yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Irene bu zorbalığının onu korkutmaya yönelik bir komplo olduğunu öğrenir ve ölümcül bir öfkeye kapılır.Då inser Irene att de har att göra med en mycket farlig brottsling.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.EU har infört hårdare regler för utformning av sina länders pass.
Bir iç savaş havasının yaşandığı şehirde, Alevilere yönelik saldırılarda 150'den fazla insan öldü.Under vinter- och fortsättningskriget stupade över 150 män från Alajärvi.
Ambulanslara yönelik saldırılar olunca olay yerine ulaşamıyorlar” dedi.När vaccinerna gavs separat var det inget problem."
Partlar, Roma eyaleti Suriye'ye yönelik bir saldırı hazırlığına başladılar.Partien rustade för att slå till mot den romerska provinsen Syria.
Ancak Le Mans projesinin bitirilmesine rağmen yol otomobili üretmeye yönelik çaba devam etmiştir.Till Le Mans hade man dock lyckats få fram en bil.
Kadın ve erkeklerin öz sunumları arasındaki farkı anlamaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır.Det finns även skillnader mellan män och kvinnor i hur ofta man söker.
Aydınlar Ocağı, daha çok seçkin insanlara yönelik olarak etkinlikler düzenleyen sağ görüşlü dernek.En större virkad kippa bärs av män med mer högerinriktade åsikter.
Dünya'nın diğer doğal uyduları, Dünya'nın Ay dışında da doğal uyduları olduğuna yönelik iddialardır.Flera gånger har kungörelser gjorts om andra naturliga satelliter till jorden, än månen.
Nickelodeon Birleşik Krallık ve İrlanda çocuklara yönelik programlar sunan bir televizyon kanalıdır.Nickelodeon UK and Ireland är en barn-TV-kanal i Storbritannien och Irland.
Bunun gerekçesi ise kamu diplomasisinin ulusal çıkarlara yönelik bir çaba olarak görülmesi durumudur.Anledningen är, att man vill ha en statlig utredning av samernas situation till stånd.
Ayrıca İsrail'in Filistinliler'e yönelik saldırıları TBMM'de kınanmıştır.Det finns också tecken på att israelerna bröt koppar i området under biblisk tid.
Cleveland'ın aracı, görenleri baştan çıkarmaya yönelik olarak değiştirilmiştir.Harlekinkort som byts hanteras öppet.
Onlar hem geçmişe hem de geleceğe yönelik bir takvim sistemi kurmuşlardı.Denna handel spelade såväl tidigare som längre fram en viktig roll.
Bu elbette Rus-Türk ilişkilerinin normalleşmesini bozmaya yönelik bir provokasyon.Han betonar också vikten av att normalisera relationerna med Ryssland.
Refah ve barış ortamı konfora yönelik tüketim aracı olan otomobilin satınalınabilmesine olanak sağlamıştır.Det kan göra att säkerhet, miljövänlighet och bekvämlighet kan öka vid användningen av fordonet.
İlk mekanik çözüme yönelik girişim Leonardo da Vinci'nin ünlü 'tank' tasarımıdır.Den första kända robotritningen som finns bevarad är en robotriddare ritad av Leonardo da Vinci.
Strasbourg Anlaşması, kimyasal silah kullanımının yasaklanmasına yönelik ilk uluslararası antlaşmadır.Konventionen är det första bindande internationella avtalet med målet att helt förbjuda kärnvapen.
Delil bir şeyi kanıtlamaya yönelik ipuçlarıdır.Ett bevisled är ett led i en bevisföring.
Yörede üretilen sütün değerlendirilmesine yönelik süt işletme tesisi bulunmaktadır.Anledningen sägs vara att säkerställa att mjölkproduktionen i Skåne fortsatt ska vara lokal.
Öncelikle gelişmekte olan ülkelere ve Doğu Asya'ya yönelik idi.Företaget handlade företrädesvis med Östasien.
Ayrıca saldırıya yönelik birkaç piyade ve tank üretebilir.Kan du göra ett par nya hjul till stridsvagnen?
Bu niteliksel olarak, antik çağlarda Yahudilere yönelik baskılardan farklı olmuştur.Den här typen av kollektiva anklagelser var identisk med den som tidigare uttryckts om judar.
İbâdet, genellikle bir Tanrı'ya yönelik yapılan eylemlerin genel adıdır.Det är ett tillnamn som brukar tilldelas vissa härskare.
Ayrıca dilbilimcilere yönelik eğitim verdiği gibi onlara doğal malzeme de sunmaktadır.Myndigheterna ska också säkerställa att personalens språkkunskaper upprätthålls, exempelvis genom utbildning.
Devrim dönemi Fransa'nın Amerika'daki kolonilere yönelik askerî tehdidinin sona erdiği 1763 yılında başladı.Den revolutionära eran började 1761, då det militära hotet mot de engelska kolonierna från Frankrike tog slut.
Santral 2015 yılında yapılan özelleştirmeye yönelik ihale ile IC İÇTAŞ Enerji'ye devredilmiştir.Ansökan om rutinmässig drift vid denna effektnivå insändes 2015 till Strålsäkerhetsmyndigheten.
Ancak video piyasasına yönelik bu ilk film, başarısız olmuştur.Filmen som utspelade sig inom musikbranschen blev ingen succé.
Öğrencilerin öğrenme kapasitelerini arttırmaya yönelik kullanılan becerilerdir.Eleverna ska ges möjlighet att ha inflytande över hur deras utbildning utformas.
