yönelik ile cümle
yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Voor vogelliefhebbers is er een observatiehut gebouwd.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Uitzondering op het beginsel van gelijke behandeling van mannen en vrouwen op de arbeidsmarkt.
Çocuklar ve yetişkinlere yönelikti.Ideaal voor kinderen en volwassenen.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Cannon göre şarkı Eminem’e yönelik değildi.Het was duidelijk dat men voor het voorzitterschap niet aan Carton dacht.
Delil bir şeyi kanıtlamaya yönelik ipuçlarıdır.Iemand die betrokken is bij de zaak lijkt aanwijzingen te geven.
İleriye yönelik ortak bir amaç yoğunluğu.Het bereiken van een brede doelgroep.
Komünist rejimin girişimleri hükümet ile hareketi karşı karşıya getirmeye yönelikti.Het gewone volk zou dan de regimes dwingen tot actie.
Kadın ve erkeklerin öz sunumları arasındaki farkı anlamaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır.Bovendien wilde men af van het onderscheid dat gemaakt werd tussen mannen en vrouwen.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Roerende voorheffing op interesten en dividenden worden opgetrokken tot 21%.
Ayrıca 2012 yılında bölümde Arapça'ya ve Arap ülkelerine yönelik eğitime de başlanmıştır.Sinds januari 2012 bestaan er ook vestigingen in Amerika en de Arabische Emiraten.
Buna yönelik dijital belgeler ortaya çıktı.Sindsdien verschijnen geregeld digitale dossiers.
Truva atları, ilgi çekici görünen ama aslında aldatmaya yönelik zararlı dosyalardır.Het dilemma van de walvisvaarders is aan de ene kant begrijpelijk, maar toch laakbaar.
Hristiyan'lara yönelik yayın yapmaktadır.De brief is geadresseerd aan de christenen in het algemeen.
Kuveyt'e yönelik askeri harekata son verilmesi.Is vastberaden de bezetting van Koeweit te beëindigen.
1982 - Sony son kullanıcıya yönelik ilk CD çaları piyasaya sürdü.1982 - Sony presenteert de eerste cd-speler ter wereld.
Okul öncesi ve temel eğitime yönelik çalışmalar yapmaktadır.In het basisonderwijs en de basisvorming gebeurt dat aan de hand van kerndoelen.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Op zijn weg kwam hij allerlei rovers tegen.
Hindistan, bunun üzerine Batı Pakistan'a yönelik kapsamlı bir askeri saldırı başlatarak misilleme yaptı.India lanceerde in het westen een tegenoffensief en veroverde daarbij West-Pakistaans grondgebied.
Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret yasası denir.De weigering om zo'n aanhouding te doen ophouden door de hiertoe bevoegde personen, is eveneens een misdrijf.
Bu alandaki çalışmaların büyük bir yüzdesi türbülansı engellemeye yöneliktir.Op deze baan is het niet overdreven om een buggy te huren.
Hollanda'daki posta kodları, belediyeler tarafından üretilen verilere yönelik olarak PostNL tarafından atanır.Postcodes in Nederland worden door PostNL aan door gemeenten gegenereerde adresgegevens toegekend.
Yedi yaş ve üstü çocuklara yöneliktir.Jest przeznaczony dla dziewczynek i chłopców w wieku od 7 lat.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.Represje wobec byłych jeńców były stosowane już w latach wojny.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Głównym celem było zdefiniowania standardu XML do celu wymiany informacji o znakach towarowych.
Şahrbaraz ordusu hala Kalkedon'da kaldıysa da Konstantinopolis'e yönelik tehdit sona erdi.Mimo że armia Szarbaraza pozostała w Chalkedonie, niebezpieczeństwo dla Konstantynopola minęło.
İş İngilizcesi, özellikle iş alanına yönelik İngilizce (Business English).Biznes (ang. business) – anglicyzm, który oznacza działalność gospodarczą.
Bu mesaj kime yöneliktir?Do kogo jest to adresowane?
Enformasyon ve iletişim teknolojileri standartlarına yönelik bir dernektir.Technologia transmisji danych i zapewnienia jakości są zdefiniowane przez odpowiedni standard.
Şirketin ürettiği ürünler daha çok gençlere yöneliktir.Spółka swoje produkty adresuje do młodzieży.
21 ve 28 Kasım Raw bölümlerinde Enzo Amore, Rusev ve Lana'ya yönelik sözler söyledi.Na odcinkach Raw z 21 i 28 listopada, Enzo Amore wyśmiewał związek Ruseva i Lany przy publiczności.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.Czy mamy jasno określone cele do zrealizowania?
Terörizm Terörizmine Yönelik Ulusal Konsorsiyum.Korpusu Obrony Przeciwlotniczej Obszaru Kraju.
