yönlü ile cümle

yönlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Nga có chính sách đối ngoại đa dạng.
"Bu çok yönlü bir hareket."Theo quan điểm của tôi, đây là một bước đi đúng hướng.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Trong những tình huống thực tế, bằng chứng thường phức tạp và rối rắm.
İleri yönlülük, çevresi bir değil de 3 veya 5 dalga boyunda olan döngüler kullanılarak elde edilebilir.Qua đó có thể tấn công chỉ bằng một bước tiến thay vì bằng bốn hoặc năm bước chân.
Necdet Evliyagil, çok yönlü bir insandı.Rồi lại cưới vợ trẻ, rất có nhan sắc.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Lạ cả từ cách sống.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Hàm lượng các khoáng vật nguyên sinh rất thấp, trừ các khoáng vật rất bền (thạch anh, cao lanh).
Teorem : Yönlü graflarda Hamilton yolunun bulunması NP-tamdır.Đồ thị ví dụ có đường đi Hamilton.
Mahalleye ulaşım çift yönlü yoldan sağlanmaktadır.Vùng dưới đồi có đường liên hệ trực tiếp theo hai hướng.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.Nó là bình phương của số nguyên tố lớn nhất được biết.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Google Nowと異なり、Googleアシスタントは双方向での会話が可能である。
2006 : 4 yönlü koaksiyel ünite La Sphere tanıtıldı.2006年 : La Sphere、4ウェイ同軸ユニットを立ち上げ。
Hayvancılık büyükşehirlere göç vermeden önce çok yönlü yapılırdı.上野動物園側がハチの受け入れを正式に決定するまでにはかなりの時間がかかった。
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).ボディー突き リーチが短いが、攻撃力のある打撃技。
Bu yüzden iletişim tek yönlüdür.シグナルは唯一の通信手段である。
Ksilemde taşınma, aşağıdan yukarıya doğru tek yönlüdür.スクロール方向は上から下への1方向のみとなっている。
Çok yönlü bir oyun yapısına sahipti.広範囲にわたる種類の玩具を製造していた。
Geleneksel medya daha çok tek yönlü bir iletişim içermektedir.そしてアートはより一般的な方法の一つであることが分かっている。
Çok yönlü kullanılıyorlardı.広く用いられた。
Asıl vektör ile aynı büyüklükte fakat zıt yönlüdür.直管 同じサイズで、ただまっすぐのダクト。
Bu da tek yönlü misyondur."それが一度きりのセッションだからだ」。
Floemde madde taşınması çift yönlüdür.降着装置は双フロート。
Birden fazla müzik türünü benimseyerek çok yönlü bir müzisyen olduğunu göstermiştir.その点で、僕は音楽家が非常に羨ましくなつてゐる。
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.生前は凄腕の道士であり、自分の姿を消す術を会得していた。
Çok yönlü bir âlimdi.まさに大往生であった。
Köprü yıkılmadan önce tek yönlü olarak hizmet vermekteydi.言問橋建設前に橋は無く、渡しがあるだけだった。
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.与Google即时不同,Google助理可以参与双向对话。
Çok yönlü bir sürücü olan Clark, Indianapolis 500'de spor araba ve gezinti arabalarıyla yarışmıştır.克拉克是一个多面型的车手,他参加过跑车赛事,房车赛事和印第500。
Amaç Rumen toplumunu "çok yönlü gelişmiş bir sosyalist toplum" haline getirmekti.在此期間,羅馬尼亞經歷了快速的工業化,企圖創造一個“多邊發展的社會主義社會”。
"Bu çok yönlü bir hareket.「這正是、全新的一步。
Bu durumda ilişki tek yönlüdür.不过这里只考虑线性的情形。
Hera çok yönlü bir tanrıçadır.赫拉是一位善于施展魔法的女神。
Teori, bakış açılarının ‘sadece iki yönlü’ olması üzerine kurulu değildir.該條件內的「不相交」為「不存在重合兩條線的點」之簡寫。
Yani, duvar kağıdı tek ve çift yönlüdür.雙語詞典有單向及雙向之分。
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).短、寬而直的鼻子,微微凹陷(但不是中斷)。
VOR: VHF (Very High Frequency) ile çalışan çok yönlü radyo seyrüsefer istikamet cihazı.調頻廣播工作於甚高頻段(Very High Frequency, VHF)。
Bu yaygın metodolojiler: tek yönlü adresleme, çok yönlü adresleme ve her noktaya adreslemedir.單播地址包括可聚類的全球單播地址、鏈路本地地址等。
Tek yönlü trafiğin aktığı cadde 131.本線原為公路客運6131路。
Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir.消息可能是好的,也可能是坏的,但我们将告诉您真实的情况。
Bu nedenle çok yönlü bir yapısı var."그래서 엄청난 규모를 작업하게 되었다."
