yönlü ile cümle

yönlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Hij voert een neutraal buitenlandse politiek.
Hera çok yönlü bir tanrıçadır.Haeva was een Bataafse godin.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.W rzeczywistym świecie dowody są często skomplikowane i wieloaspektowe.
1892 - Thomas Edison, iki yönlü telgrafının patentini aldı.1892 – Thomas Alva Edison uzyskał patent na dwukierunkowy telegraf.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Muszla kulisto-stożkowata o niskiej (ok. ¼ wysokości muszli), zaostrzonej skrętce.
Bu iki yönlü ve döngüsel bir süreçtir.Jest to proces odwracalny i powtarzalny.
Köprü yıkılmadan önce tek yönlü olarak hizmet vermekteydi.Przed otwarciem mostu w tym miejscu kursował prom.
Çift yönlü transfer hizmeti de denir.Są to tzw. podwójne znaki graniczne.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.W przeciwieństwie do Google Now potrafi prowadzić dwustronną konwersację.
Uzun ve uzmanlaşmış olan hortum filin en önemli ve çok yönlü uzvudur.Najdroższą i najbardziej rozbudowaną konfiguracją jest Insight Advanced.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Ale naturalny w stylu.
"Çok Yönlü Ford S-MAX".Oto Ford S-Max drugiej generacji (pol.).
Cevdet Bey çok yönlü bir müzisyendi.Ks. Czapliński był człowiekiem niezwykle muzykalnym.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Jest zwolennikiem podróży w jedną stronę na Marsa.
O, ölümcül 4 yönlü tekrar cümlesini çağırdı, ancak başarısız oldu.Zagrał team w czterech spotkaniach, ale nie udało mu się zdobyć punktu.
1995 yılında tren seferleri çift yönlü olarak durduruldu.W 1995 został dobudowana druga para torów kolejowych.
İki yönlü simetrik modelde araştırmalar temel alınmaktadır.Wyróżnia się dwa podstawowe typy badań perymetrycznych.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Till skillnad från Google Nu kan Google Assistent föra samtal genom tvåvägskommunikation.
11 Haziran'da Ağırsiklet Şampiyonluğu için yapılan üç yönlü maçta Jarrett ve Raven ile karşılaştı.Den 11 juni besegrade Styles, Raven och Jarrett i en Three Way Match om Heavyweight championship.
Çok yönlü bir voleybolcu olan Agüero’nun önemli bireysel ödülleri de vardır.Pristagaren ska vara en enskild person som gjort särskilt betydelsefulla insatser.
İletişim kurulumu tam çift yönlüdür.Linjenätet är helt dubbelspårigt.
Nightingale çok yönlü bir yazardır.Nielsen var en mycket flitig författare.
1943 yılından itibaren iki yönlü telsizler artık her tankta mevcuttu.1943 hade tvåvägsradio blivit så gott som allmän utrustning i stridsvagnar.
Yani, duvar kağıdı tek ve çift yönlüdür.Pistillen är ensam och tvådelad.
Peru mutfağı tam anlamıyla çok yönlü olarak kabul edilir.Terrängen runt Phou Kèoxam är huvudsakligen kuperad.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.В реальному світі докази часто складні та змішані.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Листки супротивні (чергуються в суцвітті), короткочерешкові.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Виявляється, політ на Марс йому тільки наснився.
Volkanik kemerler çok yönlü tektonik ayarlamalar ile oluşturulabilir.Вулканічні пояси можуть бути утворені в кількох тектонічних обстановках.
Bu da tek yönlü misyondur."Це одноразовий пристрій. "
Jesse Eisenberg, Lex Luthor: Superman'in yenilgisini sabitlemek isteyen karmaşık ve çok yönlü genç iş adamı.Джессі Айзенберг — Лекс Лютор, молодий бізнесмен, одержимий перемогою над Суперменом.
Feminist hukuk teorisi çift yönlüdür.Є два аспекти феміністської правової теорії.
Basılmış, çok yönlü kitapları vardır.Виходили друком й окремі книжки.
Etkileşim tasarımı genel tanımıyla insan ile bilgisayar arasındaki çift yönlü iletişimin tasarlanmasıdır.Тобто дизайн стає інструментом комунікації між людиною та об'єктом дизайну.
Yumurtalığın çalışması iki yönlüdür.Насиджуванням яєць займаються обидві статі.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.Здавалося, що про елементарний вуглець відомо практично усе.
İsviçre mutfağı çok yönlüdür.Мексиканська кухня досить своєрідна.
Çok yönlü yetenekleri olan, yaratıcı bir sanatkârdı vede iyi bir pilot hocasıydı.Як педагог відзначався чудовими лекторськими здібностями, був дуже добрим керівником дипломних проектів.
Cadde'ye kadar devam etmekte olup tek yönlü bir caddedir.Колись тут була всього одна вулиця, що вела до замку.
Konu derinlemesine incelendiğinde çok yönlü bir karmaşık yapı karşıya çıkmaktadır.Складність під'йому на неї цілком визначається складністю перевалу Затяжний.
Bu durumda ilişki tek yönlüdür.Більше того, така точка є єдиною.
Susanoo'nun çok yönlü bir kişiliği vardır.Асума — дуже цікавий персонаж.
Korfbol çok yönlülük gerektirir.Кавова машина вимагає дбайливого ставлення.
Her yönlü akım geçirirler.Тут вони на кожному кроці.
Ancak Acıbadem Caddesi bu şekilde sadece tek yönlü olarak Çevreyolu'na bağlanmıştır.Але, як запевняють організатори акції, ця лише середина шляху.
Çift yönlü, sekiz şeritlidir.2 корови, 8 овець.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Na rozdíl od Google assistant se může zapojit do dvoustranných konverzací.
HTTP’den farklı olarak, WebSocket protokolü tam çift yönlü iletişim sağlamaktadır.Na rozdíl od HTTP, WebSocket umožňuje obousměrnou komunikaci.
Böylece çift yönlü bir etkileşim meydana geldi.Asi se jednalo o dvojitý výbuch.
Bu tip bir algoritmanın bir örneği, Leslie Lamport' atfen, tek yönlü fonksiyon (f diyelim) kullanıyor.Příklad tohoto typu algoritmu, připisováno Leslie Lamport, používá jednosměrné funkce (nazývané f).
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Hustě osrstěný, ale bez praporu (srsti visící zpod něj).
Bu çok yönlü sanatçı aynı zamanda bir homoseksüeldi ve bunu hiç saklamadı.Bylo veřejným tajemstvím, že král je homosexuál a často se to ani nepokoušel skrývat.
İletişim yapısı bu modelde de tek yönlüdür.Z tohoto hlediska je model i komunikačním prostředkem.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Výhledově se předpokládal let na Mars.
O gece Christian, Tommy Dreamer, Finlay ve Mark Henry, dört yönlü maçta karşılaştı.Účastníci zápasu byli Mark Henry, Tommy Dreamer, Christian a Finlay.
Çok yönlü bir besteciydı ve hemen hemen her türde müzik yazardı.Byl to neobyčejně plodný skladatel, který zasáhl do prakticky všech hudebních forem.
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Zanechat členům EU nezávislou zahraniční politiku.
"Çok Yönlü Ford S-MAX".Este un model inferior față de Ford S-MAX.
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Rusia are o politică externă cu mai multe fațete.
Feminist hukuk teorisi çift yönlüdür.Proiectul teoriei juridice feministe are două laturi.
İlgili Sayfalar