a na něm závislí podomní dělníci vytvořili první rozptýlenou manufakturu.
Yeni yönlendirici eklendiğinde veya değişiklik olduğunda yapılandırmayı yönetici elle yapmalıdır.Protože při rozšiřování nebo úpravě funkčnosti to musíme implementovat nové silo.
YÖNLENDİRME ^ a bFregeho a B.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Tento koncept se nazývá dynamické linkování.
Sektörü sadece arz değil, talep de yönlendirmeye başlar.Boubín, už nejen prales, ale i rozhledna.
Yönlendirme sistemi daha hassastır.Převod řízení je strmější.
IP yönlendirme yerel ağlarda yaygındır.IP směrování se také používá v lokálních sítích.
Franklin Liam ile arkadaşlık kurar ve onu şiire yönlendirir.S Lízou ji ukradnou a chtějí ji dát Lízině kamarádce.
Bu öğrenen programdır ve içinde kendi yönlendirme veritabanı tablosunu tutar.Ten to musí zjistit prostřednictvím vodítek v podobě vizí sám.
Güvenli arama, bir DNS sunucusunda veya yönlendiricide uygulanabilir.Jediná cesta, jak je rozpoznat, je operativní nebo pomocí DNA.
→"Filistinliler" sözcüğü bu sayfaya yönlendirilmiştir.Na tento článek je přesměrováno heslo Philadelphia.
Fransız merkantilizmi, İngiliz merkantilizminin aksine devlet müdahaleleriyle yönlendiriliyordu.Francie naopak zakázala dovoz anglického zboží.
Halkı bilinçlendirerek HIV testine yönlendirmek.Pohybová aktivita osob s diagnózou HIV.
Efron 11 yaşındayken, babası onu oyunculuğa yönlendirdi.Když jí bylo 11 let, tak ji babička přivedla do hereckých kurzů.
Bunun üzerine grub profesyonel bir yönlendirmeye ihtiyaçı duymaya başladı.Tohle byl impuls k tomu, že bylo zapotřebí záležitost uchopit profesionálně.
Bu süreç yönlendirme işlemi olarak tanımlanır.Tato cesta je označována jako osvojení.
Dolayısıyla bu tip yönlendirme büyük miktardaki bilgi iletimi için daha verimli bir yöntemdir.Přímý prodej je velmi efektivní způsob zlepšení komunikačních dovedností.
Doğuştan yetenekli bir satıcı olarak her durumda konuşmayı yönlendirebiliyordu.Správný spekulant by si měl umět každý obchod vysvětlit.
CIDR yönlendirmesi şu şekilde yapılır.Je vhodné jej zaměstnat tímto způsobem.
Bu nedenle bazı durumlarda yanlış yönlendirme ve hop sayma bilgisi oluşabilir.Jako důvod lze uvést například chybu při výpočtu nebo špatný odhad.
Cenin sayfası buraya yönlendirilmiştir.Exteriérové záběry byly pořízeny přímo zde.
Atlas bu duruma çok öfkelenir ve Jack'i Andrew'in mekanına yönlendirir.Rozzuřený Atlas začne navádět Jacka do sídla Ryana.
Yönlendirici gelen ARP isteklerini yanıtlayamaz hale gelir.Zahazuje pak neoprávněné ARP odpovědi.
Ve Fransız Komünist Partisi tarafından yönlendiriliyordu.Byl zakládajícím členem Francouzské komunistické strany.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’Ori inventăm ori greșim.”
Ruhu ise yıldıza ve yıldızın onları yönlendirdiği yere güvenmez.Sufletul său, cu toate acestea, nu are încredere în stea și în locul unde îl duce ea.
Onun yönetmenliği bunu geliştirdi ve beni "Pussy Wagon"a yönlendirdi.Implicarea sa directă a venit atunci când m-a lăsat să împrumut Pussy Wagon-ul.