yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dergi gençlere yöneliktir.Această revistă este destinată tinerilor.
O neye yönelik?Cui îi este destinată asta?
O neye yönelik?Cui îi este adresată asta?
O şey neye yönelik?Pentru ce este destinat acel lucru?
Bu TV programı çocuklara yöneliktir.Acest program TV este destinat copiilor.
Service d'Entraide Familiale: Zor durumda olan kişilerin sosyalleştirilmelerine yönelik çalışmalar.Service d'Entraide Familiale: a nehéz helyzetben lévő személyek szociális integrációját támogató szervezet.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .A szállítók shopper marketing befektetései évente 21%-kal nőnek.
Heteroseksüellere yönelik ispatlanmış ayrımcılık vakalarına çok nadir rastlanır.A heteroszexuálisok ellen irányuló diszkrimináció bizonyított ügyei ritkák.
Bu gruplara yönelik saldırı ve savunma amaçlı eylemler devam edecektir.Az ilyen szervezetek elleni védekező illetve támadó akciók a jövőben is folytatódnak.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Az eredeti cél a védjegyekhez kötődő információk cseréjére szolgáló XML szabvány definiálása volt.
Cannon göre şarkı Eminem’e yönelik değildi.Cannon azt állította, a dal nem Eminemről szól.
Daha çok köylere yönelik çalıştı.Itt is több falubeli harcolt.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.A legfontosabb feladat, hogy legyen előttünk egy konkrét cél.
1960'tan bu yana bu tür kanıtların bulunmasına yönelik çalışmalar yapılmış ve yapılmaktadır.1960 óta tesznek különböző kísérleteket ilyen bizonyítékok keresésére.
Kente yönelik Sovyet taarruzu da bu durumu ağırlaştırmıştı.A Dél-Utah-i indián probléma még jobban bonyolította a helyzetet.
Finlandiya'nın ekonomik gelişimi, ihracata yönelik Asya ülkeleri ile birçok açıdan paylaşımlıydı.A gazdaság fejlődése több hasonló vonást mutatott az exportorientált ázsiai országokéval.
Sur Dışında Hayat topluma yönelik bir öyküdür.Egy etnikai sziget a társadalmi-történeti periférián.
Ayrıca gıda endüstrisine yönelik çeşitli fabrika ve entegre tesisler de faaliyete geçmiştir.Továbbá a járásban pár építő- és élelmiszeripari cég működik.
(2010 (2010) itibarıyla), hastalığı önlemeye yönelik etkili bir aşı bulunmamaktadır.2010 évi adatok szerint nincs még olyan oltóanyag, amely hatékony lenne a megelőzésben.
Bu amaca yönelik olarak Le Bon’un devlet adamlarına birtakım önerileri olmuştur.Így visszatekintve, adhattam volna néhány jó tanácsot Al Capone-nak.
Antik Roma'ya yönelik ilgi muhtemelen Fransa'da Aydınlanma Çağı'nda başlamıştır.Hogy az ókori Rómában mikor alakulhatott ki, az a történelem homályába vész.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Közben egyensúlyban tartja munkahelyi életét és az anyaságot.
Bu çerçevede, atık yönetiminin sadece bir tek atık türüne veya bir tek kaynağa yönelik olması beklenemez.Egy függvény hívásánál nem számít hogy az egy egyszerű függvény, vagy egy metódus.
Neden? - Nereden sorusu kaynağa yönelik sorudur.Válasz a Forrás körkérdésére.
Medyaya yönelik eğitim alanındaki aktivitelerin önem derecesi yükselmektedir.A médiaoktatás területén végzett tevékenységek is egyre jelentősebb szerepet kapnak.
Bu mesaj kime yöneliktir?Ki kicsoda a hírközlésben?
OKS ve ÖSS başta olmak üzere sınava yönelik eğitim verir.Kezdettől fogva a tanít és a kórust vezet együttesen.
İslam'a yönelik Yahudi veya Batı kaynaklı oyunlara karşı uyanık ve hazır olmak gereklidir.Ébernek kell lenni a nyugati és a zsidó összeesküvésekkel szemben, melyek az iszlám ellen irányulnak.
Karl Marx'a göre ise praksis, toplumsal organizasyonun tümünü değiştirmeye yönelik etkinlikler toplamıdır.Ahogy Otto Rank mondta, minden, amit önmagunkban megvalósítunk, megváltoztatja a külső valóságot is.
Bölümde ayrıca tarihe yönelik göndermeler de yapılmaktadır.Az utasításkészletben indirekt címzés is rendelkezésre áll.
Endüstriyel üretimi tarımsal ürünlere yöneliktir.Az ipari tevékenység a mezőgazdasági termékek feldolgozására korlátozódik.
Komünist dönem boyunca Kafka'nın Doğu bloğu sosyalizmine yönelik çalışmalarının mirası tartışılmıştır.A kommunista időszak alatt munkássága igen vitatott volt a keleti blokkban.
