yönlendir ile cümle
yönlendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu teknik kullanıcıları bir siteden saldırganın seçtiği başka bir siteye yönlendirmek için kullanılabilir.Esta técnica pode ser usada para direcionar os usuários de um site para outro site de escolha do atacante.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’Se não, agarrava mal."
Arien Güneş'i yönlendiriyordu, Tilion ise Ay'ı.Esses Maiar eram Arien, que levava a nave solar, e Tilion, o Timoneiro da Lua.
Bir yönlendirme olmayınca zombiler kayalıktan aşağıya düşerler.Andando sem direção, os zumbis caem para fora do penhasco.
Licinius ordusunu Kalkedon'dan birkaç mil kuzeye Hristopolis'e doğru yönlendirdi.Licínio moveu o seu exército alguns quilómetros para norte, em direção a Crisópolis.
"Aromatik madde" buraya yönlendirilmiştir."Fluoreto de mercúrio" redireciona para cá.
Sürüyü ava yönlendiren ve sürüye yol gösteren kraliçedir.Hoy! era um chamado para conduzir o rebanho.
Şarkı, Vey'in bir sevgiliye sözlerini yönlendirdiği bir balad.A canção é uma balada, com Silje Vige dirigindo as suas palavras a um amante.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Isso é chamado de dinâmica.
Bu ise bizi faz uzayının farklı bir şekilde kullanımına yönlendirir.Isto conduz ao uso do espaço de fase em um sentido diferente.
Boğaz geçişleri bu merkezden yönlendirilmektedir.Os arcos da passagem são centrados.
Kullanıcının parmağı herhangi bir yönde yönlendirilebilir ve yine de okunur.O mostrador pode ser girado para qualquer posição, isso é usado para orientar a leitura do usuário.
Her paket için yönlendiricinin yeniden yönlendirme yapması gerekmez.Você não precisa usar cada operação por vez.
KENler kablolu bilgisayar ağına tümleşik (dahili) ya da harici bir yönlendirici vasıtasıyla bağlanırlar.Inicialize os pesos da rede aleatoriamente ou segundo algum método.
Bu öğrenen programdır ve içinde kendi yönlendirme veritabanı tablosunu tutar.Já o capítulo seguinte, trata da fotografia impressa, propriamente dita.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Estes ministérios controlavam outros setores do governo.
A yönlendiricisi B ve C'de cevap aldığında bir bağlantı kurulur.O roteador B recebe e reenvia esta mensagem.
2006 yılında Time dergisi tarafından "Dünyayı yönlendiren 100 kişiden biri" olarak seçildi.Em 2006, a revista Time nomeou-o um dos 100 "pessoas que moldam o nosso mundo."
Bu seçimden sonra başbakan kralın yönlendirdiği isyancılar tarafından düşürüldü.Foi devido a esta luta que o príncipe se revoltou contra o regime.
Dolayısıyla bu tip yönlendirme büyük miktardaki bilgi iletimi için daha verimli bir yöntemdir.A aplicação destes métodos para a transmissão de dados é de grande significado prático.
YÖNLENDİRME ^ a bGroep A Groep B
İsveç'i Avrupa Birliği'ne yönlendirmesi ile bilinir.De opstelling van Zweden lijkt door de EU gedoogd te worden.
Bir tankın içinde olduğumuz için tankı yönlendiriyoruz.De tanks worden gevuld door een tankwagen.
→"Filistinliler" sözcüğü bu sayfaya yönlendirilmiştir.De Filipijnen nam deze ‘titel’ over.
İnsanları doğaya yönlendirme, motivasyon ve kişisel gelişim adına hizmet vermektedir.Zij geeft cursussen in Persoonlijkheid en Sociale Ontwikkeling, alsmede in Motivatie.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’Anders zal een foutmelding afgedrukt worden.
YÖNLENDİRME YÖNLENDİRME YÖNLENDİRMEDe verkeerde richting op sturen.
2006 yılında Time dergisi tarafından "Dünyayı yönlendiren 100 kişiden biri" olarak seçildi.In 2006 werd hij door Time Magazine verkozen tot een van de '100 mensen die onze wereld vormgeven'.
TDKP daha çok dar kadroları tutarak, geniş bir kitlesini yasal örgütlenmeye yönlendirmiştir.De omvang van de leprozerie vroeg om een gedegen organisatie.
"Abla" sayfası bu sayfaya yönlendirilmiştir.De column op die pagina werd door hem geschreven.
