yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun yerine hayvanlar için yem bulmaya yönelik olarak kalıcı köyler oluşturuyorlardı.Натомість, люди засновували постійні поселення для забезпечення себе їжею.
Bunun yerine hayvanlar için yem bulmaya yönelik olarak kalıcı köyler oluşturuyorlardı.במקום זאת, אנשים התישבו בכפרים קבועים שהתבססו על חיפוש מזון בסביבה.
Bunun yerine hayvanlar için yem bulmaya yönelik olarak kalıcı köyler oluşturuyorlardı.بدلاً من ذلك,استقر الناس فى أكثر القرى استقراراً اعتمادا على جمع العلف.
Bunun yerine hayvanlar için yem bulmaya yönelik olarak kalıcı köyler oluşturuyorlardı.野生の穀物の種を植えて、食物を補えるようになり、 一年中同じ場所に落ち着けようになったのです。
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Ich projiziere hier keine Daten aus der Vergangenheit in die Zukunft.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Ik ben niet bezig een aantal gegevens uit het verleden naar de toekomst te projecteren.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Je ne projette pas des données passées dans le futur.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Nepředpovídám budoucnost podle nějakých dat z minulosti.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Nie robię projekcji danych z przeszłości na przyszłość.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.No estoy proyectando datos del pasado hacia el futuro.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Non sto proiettando nel futuro dati relativi al passato.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Nu proiectez nişte date din trecut, în viitor.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Tôi không đặt những số liệu quá khứ vào tương lai.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Не прожектирам някакви минали данни в бъдещето.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.Я не проектирую какие-то данные из прошлого в будущее.
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuNel 2007 sono stati spediti in Asia tanti rifiuti di carta quanti ne sono stati
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuRaaka-aineiden hinta on pysytellyt korkealla yli kymmenen vuoden ajan,
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuTo nasvědčuje tomu, že evropský zákaz
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuДвигатели на рециклирането
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.2008年に、イスラエルは再度「YES」を試みました。
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Denna gång ökade de raketbeskjutningen mot israeliska civila från Gasa med över 500%
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Diesmal verstärken sie die Raketenangriffe vom Gazastreifen auf israelische Zivilisten um über 500 Prozent.
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Pada saat ini serangan roket dari gaza ke penduduk sipil Israel telah meningkat lebih dari 500% !
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.هذه المره زادوا الهجمات الصاروخيه من غزه ضد مواطني اسرائيل بأكثر من خمسة اضعاف
Bu soru, farklı dillerdeki zaman kodlarını düzeltebilmeye yönelikti.Así que fue una pregunta sobre la posibilidad de modificar el tiempo en diferentes idiomas.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.ako aj proti Chamatu, ktorý hraničí s ním, proti Týru a Sidonu, lebo je veľmi múdry.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.anche Amat sua confinante e Sidòne, che è tanto saggia
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Ano i do Emat dosáhne, do Týru i Sidonu, ačkoli jest moudrý velmi.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.dazu über Hamath, die daran grenzt; über Tyrus und Sidon auch, die sehr weise sind.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Den drabbar ock Hamat, som gränsar därintill, så ock Tyrus och Sion, där man är så vis.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Elle s`arrête aussi sur Hamath, à la frontière de Damas, Sur Tyr et Sidon, malgré toute leur sagesse.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.El se opreşte şi peste Hamat, care se mărgineşte cu Damascul, peste Tir şi Sidon, cu toată înţelepciunea lor!
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.És Hámát is, a mely szomszédos vele; Tírus és Sídon, noha igen okosak!
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.E também Hamate que confina com ela, e Tiro e Sidom, ainda que sejam mui sábias.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.in tudi o Hamatu, ki mejači ž njim, o Tiru in Sidonu, ker je silno moder.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.ja myös Hamatia, joka on sen kanssa rajatusten, sekä Tyyroa ja Siidonia, sillä ne ovat sangen viisaat.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.그 접경된 하맛에도 임하겠고 두로와 시돈은 넓은 지혜가 있으니 그들에게도 임하리라
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.likeså i Hamat, som grenser til det, også i Tyrus og Sidon, fordi de der er så kloke.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Lời ấy cũng phán về Ha-mát, láng giềng của Ða-mách, về Ty-rơ và Si-đôn, vì các thành ấy là rất khôn sáng.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Nawet i do Emat dosięże, i do Tyru i do Sydonu, choć jest mądry bardzo.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.også over Hamat, som grænser dertil, Tyrus og Zidon, thi det er såre viist.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.también Hamat, que colinda con ella; y Tiro y Sidón, aunque se hayan hecho muy sabias
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir."Vervloekt is Hamath dat vlakbij Damascus ligt, en vervloekt zijn Tyrus en Sidon, al zijn zij nog zo wijs.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.οτι και κατα της Αιμαθ, ητις ειναι ομορος αυτης, κατα της Τυρου και Σιδωνος, αν και ηναι σοφαι σφοδρα.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.и на Емаф, смежный с ним, на Тир и Сидон, ибо он очень умудрился.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.Още и над Емат, който граничи с него, и над Тир и Сидон, ако и да са много мъдри.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.וגם חמת תגבל בה צר וצידון כי חכמה מאד׃
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.وحماة ايضا تتاخمها وصور وصيدون وان تكن حكيمة جدا.
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.和 靠 近 的 哈 馬 、 並 推 羅 、 西 頓 、 因 為 這 二 城 的 人 、 大 有 智 慧
Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.和 靠近 的 哈馬 、 並推羅 、 西頓 、 因為這 二 城 的 人 、 大 有 智慧
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Come possiamo usare il testo teatrale, questa energia, per fermare la violenza contro le donne?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Comment utiliser la pièce, cette énergie, afin de mettre fin aux violences faites aux femmes?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Como usar esta peça, esta energia, para pôr termo à violência contra as mulheres?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""¿Cómo usar la energía de la obra para parar la violencia contra las mujeres?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Cum am utiliza acest spectacol, această energie pentru a opri violența asupra femeilor?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Hoe kunnen we het stuk, deze energie, gebruiken om geweld tegen vrouwen te stoppen?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""어떻게 이 연극, 이 힘을 폭력을 멈추는 데 사용할 수 있을까?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Wie können wir das Stück, diese Energie nutzen, um Gewalt gegen Frauen zu stoppen?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Как да използваме пиесата, тази енергия, за да спрем насилието срещу жените?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Как мы можем использовать эту пьесу и ее энергию для того, чтобы прекратить насилие над женщинами?"