yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Druhý souvisí s nerovným postavením mužů a žen ve všech oblastech života.
Devrim dönemi Fransa'nın Amerika'daki kolonilere yönelik askerî tehdidinin sona erdiği 1763 yılında başladı.Období revoluce začalo v roce 1763, kdy Francie přestala vojensky ohrožovat britské kolonie v Severní Americe.
Müslüman ülkelerde Yahudilere yönelik baskılar 20. yüzyılda da devam etmiştir.Změny v židovstvu pokračovaly i v 19. století.
Ayrıca II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yurtdışında Amerikalılara yönelik en ölümcül saldırıdır.Jde také o největší teroristický útok spáchaný proti Američanům v zahraničí vůbec.
Geleceğe yönelik en önemli proje ise, beldeyi turizm merkezi haline getirme projesidir.Noví majitelé z něj plánují učinit centrum turistického ruchu.
Üstsüzlüğe yönelik tutumlar zaman ve kültürler içinde farklılıklar göstermiştir.Preference opálené kůže se v různých obdobích a kulturách lišila.
Bu hastalığa yönelik bir ilaç ya da aşı mevcut değildir.Na onemocnění není dostupný žádný lék nebo vakcína.
İmparator Diokletian yönetiminde Hıristiyanlara yönelik zulüm doruğa çıktı.Jak rytíř císaře Diokleciána přijal křesťanství.
19 Şubat'ta YPG Azez ilçesine yönelik saldırılara devam etmiştir.19. února pokračují zuřivé boje.
Bu ilk aşamadaki yöntemler, adayda “sezgi kapısı”nı aralamaya yönelik yöntemlerdi.Tento model byl poslední Syrenou s otvíráním dveří proti směru jízdy.
Diğer saldırganın kimliğini belirlemeye yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.Automaticky se sbírají data o činnosti potenciálního útočníka.
Sanıklar, saldırıdan sonra, delilleri karartmaya yönelik toplantılara da iştirak etmişlerdi.Vyznavači a ti, kteří při pronásledování obstáli, však trvali na skutečném a upřímném pokání navrátilců.
Veri yeterliliği bölümü öğrencinin sayısal düşünme becerisini ölçmeye yöneliktir.Protože učitelova důvěra odstranila pomyslné hranice studentových schopností.
Hedef Protokol Adresi Alıcıya yönelik protokol adresi.Cílová protokolová adresa (TPA) Vnitřní adresa požadovaného přijímače.
2012 yılında Android'e yönelik için GnuCash açıklandı.V roce 2014 by měla vyjít verze pro Android.
Ayrıca klinik semptomlara yönelik tedaviler de yapılır.Nezanedbatelné jsou i léky k léčbě AIDS.
1996 yılında, yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten tesislerin inşasına yönelik Euro Energy Group kurulur.Klimatický fond financuje projekty v oblasti obnovitelných zdrojů.
Bu cihazlar, geleneksel kurumsal izleyicilere değil, tüketicilere yönelikti.Kalhotky ale nebyly výbavou běžných žen, ale prostitutek.
Ana madde: Dünya Ticaret Örgütü'ne yönelik eleştiriler ^Kapitál: Kritika politické ekonmie.
İğne yaprakları uzun sürgünler üzerinde tek tek ışığa yönelik olarak tarak biçiminde dizilmişlerdir.Obvykle vyzařují světlo jen v úzkém paprsku v jednom směru.
Neden? - Nereden sorusu kaynağa yönelik sorudur.U nálezů je určen jejich původ.
Türkiye'de, ülke geneli eşcinsellere yönelik homofobi çok yaygındır.Model rovnosti heterosexuality s homosexualitou v západních zemích je na tomto kontinentu vesměs ojedinělý.
Guyana Hükümeti belirli ülke veya bölge vatandaşlarına yönelik vize şartını muaf tutar.U genderových identit záleží na přístupu konkrétní provincie či teritoria.
Çünkü ilk yayınlar dışa yönelik değildir.První uniklé dokumenty jsou venku!.
Türbülansa yönelik daha başarılı bir teori ise Lev Landau tarafından 1944 yılında ortaya konabilmiştir.Teorii (semimikroskopickou) supratekutosti 4He vytvořil Lev Davidovič Landau v roce 1941.
Bu şehirde boşluktaki insan vücudunu keşfetmeye yönelik performans gösterileri sergiledi.V rámci této expozice navrhl pohyblivou strukturu Město v prostoru.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.Je to vůle něčeho dosáhnout.
Baklagiller ise ev tüketimine yönelik olarak üretilmektedir.Asymetrie domů rovněž vychází z praktického poslání budov.
Kanal, kadınlara yönelik veya başrollerde kadınların olduğu programlar yayınlar.Což vyvolalo mezi lidmi otázky zda chystá kanál spíše pro ženy či muže.
1980'li yıllarda yazılım mühendisliğindeki genel eğilim yapısal programlamaya yönelikti.V osmdesátých letech vzrostl zájem o objektově orientované programování.
