yönlü ile cümle
yönlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşlemsel kuvvetlendiriciler devrede çok yönlü uygulanabilirliğe sahiptirler.Unele instrumente autentice au forță executorie.
İsviçre mutfağı çok yönlüdür.Bucătăria tradițională elvețiană are mai multe aspecte.
Heykel iki yönlü bir tasvir içermektedir.Pictura are cel puțin două etape.
BSU birçok yabancı ülkelerin yüksek okulları ile çok yönlü ilişkiler kurmuştur.FAU menține o gamă largă de contacte internaționale cu alte universități din străinătate.
Fender çok yönlü katı-gövde elektrik gitar yaratmıştı.Da, Greg avea ceva electrizant în privire.
Bu nedenle çok yönlü bir yapısı var."De aceea am un gard mare!".
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.A valós életben tapasztalt szituációkban a bizonyíték gyakran komplex és kevert.
Mars'a tek yönlü bir yolculuğun uygulanabilir bir seçenek olabileceğini önermiştir.Egyszeri utazást javasol a Marsra, ami szerinte kivitelezhető lenne.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Program szerint Mars körüli pályára állt volna.
Yönlü ve yönsüz hamilton devresi problemi Karp’ın 21 NP-tam probleminden ikisidir .NP-teljes, szerepel Karp 21 NP-teljes problémája között.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Természetének köszönhetően tiszta.
Teorem : Yönlü graflarda Hamilton yolunun bulunması NP-tamdır.Bizonyítás: Indirekt tegyük fel, hogy van a gráfban Hamilton-út.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.A szén az élet minden ismert formájának az alapeleme.
Kaluza oldukça çok yönlü bir insandı.Verlaine egyébként igen ellentmondásos személyiség volt.
"Bu çok yönlü bir hareket.Ez pontot érő lépés.
Aradaki bu ilişki bazen çok yönlü, bazen tek yönlüdür.Ez néha véletlen, néha azonban célja van.
İki yönlü iletişim ve gerçek zamanlı paylaşıma izin verirler.Ne mahdollistavat kaksisuuntaisen viestimisen ja tietojen tosiaikaisen jaon.
Bu da tek yönlü misyondur."Siitä tulee ainainen sykli. "
Temel politika önermesi talep yönlü makroekonomik politikalardır.Nykyään yleinen näkemys on, että makrotalouden malleilla tulisi olla hyvät mikrotaloustieteelliset perusteet.
1892 - Thomas Edison, iki yönlü telgrafının patentini aldı.1892 – Thomas Edison sai patentin kaksisuuntaiselle lennättimelle.
Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.Olisin kiinnostunut eräästä kirjan tekijästä, joka tunnetaan...
Her yönlü akım geçirirler.Ne kääntyilivät satunnaisesti Ympäri.
Hayvancılık büyükşehirlere göç vermeden önce çok yönlü yapılırdı.Luonnonvaraisia viljoja viljeltiin pitkään ennen domestikaatiota.
Bunlar ters akım ve eş yönlü akım yoludur.Se on selkärankaisten ja niveljalkaisten liikkumismuoto.
Çok yönlü kullanılıyorlardı.Και είχαν δοκιμαστεί αρκετά.
Tek yönlü internet erişimi sadece download (indirme) yönünde çalışan bir sistemdir.Ο πρώτος τρόπος είναι η μονόδρομη δορυφορική σύνδεση, που επιτρέπει μόνο downloading.
Bu çok yönlü sanatçı aynı zamanda bir homoseksüeldi ve bunu hiç saklamadı.Ο Νουρέγιεφ ήταν ομοφυλόφιλος και ουδέποτε έκρυψε το σεξουαλικό του προσανατολισμό.
Vektörlerin yönlü doğru parçalarından farkı budur.Σ'αυτό ακριβώς διαφέρει από τους ουτοπιστές.
1892 - Thomas Edison, iki yönlü telgrafının patentini aldı.1892 - Ο Τόμας Έντισον λαμβάνει δίπλωμα ευρεσιτεχνίας για την αμφίδρομη τηλεγραφία.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Ήταν πρακτικός, προσγειωμένος άνθρωπος, που επιθυμούσε να επιλύσει άμεσα προβλήματα.
Hera çok yönlü bir tanrıçadır.Η Αίσα Θεωρείται ότι είναι μία από τις θεές της τύχης.
