yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Annelere veya babalara yönelik ebeveynlik parasıFince _ İsveççe _ İngilizceنقود الوالدين للأم أو للأبالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Annelere veya babalara yönelik ebeveynlik parasıFince _ İsveççe _ İngilizce给父母发放的育儿津贴芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Annelik evleri hizmetleri Finlandiya’da ikamet yeri olanlara yöneliktir.Ensikodin palvelut on tarkoitettu niille, joilla on Suomessa kotikunta.
Annelik evleri hizmetleri Finlandiya’da ikamet yeri olanlara yöneliktir.Les prestations des centres d'accueil sont destinées à celles qui ont une commune de domicile en Finlande.
Annelik evleri hizmetleri Finlandiya’da ikamet yeri olanlara yöneliktir.Mödrahemmets tjänster är avsedda för personer som har hemkommun i Finland.
Annelik evleri hizmetleri Finlandiya’da ikamet yeri olanlara yöneliktir.Материнский дом оказывает услуги лицам, имеющим место жительство в Финляндии.
Annelik evleri hizmetleri Finlandiya’da ikamet yeri olanlara yöneliktir.خدمات البيت الأولي مخصصة لأولئك اللاتي لديهن بلدية سكن في فنلندا.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.A megvizsgált 26 országban a kockázatértékeléssel kapcsolatban három eltérő hozzáállást lehetett elkülöníteni.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.Ďalšie informácie možno nájsť v sekcii databázy ELDD Právne správy (http://eldd.emcdda.europa.eu).
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.Dans les vingt-six pays étudiés, on distingue trois approches de l’évaluation des risques.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.Din cele 26 de ţări studiate, reiese că sunt necesare trei metode distincte pentru evaluarea riscului.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.I de 26 länder som undersöktes kan tre skilda metoder för riskbedömning urskiljas.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.In de 26 onderzochte landen kwamen drie verschillende benaderingen van risicobeoordeling naar voren.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.Nei 26 paesi esaminati si manifestano tre approcci diversi alla valutazione dei rischi.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.V 26 državah, ki so bile vključene v študijo, se kažejo trije različni pristopi k oceni tveganja.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.Ve 26 sledovaných zemích jsou patrné tři různé přístupy k hodnocení rizik.
Araştırılan 26 ülkede, risk değerlendirmesine yönelik üç farklı yaklaşım öne çıkmaktadır.W 26 przebadanych krajach widoczne są trzy różne podejścia do oceny ryzyka.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Czwartą opcją wsparcia jest koncentracja elektrowni słonecznych na pustyniach innych narodów.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.En een vierde optie, geconcentreerde zonne-energie in de woestijnen van andere mensen.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.És a negyedik ellátásoldali opció a napenergia más népek sivatagjaiból.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Và lựa chọn thứ 4 bên cung, tập trung năng lượng mặt trời trong sa mạc của người khác,
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Y una cuarta opción, concentrar la energía solar en los desiertos de otra gente.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.И 4-тата алтернатива: слънчевата енергия в чужди пустини.
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.ומקור משני רביעי , כוח סולארי מרוכז במדבריות של אנשים אחרים,
Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.ومصدر تزويد رابع هو الطاقة الشمسية المركزة في صحراء أناس آخرين
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.) Dz.U. L 165 z 3.7.2003, s. 31.) Zob. wykres HSR-2 w Biuletynie statystycznym za 2009 r.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Foranstaltninger til forhindring af overdoser tilbydes på samme niveau.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Hasonló a helyzet a túladagolás megelőzésére szolgáló intézkedések biztosításának mértékével.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Il livello di erogazione delle misure di prevenzione delle overdosi è simile.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.L’étendue des mesures visant à prévenir les surdoses est similaire.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Míra poskytovaných opatření k prevenci předávkování je obdobná.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Nivelul furnizării măsurilor de prevenire a supradozelor este similar.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.O nível da oferta de medidas para evitar as overdoses é semelhante.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Preventiemaatregelen voor overdoses zijn in vergelijkbare mate beschikbaar.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Stopnja zagotavljanja ukrepov za preprečevanje zaužitja prevelikega odmerka je podobna.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Tillgången på åtgärder mot överdoser följer liknande mönster.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Unterstützung für Drogenkonsumenten in Haftanstalten
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Úroveň ustanovenia opatrení na predchádzanie predávkovania je obdobná.
Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir.Yliannostusten ehkäisemiseen tarkoitettujen toimien tarjonta on samantasoista.
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) çevreye ilişkin güvenilir, bağımsız bilgi sunmaya yönelik bir AB organıdır.Europeiska miljöbyrån (EEA) är EU:s organ för förmedling av saklig och oberoende information om Europas miljö.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Có những phong trào ở Châu Âu bảo vệ chúng khỏi sự đánh bắt.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.De asemenea există mişcări în Europa pentru stoparea prinderii lor.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Er zijn ook bewegingen in Europa die proberen de vangst te stoppen.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Es gibt auch Bewegungen in Europa, ihren Fang zu unterbinden.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Il y a aussi des mouvements en Europe qui tentent de faire cesser leur capture.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.In Europa si sta cercando di mettere fine alla loro pesca.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.유럽에서는 상어잡이를 금지시키려는 움직임도 있습니다.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Também há movimentos na Europa para proibir a sua caça.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.V Európe sú aj hnutia proti ich lovu.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.V Evropě se také objevují různá hnutí proti jejich lovu.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.W Europie próbuje się zakazać ich odłowu.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.В Европе предпринимаются меры по приостановке их ловли.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.Съществуват движения в Европа за опит за спиране на улува им.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.וישנם תנועות באירופה המנסות לעצור את הציד,
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.وهناك تحركات في اوروبا لمحاولة وقف الامساك بها
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.ウバザメを捕獲することや 水揚げは禁止されており
Avrupa’da esrar kullanıcılarına yönelik tedavi programlarıBehandlingsprogram för cannabisanvändare i Europa
Avrupa’da esrar kullanıcılarına yönelik tedavi programlarıLiečebné programy v Európe pre užívateľov kanabisu
Avrupa’da esrar kullanıcılarına yönelik tedavi programlarıPoskytování léčby
Avrupa’da esrar kullanıcılarına yönelik tedavi programlarıΕυρωpiαθκό1 *έσο1 όρο1