İbranice "öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa" anlamına gelir.Het woord Tora is Hebreeuws dat onderwijzing, leer, instructie of wet betekent.
Esper Loncası onları yönlendirmektedir.De soera richt zich tot hen.
Yönlendirme sistemi daha hassastır.De verbinding is licht-gevoelig.
Bu ikilemi çözeceğini tahmin ederek, onları çöllere yönlendirir ve kendisini öldürür.Om het dilemma op te lossen leidt hij hen naar de woestijnen.
Onun menajerliğini yapan eşi, kendisini beste yapmaya yönlendirdi.Haar man steunde haar in alles wat ze deed, hij was als het ware haar manager.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
Wallace Briggs öğrencisini okulu bırakıp, aktör olmaya yönlendirdi.McCarthy stopte met school om actrice te worden.
Böylece o canlıyı istediği gibi yönlendirir ve istediğini yaptırabilir.To mój świat i mam zamiar żyć tak, jak chce.
8 Mart 1945'te 2. bölük, Ren nehri savunmasına katılan Siegburg yakınlarındaki cephe hattına yönlendirildi.8 marca 1945, bez przeszkolenia, razem z drugą kompanią został skierowany na linię frontu w pobliżu Siegburga.
Film hayatını ise babası yönlendirdi.Reżyser dedykował ten film swojemu ojcu.
Bu işleme IP Yönlendirme veya routing adı verilir.Proces kierowania ruchem nosi nazwę trasowania, routingu lub routowania.
Akıl enerjiyi de yönlendirir.A także czułym zmysłem wyszukującym energię.
Onun yönetmenliği bunu geliştirdi ve beni "Pussy Wagon"a yönlendirdi.Jego reżyserski wkład wynikał z tego, że pożyczył mi Pussy Wagon.
Endüstride, istenen ürünlerin lehine reaksiyonu yönlendirmek esastır.W niektórych przypadkach można kierować reakcję w stronę pożądanego produktu.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Nazywane jest to równowagą dynamiczną.
YÖNLENDİRME YÖNLENDİRME YÖNLENDİRMEKierowanie i naprowadzanie.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’W przeciwnym wypadku zwrócony jest kod błędu.
→"Filistinliler" sözcüğü bu sayfaya yönlendirilmiştir.Rozkaz Führera w tej sprawie dostępny jest na tej stronie.
Bu da toplumlarımızı yönlendirmeli reklamlara karşı savunmasız bırakmaktadır.Obecnie istnieje cały przemysł wysyłania ludziom reklam wbrew ich woli.
Resmî site (Almanca) yönlendirme Şablon:Avrupa Yayın Birliği üyeleriOficjalna strona Strona niemiecka EUROPEAN LEFT: Member Parties
Dolayısıyla bu tip yönlendirme büyük miktardaki bilgi iletimi için daha verimli bir yöntemdir.Jednakże mimo tych wad, jest to najpewniejszy sposób przekazywania informacji.
Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.Stosował on terror wobec politycznych przeciwników.
Filonun Güneş'e yönlendirilerek imhası.Zamontowany w korpusie w kierunku przeciwnym do Słońca.
Çirkin ya da yasa dışı içerikle gelirler ya da onlara yönlendirirler.Są widełkowato lub nieregularnie wcinane i wypukłe.
Nikki, Paulo'nun yönlendiricisi ve görünen o ki ilişkisinden daha çok elmasları önemsemektedir.Nikki är manipulativ gentemot Paulo och tycks bry sig mer om diamanterna än deras förhållande.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Det leder och kontrollerar ministerierna och andra statliga myndigheter.
NASA, IAU tarafından ortaya konulan yeni yönlendirmeyi takip edeceğini açıkladı.NASA har meddelat att de kommer utgå från de nya riktlinjer som tagits fram av IAU.
SDBY bulunan aHÜS hastaları genellikle 5 yıllık sağ kalım oranı %50 civarında olan diyalize yönlendirilir.Patienter med aHUS som har ESRD går vanligtvis på dialys, vilket har en 5-årig överlevnadpå ungefär 50 %.
Güç nispeten hızlı bir şekilde en çok ihtiyaç alanlara doğrudan yönlendirilebilir.Förbanden är beredda att understödja huvudstyrkan vid behov.
İsveç'i Avrupa Birliği'ne yönlendirmesi ile bilinir.Hon fick det för sitt engagemang för Sveriges inträde i EU.