Bu doğru taktikler ve doğru (üç-yönlü) pozisyon alınmasında faydalı olmaktadır.세간(世間)과 출세간(出世間)의 바른 행동이 나타나는 행동양식이다."
Bu akı da ters yönlü bir gerilim üretir.이러한 현상은 분수 양자 홀 효과를 일으킨다.
Çift yönlü, sekiz şeritlidir.2개 진, 8개 향을 관할한다.
Ayrıca tablet bilgisayarlar çok yönlüdür.즉, 주류 장치 드라이버들은 매우 안정적임을 뜻한다.
Rivayete göre Süllah çok yönlü bir insanmış.טוענת שלאה היא אדם מסוכן.
Volkanik kemerler çok yönlü tektonik ayarlamalar ile oluşturulabilir.חגורות געשיות עשויות להיווצר במגוון מיקומים טקטוניים.
Bu çok yönlü sanatçı aynı zamanda bir homoseksüeldi ve bunu hiç saklamadı.מדורי הרכילות טענו תמיד כי גם הוא הומוסקסואל, והוא מצידו מעולם לא טרח להכחיש.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.במצבים בעולם אמיתי, ראיות הם לעיתים מורכבות ומעורבת.
Heykel iki yönlü bir tasvir içermektedir.הפסל מתאר שתי דמויות.
İlk akla gelen etkileşimin tek yönlü olmasıdır.הייתי רוצה להוסיף רק דבר אחד להתבטאות המקורית שלי.
Bu da, morfolojik yönlü ve çeşitli birlikte adaptasyonlara (İng: co-adaptation) yol açar.הם מתחלפים מורפולוגית (אלטרנציות מורפולוגיות) עם התנועות האמצעיות /e/ ו /o/.
İki yönlü kontrol artık mümkün.ניתן לבצע עד שני מבחני שליטה.
Birden fazla müzik türünü benimseyerek çok yönlü bir müzisyen olduğunu göstermiştir.גילינו במהרה, כמו רבים אחרים, שאנחנו שרים את המוזיקה שלו באופן די טבעי.
Cadde'ye kadar devam etmekte olup tek yönlü bir caddedir.הדרך היחידה להגיע לפארק היא בכביש.
Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.Русия има многостранна външна политика.
Ertesi hafta, dört kadın arasında TakeOver: San Antonio'da yapılacak ölümcül dört yönlü maç ayarlandı.На следващата седмица, мач Фатална четворка между четирите е уреден за Завземане: Сан Антонио.
Her yönlü akım geçirirler.Те го носят навсякъде.
İsviçre mutfağı çok yönlüdür.Изключителна е кухнята на бъркачевчани.
Orta sahanın her bölgesinde oynayabilen çok yönlü bir oyuncudur.Универсален футболист, който може да играе ефективно във всяка част от терена.
Kaluza oldukça çok yönlü bir insandı.Входът бил голям геран.
İlgili Sayfalar