Dikkat kişinin duruş biçimi ve nefesine yöneliktir.Kontrollera personens andning och hjärtrytm.
Ohio'nun denetimini sağlamaya yönelik bu sürtüşme Fransız - Hint Savaşı'na yol açmıştır.Fransk-indianska kriget betydde början till slutet för Ohiokompaniet.
Müttefiklere yönelik bu itimat Roma Cumhuriyeti'nin sonuna kadar devam etti.Така опора на союзників продовжувалася до кінця Римської республіки.
TUV CERT otobüslerin özenle hazırlaması ve üretmesine yönelik uluslararası sertifikasyon alındı.Отримано міжнародний сертифікат на розробку та виробництво автобусів TUV CERT.
İleriye yönelik ortak bir amaç yoğunluğu.Рухаємося вперед заради спільної мети.
(2010 (2010) itibarıyla), hastalığı önlemeye yönelik etkili bir aşı bulunmamaktadır.За даними 2010-го року вакцини для запобігання хвороби не існує.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.Він знає конкретну мету, якої має досягти.
Plüton'a yönelik Yeni Ufuklar görevi 2006 yılında başladı.Вирішальна стадія дебатів щодо статусу Плутона настала 2006 року.
Bu yüzden propaganda çoğunlukla amaca hali hazırda inananlara yönelik yapılır.З цієї причини пропаганда часто адресована людям, які вже симпатизують ідеї.
Bölümde ayrıca tarihe yönelik göndermeler de yapılmaktadır.По-друге, в листі повинна бути вказана тема опитування.
Kendi internet sitesinde yazdığı köktendinciliğe yönelik eleştiriler ile tanınıyordu.Слова жалю він опублікував на своїй сторінці у соцмережі.
Son yıllarda ülke, katliamların soykırım olarak tanınmasına yönelik çağrılarla tekrar karşı karşıyadır.Країнам приходиться знову вибачатись за скоєні в минулому геноциди.
Erkek oyuncularla kadına yönelik şiddet konusunda konuşma yaptı.Режисера звинувачували в пропаганді насильства над жінками.
İşçi sınıfına yönelik Katolik Eylem örgütünü destekledi.Займався організацією католицьких робітничих товариств.
Şampiyona, daha önce uluslararası bir turnuvada birincilik kazanan oyunculara yönelikti.Секція Чемпіонату була для гравців, які раніше виграли міжнародний турнір.
Richard Nixon bu Doktrinle, Asya'ya yönelik ABD politikalarının yönünü değiştirmek istiyordu.У Гуамі Річард НІксон висунув три основоположні принципи для майбутньої американської політики щодо Азії.
1971 - Doğu Pakistan, Bengaldeş'in oluşumuna yönelik olarak Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.1971 року Східна Бенгалія, яка була частиною Пакистану, проголосила незалежність, і утворився Банґладеш.
Erythrai hakkında milattan sonraki asırlara yönelik pek bilgi bulunamamaktadır.Про подальшу долю Гіти практично нічого не відомо.
Kadın ve erkeklerin öz sunumları arasındaki farkı anlamaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır.Між чоловіками та жінками спостерігається також деяка різниця у вираженності різних сторін інтелекту.
İşçiler iyi konut, tıbbi bakım ve çocuklarına yönelik okullara erişim hakkına sahiptir.Їм також надають зручне житло, краще медичне обслуговування, їх дітям — кращі школи.
Maksimum 300 kullanıcılar ve / veya cihazlara kadar orta ölçekli işletmelere yönelik hizmet sunur.Середньодобове перевезення пасажирів на лінії становить 300 тис. осіб.
Euro D, Avrupa'daki Türkler'e yönelik yayın yapmak amacıyla kurulan televizyon kanalı.Euro D — це телеканал, створений з метою мовлення для турків у Європі.
MRU'daki uluslararası işbirliği, çalışmalar ve araştırmalarda uluslararasılaşmayı güçlendirmeye yöneliktir.Mezinárodní spolupráce na MRU je zaměřena na posílení internacionalizace studia a výzkumu.
EUROSAI’nin kuruluşuna yönelik ilk adımlar, 1974’te Madrid’de düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi’nde atılmıştır.První reálné kroky směřující k založení EUROSAI byly učiněny v r. 1974 během VIII. kongresu INTOSAI v Madridu.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.První pokusy o trvalé osídlení ostrova byly neúspěšné.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Původním cílem byla definice standardu XML pro výměnu informací týkajících se ochranných známek.
NRK3, NRK tarafından kurulmuş olup Norveç'in gençlere ve genç yetişkinlere yönelik bir eğlence kanalıdır.NRK3 je norský veřejnoprávní televizní kanál, zaměřený na mládež a dospělé nižšího věku.
İkicilik (dualism) ve tekçilik (monism) zihin-beden sorununun çözümüne yönelik iki büyük düşünce ekolüdür.Dvěma základními přístupy snažícími se řešit problém mysli a těla jsou dualismus a monismus.
Bu mesaj kime yöneliktir?Komu tu knihu doporučit?
Bu nedenle, Tayvan'ın fethine yönelik tartışmalar başlamıştır.Proto je politický status Tchaj-wanu sporný.
Avrupa ülkelerinde eşcinsellere yönelik saldırılar ve homofobik tutumlar vardır.Ženy musejí rovněž řešit homofobní útoky na svůj dům.