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Rusland har en mangesidig udenrigspolitik.
Bu nedenle, kod örnekleri genelde çift-yönlü lisanslanır ki dokümantasyonda görünebilsinler.Af denne grund er stumper af kode ofte under dobbelt licens så de kan optræde i dokumentationen.
Orta sahanın her bölgesinde oynayabilen çok yönlü bir oyuncudur.Han er en offensiv spiller, som kan spille på alle pladser på midtbanen.
Cinsiyet gelişimi, cinsiyetin bireysel ve çok yönlü olarak kendine nasıl yön verdiğidir.Det er individuelt, hvilke senfølger det enkelte menneske udvikler og i hvilken grad.
Maxim Munzuk yaratıcı ve çok yönlü bir sanatçıydı.Rosenkilde var en nøjagtig, næsten pertentlig kunstner.
Her yönlü akım geçirirler.Til fods må man færdes overalt.
Reaksiyonların birçoğu iki yönlüdür.Visse øvelser tæller dobbelt.
"Bu çok yönlü bir hareket.Det er en ret stille vej.
İki yönlü iletişim ve gerçek zamanlı paylaşıma izin verirler.De tillater to-veis kommunikasjon og sanntids deling.
Fakat flaplar aynı yönlü çalışırlar.Tonebokstaver fungerer på samme måte.
Vajrayana’da Tathagata, ikonografi ve sembolizm (Trikaya) için çok yönlü bir düzenleme ilkesidir.I Vajrayana er tathagata et mangfoldig anvendt ordnende prinsipp i ikonografi og symbolikk (trikaya).
Açlığa karşı mücadelede çok yönlü etkinlikleri vardır.Kvinner spiller en avgjørende rolle i kampen mot sult.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).De mangler helt sugesnabel, men har derimot små, men funksjonelle mandibler (overkjever).
Çakalın beslenmesi çok yönlüdür.Næringstilgangen har naturligvis mye å si.
Bu tip bir algoritmanın bir örneği, Leslie Lamport' atfen, tek yönlü fonksiyon (f diyelim) kullanıyor.En fremgangsmåte, kreditert Leslie Lamport bruker en enveis funksjon (kalt f).
147 kilometre uzunluğunda olan nehir Tuna Nehri'nin sağ yönlü kollarından biridir.Den 147 kilometer lange elven er en sideelv til Donau langs høyre bredd.
İki piyasadaki birbirine doğru zıt yönlü hareket sonuçta ikisinde de aynı döviz kurunun oluşmasını sağlar.De opptrer nøyaktig to steder på samme side av en slik transformasjonsligning.
Sorumluluk, iki yönlü anlaşılması gereken bir kavramdır.Lensherre er et begrep som kan brukes med to forskjellige betydninger.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Tidak seperti Google Now, Google Assistant dapat terlibat dalam percakapan dua arah.
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Rusia memiliki kebijakan luar negeri yang dinamis.
Rivayete göre Süllah çok yönlü bir insanmış.Menurut Rifa'i orang itu adalah orang yang berbusana taqwa.
Tek yönlü gülmek: Alay ifade eder.Cuma caranya mungkin agak lucu: lewat telepon.
Mars'a tek yönlü bir yolculuğun uygulanabilir bir seçenek olabileceğini önermiştir.Ia mengatakan bahwa perjalanan satu perjalanan ke Mars akan diusulkan.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Mars memutuskan untuk segera pulang ke planetnya.
Işık hızı iletişimle alakalıdır: Tek yönlü ve gidiş-geliş gecikmeleri sıfırdan büyüktür.Laju cahaya adalah relevan untuk komunikasi: waktu tunda pulang-pergi dan satu arah lebih besar dari nol.
İletişim kurulumu tam çift yönlüdür.Stasiun Patukan memiliki prasasti peresmian jalur ganda.
Bunun dışında dört yönlü maç yapılır ve genelde bu maça ölümcül dört yönlü eleme maçı denir.Konsep acara ini adalah tiga pertandingan yang ditunjukkan adalah Pertandingan Fatal Four Way.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Không giống như Google Now, Google Assistant có thể tham gia các cuộc trò chuyện hai chiều.
UWP uygulamaları Windows Mağazasından indirilebilir veya başka bir cihazdan iki yönlü olarak yüklenebilir.Các ứng dụng UWP có thể được tải về từ Windows Store hoặc được sideload từ thiết bị khác.