Bu şekilde kitlesel ayaklanma düzenlemeye yönelik sağlıklı bir sistem yaratmak mümkün olacaktır.Így arra is képesek lesznek, hogy egy valódi lázadást robbantsanak ki.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Több oka is volt a visszavonulásra.
Böylelikle de, Roma gençliğine yönelik retorik eğitimi resmileşmiş oldu.Így a római társadalomban egyre jelentősebbé váló keresztény tanítások itt gyorsan befogadottá váltak.
(2) İngiliz Katoliklerine yönelik olarak uzlaştırıcı bir yoldan uygulandı.Ketteler elveiben számos, korabeli katolikus irányzatot ötvözött.
Bu hastalığa yönelik bir ilaç ya da aşı mevcut değildir.Nincs gyógyszer vagy oltás a betegség gyógyítására.
Sovyet birliklerinin geri çekilmesi talebi Macaristan'ın bağımsızlığına yönelik idi.E pontok ezért teljesen alkalmatlanok programnak, feloldhatatlan belső ellentmondásokat tartalmaznak.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Alkuperäisenä tavoitteena oli XML-standardin määrittäminen tavaramerkkejä koskevan tiedon välittämiseen.
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Kristittyjä ja juutalaisia vaadittiin käyttämään erityisiä vaatteita tai merkkejä.
Bu mesaj kime yöneliktir?Kenelle sinä kirjoittaisit kirjeen?
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Varhaiset yritykset perustaa pysyvää asutusta olivat epäonnistuneita.
Neden? - Nereden sorusu kaynağa yönelik sorudur.Tämä artikkeli kertoo lähteestä Oripäässä.
Bölümde ayrıca tarihe yönelik göndermeler de yapılmaktadır.Kappaleessa oli myös varhaisia viittauksia huumausaineiden käyttöön.
Ruby, nesneye yönelik, dinamik, reflektif bir programlama dilidir.Ruby on tulkattava, dynaaminen ja dynaamisesti tyypittävä oliopohjainen ohjelmointikieli.
Android Gingerbread'e (2.3.3) yönelik Nexus One OTA güncellemesi 23 Şubat 2011'de başladı.Nexus One sai virallisen Android 2.3 (Gingerbread) -päivityksen 22.2.2011.
Düzenli dinleyicilere yönelik olarak, daha düşük ücretli abonelik biletleri de çıkarılmıştı.Arvotaiteen huutokauppoihin väärennöksiä tarjotaan kuitenkin yhä harvemmin.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Hän onnistui kuitenkin lopettamaan isänsä Venäjään kohdistaman nöyristelypolitiikan.
Erkeklerin eşcinsel cinsel ilişkisine yönelik hapis cezaları uygulamaları 1970'lerin başına kadar devam etti.Syytökset lapsiin kohdistuneista seksuaalirikoksista nousivat laajempaan julkisuuteen vasta vuonna 1997.
Ticari faaliyette gelişmeler yaşanırken ticari faaliyete yönelik dini tavırda değişmeler olmuştur.Hoitotyön kehityksen kuluessa ovat ammattinimikkeet vaihtuneet.
Bu hastalığa yönelik bir ilaç ya da aşı mevcut değildir.Hoitoa tai rokotetta ei ole olemassa.
Java Geliştirme Kiti (JDK) Java geliştiricilerine yönelik bir Oracle Corporation ürünüdür.Java Development Kit (JDK) on Oracle Corporationin tuote, joka on tarkoitettu Javakehittäjille.
Moldova'nın bağımsızlık ve reformlara yönelik çalışmaları 1990 yılında artmıştır.Slovenian itsenäistymisliike alkoi voimistua vuonna 1988.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Avustustoimenpiteitä: Itseänsä elättämistä tarkoittavaa avustusta.
ateist feminizm, kadınlara yönelik ayrımcılığın temelini dinlerde gören bir feminist yaklaşımdır.Ateistinen feminismi vastustaa uskontoa naisten alistamisen ja epätasa-arvon lähteenä.
Alman yazar Angela Sommer-Bodenburg, çocuklara yönelik yazdığı fantezi kitap serileriyle tanınmaktadır.Saksalaisen Angela Sommer-Bodenburgin Pikku vampyyri on suosittu lastenkirjasarja.
Bununla birlikte Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik yardım faaliyetlerinde de bulunuyor."Tällä hetkellä heitä palvelee myös miehitetyssä Irakissamilloin?.
Öğrencilere yönelik eğitim, tanıtım ve bilinçlendirme etkinlikleri düzenlendi.Ensimmäisiksi haasteiksi listattiin opiskelijoiden tiedottaminen ja aktivoiminen.
Baklagiller ise ev tüketimine yönelik olarak üretilmektedir.Kaiuttimia valmistetaan lähinnä kotikäyttöön.
Pragmatik ise kelime anlamı olarak işe yönelik anlamına gelir.Pragmaattinen merkitys tarkoittaa jotakin hyötyä NN:lle.