Ayrıca paleontolojiyi halka tanıtmaya yönelik çeşitli çalışmalar yaptı.Publikoval celou řadu titulů, zaměřených na popularizaci paleontologie.
BMC Procity, BMC tarafından şehir içi kullanıma yönelik üretilen alçak tabanlı otobüs modelidir.Jedná se o jediné BMW s motorem uprostřed, které se prodávalo veřejnosti.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Obiectivul inițial a fost definirea standardului XML pentru schimbul de informații privind mărcile.
Sonuç, Ekim 2007'de Çek vatandaşlarına yönelik vize şartlarının kaldırılmasıydı.Acest lucru a însemnat că s-au eliminat verificările pașapoartelor de-a lungul frontierei în decembrie 2007.
Ruby, nesneye yönelik, dinamik, reflektif bir programlama dilidir.Ruby este un limbaj de programare generic, reflexiv, dinamic și orientat pe obiecte.
Roket saldırıları ve İsrailli askerlere yönelik saldırılar sona erecek.Încetarea tuturor atacurilor cu rachete asupra soldaților israelieni.
Suudi kadınlara yönelik muameleler "cinsiyet ayrımcılığı" ve "cinsiyet apartheidı" olarak tanımlanmaktadır.Felul cum sunt tratate femeile este considerat de unele surse drept segregare sexuală și „apartheid sexual”.
Albigeois Haçlı seferi Albililer (Katharlar)'e yönelik yapılmıştır.Traversarea Alpilor Ligurici se face prin următoarele trecători:
Avrupa'daki Yahudilere yönelik önyargının temel gerekçesi din kökenliydi.Motivul principal al prejudecăților împotriva evreilor în Europa a fost religios.
TRT Türk ise yurtdışına yönelik uluslararası genel içerikli yayın yapmaktadır.Cu toate acestea, FAPSI FSB efectuează supravegherea electronică în străinătate.
İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepeleri’ne yönelik taarruz aynı gün, kesin bir başarısızlıkla son bulmuştur.Este sărbătorit Ruz-ı Hızır (ziua lui Hızır) ca zi în care s-au întâlnit Hızır și İlyas.
Teizm, en geniş tanımıyla, en az bir adet tanrının var olduğuna yönelik inançtır.Teismul, in sensul cel mai larg, este credința că cel puțin o zeitate există.
Dünya'nın diğer doğal uyduları, Dünya'nın Ay dışında da doğal uyduları olduğuna yönelik iddialardır.Sateliții naturali ai altor planete sunt, de asemenea, numiți "luni", după cea a Pământului.
Eski Mısır diline yönelik bilimsel araştırmalar 19. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır.Studiul științific al istoriei Ucrainei a început spre sfârșitul secolului al XIX-lea.
Peyzaj değerlendirme, dış ortamın niteliğine yönelik değerlendirmeler bütünü.Ia decizii bazate exclusiv pe starea prezentă a mediului.
Aksine Hristiyanlığa yönelik benzer kısıtlamalar ve gayri resmî cezalandırmalar getirildi.În cele mai multe cazuri, refolosirea activităților și credințelor precreștine a fost pedepsită oficial.
İleriye yönelik projeksiyonlar yaparak stratejik kararlar için önerilerde bulunur.Alții avansează teze normative, făcând recomandări politice specifice.
Şubat 1943'te Mussolini'yi görevden almaya yönelik karar tasarısını Yüksek Faşist Konsey'e sundu.Pe 4 februarie 1939, Mussolini s-a adresat Marelui Consiliu al Fascismului în cadrul unei sesiuni speciale.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Primele încercări de colonizare a acestor pământuri s-au încheiat cu un eșec.
1809' da İngilizler Reis el-Hayme' de bulunan Kavasim' lere yönelik saldırılarını başlattılar.Mahomet-Amin a organizat în 1840 atacuri ale acestora împotriva așezărilor căzăcești de la Marea Neagră.
Aslında plasebonun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü yoktur.Placebourile nu au nicio valoare terapeutică.
Bölümde ayrıca tarihe yönelik göndermeler de yapılmaktadır.În diagramă pot fi menționate și persoanele responsabile pentru activități.
Göle yönelik halk tarafından söylenen çeşitli efsaneler vardır.Despre formarea lacului există o legendă relatată de locuitorii regiunii.
İhtiyaçların ve isteklerin doyurulmasına yöneliktir.Se văd clar necesitățile și aspirațiile.
Daumier daha küçüklüğünde, sanatçı olmaya yönelik bir eğilim içindeydi.În timp ce Elisabeta îmbătrânea, imaginea ei evolua treptat.
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Echipa se desparte în mai multe grupuri de căutare a extraterestrului.
Ancak komünistlere yönelik şiddet eylemlerinden dolayı Uruguay’a sığınmak zorunda kaldı.Din cauza vederilor sale comuniste este nevoit să se refugieze în Uruguay.
Sözlerim size yönelik değildi.Cuvintele mele nu au fost destinate vouă.
Sözlerim size yönelik değildi.Cuvintele mele nu v-au fost adresate vouă.
Bu dergi gençlere yöneliktir.Această revistă se adresează tinerilor.