yönelik ile cümle

yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ei vor să facă lucruri, ei vor să se murdărească pe mâini, ei vor ca educaţia să fie de-adevăratelea.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Eles querem fazer coisas, querem meter as mãos na massa, querem que o ensino seja real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ellos quieren hacer, quieren ensuciarse las manos; quieren que la educación sea para la vida real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ils veulent faire des choses, ils veulent se salir les mains, ils veulent que l'éducation soit "pour de vrai".
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.이 학생들은 무언가를 하고 싶어하고, 손에 기름을 묻히고 싶어합니다. 이 학생들은 살아있는 교육을 원하고 있습니다.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Mereka ingin melakukan sesuatu, ingin mengotori tangan mereka, mereka ingin pendidikan yang sebenarnya.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Oni chcú robiť veci, chcú si zašpiniť ruky, chcú reálne vzdelávanie.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Sie wollen Dinge tun, sie wollen ihre Hände schmutzig machen, sie wollen wirkliche Bildung.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Voglio fare qualcosa, vogliono sporcarsi le mani, vogliono che la loro educazione sia pratica.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ze willen dingen doen, ze willen hun handen vuil maken, ze willen écht onderwijs.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Θέλουν να κάνουν πράγματα, να λερώσουν τα χέρια τους θέλουν εκπαίδευση για την πραγματική ζωή.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Вони хочуть зробити щось, вони хочуть забруднити руки, вони хочуть, щоб освіта була по-справжньому.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Они хотят заниматься практическими вещами, хотят работать, хотят, чтобы образование что-то значило.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Те искат да правят неща, искат да изцапат ръцете си, искат образованието да бъде истинско.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.הם רוצים לעשות דברים, הם רוצים ללכלך את הידים, הם רוצים שחינוך יהיה מחובר למציאות.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.يريدون ان يقومون بعمل اشياء، يريدون ان تتسخ اياديهم، يريدون ان يكون التعليم واقعي
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.世の中に役立つ教育を受けたいのです みなさんの中から手伝っていただける方が
Bir UUIM’nin, bu rapora ek olarak, özel amaca yönelik araştırmalar ve başka raporlar da üretmesi beklenebilir.Además de este informe, puede esperarse de un OND que elabore estudios ad hoc y otros informes.
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileAggasztó fejlemény, hogy néhány országból azt jelezték,
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileBlandt de unge kan forbruget af flere stoffer øge risikoen for akutte problemer
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileDet är svårt att värja sig för slutsatsen att
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileHet ligt voor de hand om te
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileI mimo, że nie widać oznak powrotu do niegdysiejszej epidemii używania heroiny, problemy
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileLes demandes de traitement liées à la cocaïne sont également en augmentation.
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bilePovečuje se tudi izbira drog, ki so na voljo uporabnikom v Evropi.
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileSiksi on kehitettävä kokonaisvaltaisempi, integroitu
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileVe skupině chronických uživatelů drog je užívání alkoholu tak časté,
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Ce point mérite d’être signalé vu le réel intérêt pour la coopération transfrontalière dans la région.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dette er særlig vigtigt på grund af den store interesse for grænseoverskridende samarbejde over hele regionen.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dit is des te belangrijker vanwege de grote belangstelling voor grensoverschrijdende samenwerking in de regio.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dlatego też kwestie związane z granicami mają często istotne znaczenie polityczne.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.På grund av det stora intresset för gränsöverskridande samarbete i hela regionen är detta särskilt viktigt.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Tämä on erityisen merkittävää, koska rajatylittävään yhteistyöhön tunnetaan suurta kiinnostusta koko alueella.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je obzvláště významné z důvodu velkého zájmu o přeshraniční spolupráci v celém regionu.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je obzvlášť významné kvôli vysokej úrovni záujmu o cezhraničnú spoluprácu v celom regióne.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je zlasti pomembno zaradi velikega zanimanja za čezmejno sodelovanje v regiji.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Ο αpiοκλεισό του αpiό τη διασυνοριακή συνεργασία θα είχε αρνητικέ και δυσενεί εpiιpiτώσει.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Това е особено важно поради големия интерес към трансграничното сътрудничество в целия регион.
Boşananlara yönelik desteklerFinceAsistencia en caso de divorciofinés
Boşananlara yönelik desteklerFinceSoutien en cas de divorcefinnois
Boşananlara yönelik desteklerFinceStöd vid skilsmässafinska
Boşananlara yönelik desteklerFinceTukea avioerossasuomi
Boşananlara yönelik desteklerFinceПомощь при разводефинский
Boşananlara yönelik desteklerFinceالمساعدة في الطلاقالفنلندية
Boşananlara yönelik desteklerFince为离异人士提供的援助芬兰语
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceInformación para padres que se propongan divorciarsefinés
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceInformation för föräldrar som planerar att skiljasfinska
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceInformations pour les parents qui envisagent de divorcerfinnois
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceTietoa eroa suunnitteleville vanhemmillesuomi
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceИнформация для родителей, планирующих разводфинский
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFinceمعلومات للوالدين اللذين يخططان للطلاقالفنلندية
Boşanmayı planlayan ebeveynlere yönelik bilgilerFince为准备离婚的父母提供的信息芬兰语
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.Are o fizicalitate şi te afunzi tot mai mult într-un fel de fir narativ care merge astfel, spre imagine.
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.Człowiek zaczyna się wtedy zagłębiać w rodzaj narracji, który podąża tą drogą w stronę obrazu.
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.Het was tastbaar, en zo ga je dieper en dieper het verhaal binnen, richting de voorstelling...
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.물리적 실체가 있고, 그리고 점점 깊이 가기 시작합니다. 이미지로 다가가는 어떤 이야기같은 것으로 말이죠. 이것은 "원숭이와 라이카" 입니다.
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.Nó có tính chất vật lý, bạn như bắt đầu đi càng sâu vào một câu chuyện kể sẽ dẫn hướng đến hình ảnh.
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.Teste van, és akkor mélyebbre és mélyebbre süllyednek a narratívában, egészen a képig.
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.יש לזה מימד פיזי, ואתה מתחיל להיכנס עמוק יותר לעניין והולך לכיוון היצירה. אז זה "קוף עם לייקה".
Boyle fiziksel yani olan birsey, ve sonra daha derine inince imgeye yonelik bir oyku ortaya cikiyor.وكانت محسوسة ، وتبدأ الذهاب أعمق وأعمق في نوع من السرد بهذه الطريقة ، لهذه الصورة. كما هو "القرد مع لايكا".

İlgili Sayfalar