Esirlerin iadesine yönelik görüşmeler verimsiz kalacaktır.Miało to wywołać skruchę u przebywających w niej więźniów skazanych za niewielkie wykroczenia.
Çocuklar ve yetişkinlere yönelikti.Zarówno tę dla dzieci, jak i tę dla dorosłych.
Aynı zamanda bu kompleksler içinde gece hayatına yönelik birçok mekan bulunmaktadır.W ciągu tego wieczoru wiele się wydarzy w życiu tych ludzi.
(Yay, 2004: 30) Spekülatif sermaye hareketlerinin dizginlenmesine yönelik 2 türlü önlem olduğunu bilinir.(M.P. 1990 nr 30 poz. 240) wprowadziło odstąpienie od ustalania umów wzorcowych.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Polityczna niechęć do organizacji narastała, co w efekcie doprowadziło do jej rozwiązania w 1992 r.
Kurumlara, ailelere,çocuklara ve eğitimcilere yönelik yayınlar çıkarmaktadır.Są przewidziane zniżki dla kolejnych członków rodziny, dzieci oraz studentów.
Alman taarruzu 7 Haziran'da ikinci savunma hattına yönelik olarak başlatıldı.Mimo skutecznej początkowo obrony pozycja została zdobyta przez Niemców 2 czerwca.
Bu hastalığa sahip olan kişiler bedenleri ve organlarına yönelik çeşitli şikayetlerde bulunabilirler.Różnorodność objawów bierze się z tego, że ta postać choroby może zaatakować wiele tkanek i narządów.
İmparator Diokletian yönetiminde Hıristiyanlara yönelik zulüm doruğa çıktı.Za czasów panowania cesarza Dioklecjana miały miejsce prześladowania chrześcijan.
Onun katılmayışına yönelik eleştiriler üzerine, "Tanrı biliyor, gelmeyi çok istedim ama gelemedim." dedi.Odpowiedział mu Jezus: Dokąd ja idę, ty teraz za mną pójść nie możesz, ale później pójdziesz.
Kadın ve erkeklerin öz sunumları arasındaki farkı anlamaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır.Świadomie zaciera różnicę między kobietą a mężczyzną.
Sadece araştırma değil sorun çözmeye yönelik çalışmaları da vardır.Należy badać nie celowe, tylko sprawcze przyczyny rzeczy.
Bu yenilik sözleşmenin “halkların haklarına” yönelik içerdiği hükümlerdir.Zasada „wszelkie prawa zastrzeżone” została tu zastąpiona zasadą „pewne prawa zastrzeżone”.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüMiędzynarodowy Dzień Osób Niepełnosprawnych Dzień Walki z Dyskryminacją Osób Niepełnosprawnych.
Diğer saldırganın kimliğini belirlemeye yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.Rozpoczynają się próby odkrycia tożsamości mordercy...
Meclis'e telif haklarının genişletilmesine yönelik önergeyi sunan on iki kişiden biriydi.Skierował również dwanaście wniosków do Trybunału Konstytucyjnego.
iCarly gençlere yönelik bir Amerikan dizisi.TeenNick – amerykańska stacja telewizyjna skierowana do młodzieży.
Bu adım, Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir saldırıdır" denildi.Cały naród mołdawski był świadkiem wielkiego upokorzenia własnej suwerenności i demokracji”.
Neden? - Nereden sorusu kaynağa yönelik sorudur.Lista opracowana na podstawie źródła.
Yalnızca 1942 yazında yakalanan siyasi komiserlere yönelik belirgin bir iyileştirme vardı.W kwietniu 1946 różnymi n/w okólnikami wydano kolejne regulację dot. tablic.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Varuleverantörernas investeringar i konsumentmarknadsföring ökar med 21 % per år .
Daha çok küçük suçlar (midelerini doyurmaya yönelik veya eğlencevi tarzda) işlerler.Mohuor (Mohouidae) är en liten familj av ordningen tättingar.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Det ursprungliga målet var att fastställa en XML-standard för utbyte av varumärkesinformation.
Tiberius her iki talebi de geri çevirmiş ancak Claudius'a yönelik bu hisler devam etmiştir.Tiberius svarade nekande på båda dessa förfrågningar, men de visar på senatens inställning till Claudius.
Çocuklar ve yetişkinlere yönelikti.Både för barn och för vuxna.
En azından İmparatorluk ailesi yönelik suçlaması doğru bir düşüncedir.Vid en fotografering av den brittiska kungafamiljen går någonting fruktansvärt fel.
EUROSAI’nin kuruluşuna yönelik ilk adımlar, 1974’te Madrid’de düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi’nde atılmıştır.De första stegen mot EUROSAI:s bildande togs 1974 på den åttonde INTOSAI-kongressen i Madrid.