yönelik ile cümle

yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Questa è una missione esterna condotta in una scuola per ciechi.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Tämä on hädänalaisasema sokeiden koulun yhteydessä.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.To je center za pomoč, ki jo vodimo na šoli za slepe.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.To jest stacja pomocy potrzebującym prowadzona w szkole dla niewidomych.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Toto je terénní stanice provozovaná ve škole pro slepé.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Voici un poste de proximité dirigé dans une école pour aveugles.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Αυτός είναι ένας σταθμός προσέγγισης που λειτουργεί σε μια σχολή τυφλών.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Това е станция за достигане, създадена в училище за слепи.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Це соціальний центр, що організований в школі для сліпих.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.Это социальный центр, организованный в школе для слепых.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.זוהי תחנה של הושטת יד, שהוקמה בבית ספר לעיוורים.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.هذه هي محطة التوعية وتم إجرائها في مدرسة للعميان.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.ある盲学校で行われました (テキスト:ほとんどの子どもたちは永久に目が見えないか、ほとんど見えません)
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Bởi vì đây là trường học cho người mù, nhiều trẻ em đều có những khuyết tật vĩnh viễn.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Da dies eine Blindenschule ist, haben viele Kinder hier permanente Leiden.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Dans cette école pour aveugles, beaucoup d'enfants ont des maladies définitives.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.E' una scuola per ciechi, molti hanno condizioni croniche.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Ker je to šola za slepe, imamo veliko otrok s trajnimi okvarami.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Koska tämä on sokeiden koulu monien lapsien tila on pysyvä.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Omdat dit dus een blindenschool is, vind je hier veel kinderen met een blijvende aandoening.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Pawan Sinha: Portanto, como esta é uma escola para os cegos, muitas crianças têm uma situação permanente.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Pentru că aceasta este o școală pentru orbi, mulți copii suferă de afecțiuni permanente.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Puesto que, es una escuela para ciegos, muchos niños tienen una ceguera irreversible.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Takže, protože toto je škola pro slepé, mnoho dětí má trvalé poškození.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Έτσι, επειδή αυτή είναι μια σχολή τυφλών, πολλά από τα παιδιά πάσχουν από μόνιμες παθήσεις
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Оскільки це школа для сліпих, велика кількість дітей там з хронічними захворюванням.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Так как это школа для слепых, многие дети там с хроническими заболеваниями.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Тъй като това е училище за слепи, много деца са с хронични заболявания.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.Elaine Baumgartel van KUNM In Albuquerque deed onderzoek naar de verslaggeving over geweld tegen vrouwen.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.Elaine Baumgartel z radia KUNM przeprowadziła badania na temat przemocy wobec kobiet.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.KUNMissa, täällä Albuquerquessa, Elaine Baumgartel tutki naisiin kohdistuvan väkivallan raportointia.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.여기 알부커키에 있는 KUNM 방송국에서, 엘레인 밤가르텔은 여성에 대한 성범죄를 대상으로 학술 연구를 진행했습니다.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.На радіо KUNM у місті Альбукерке Елейн Баумґартел дослідила висвітлення новин на тему насильства проти жінок.
Bulunduğumuz yerde, Elaine Baumgartel kadına yönelik şiddete karşı bazı araştırmalar yapıyor.彼女の大学院研究のテーマは 女性への暴力を扱った記事 彼女の大学院研究のテーマは 女性への暴力を扱った記事 研究でわかったのは 被害者を非難し
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Ce înseamnă acest declin în sănătatea socială ca un fel de indicator vital pentru viitor?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?E cosa rappresenta quel declino nell'interazione sociale in termini di segni vitali per il futuro?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?I patrząc na ten wzór, co ten spadek zdrowia społecznego znaczy jako ważny sygnał dla przyszłości?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Waar wijst die daling in sociale gezondheid op voor je toekomstig leven?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Was bedeutet dieser Niedergang der sozialen Gesundheit als Lebenszeichen für die Zukunft?
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.누군가 그 소녀가 춤을 추게 만든 것 같았어요. 전 또 영감을 얻었죠.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Takže to vyzeralo, ako keby to bola od nej výzva. A tým ma inšpirovala.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Ze lachten, knuffelden elkaar en renden weg. Het leek dus een weddenschap te zijn.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.אז נראה כאילו מישהו איתגר אותה לעשות את זה. אז קיבלתי השראה מזה.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Deci ei nu au nici un stimulent pentru economisire.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Dus zij worden niet geprikkeld om te besparen.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Entonces no tienen incentivo para conservar.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Ils n'ont donc pas envie d'économiser.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Jadi mereka tidak memiliki insentif untuk melestarikan.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.그래서 그들은 물을 보존할 의욕이 없습니다.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Nemají tedy žádné pobídky chovat se šetrně.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Nie oszczędzają więc wody.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Quindi non hanno incentivo a conservare acqua.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Sie haben also keinerlei Anreiz, sparsam damit umzugehen.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Takže nemajú žiadny motív šetriť.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Tehát őket semmi nem ösztönzi a víz megóvására.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Vì vậy họ không có động cơ để giữ gìn nguồn nước.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Επομένως, τους συμφέρει να σπαταλούν το νερό.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Поэтому у них нет никаких стимулов беречь воду.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Така че те нямат стимул да опазват.
Bu nedenle, korumaya yönelik onları teşvik edici bir şeyleri yok.Тому у них немає стимулу берегти воду.

İlgili Sayfalar