yönüne ile cümle

yönüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1988'de ilk tam ölçekli modeller yapıldı, Aralık 1988'e kadar iki tasarım yönüne daraltıldı.By 1988, the first full-scale models were made, narrowed to two design directions by December 1988.
Zemin eğimi kuzey ucundan güney yönüne doğru yükselmektedir.[1]The ground slope rises from the north end towards the southern direction.[12]
Bu, bağıl hızlara ve plaka sınır yönüne kısıtlamalar getirir.This places restrictions on relative velocities and plate boundary orientation.
Güneydoğu yönüne bakış.Blick nach Südosten.
Kuzey yönüne bakış.Blick nach Nordwesten.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Das Motto der Stiftung lautet Wir bauen auf Kultur.
Ufuk çevresinde saat yönüne doğru ölçülür.Gesendet wird live und rund um die Uhr.
Ancak dönme yönüne etkisi vardır.Seine Position war der Rückraum.
Buradan Trablusşam yönüne hücuma geçti.Er verlagerte das Gut von der Wisperstraße hierher.
Haydarpaşa Garı'ndan, Ankara yönüne giden tüm trenler Eskişehir'den geçer.Alle anderen Schienenverkehre fahren durch Angermund.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.Das System begann, sich schnell in nordwestlicher Richtung zu entfernen.
Bu amaçla Of yönüne doğru ilerlemişlerdir.Dort schieden sie kurz vor dem Ziel aus.
Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.C'est lui qui dirige l'offensive et appelle les jeux.
STAVKA, taarruz eksenini batıya, Yelnya ve Smolensk yönüne kaydırmaya karar verdi.La Stavka décida de plutôt déplacer l'attaque vers l'ouest, en direction de Ielnia et de Smolensk.
Ancak dönme yönüne etkisi vardır.Elle doit revoir son orientation.
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.Initialement les musulmans priaient en direction de Jérusalem.
Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler.Des fleurs ! je veux en couronner ma tête pour le combat.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Si elle va à 60 km/h vers le Nord, elle a une vélocité.
Kuzey yönüne bakış.Vue vers le nord.
Güneydoğu yönüne bakış.Vue vers le Sud-Est.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.La dépression s'oriente vers le Nord-Ouest, et accélère progressivement.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Pero al decir que un auto se desplaza a 60 km/h hacia el norte se está especificando su velocidad.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.A la puesta del Sol está en dirección Este, a medianoche al Sur, y al amanecer al Oeste.
Kuzey yönüne bakış.Vista hacia el norte.
Güneydoğu yönüne bakış.Vista hacia el suroeste.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.Comenzó a debilitarse a medida que avanzaba hacia el oeste-noroeste.
Üçüncü yayılma ise Sırbistan ve Karadağ üzerinden Bosna yönüne gerçekleşti.El tercer nivel está realizado en madera y ladrillo.
Tarihî yarımadadan havalimanı yönüne olan en kestirme yoldur.El uso más común de estos aviones es el de vuelos de corta-media distancia.
Bulgaristan yönüne bağlanır.Contenido relacionado con Bulgaria.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Luego, la personalidad se proyecta hacia la cultura de la sociedad.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Al contrario della maggior parte dei templi Khmer, Angkor Wat è orientato a ovest invece che a est.
Kuzey yönüne bakış.Vista verso Nord.
Muzaffer Parlamento birlikleri York yönüne kaçan Prens Rupert'i takip etmek için yeniden toparlandı.I fuggitivi dall'esercito del principe Rupert si aprirono la strada verso York.
Tavşan-ördek illüzyonunda olduğu gibi bakış yönüne göre görüntü tavşan ya da ördek olabilmektedir.Anche lei può trasformarsi in un goblin simile, nell'aspetto, ad un coniglio.
Serbestçe yayılan ışığın polarizasyonu her zaman hareket yönüne diktir.La polarizzazione della luce deve sempre essere perpendicolare alla direzione di propagazione.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.Шторм усилился, пока он продвигался на северо-запад.
Tavşan-ördek illüzyonunda olduğu gibi bakış yönüne göre görüntü tavşan ya da ördek olabilmektedir.Иллюзия кролика-утки — двойственное изображение, в котором можно увидеть кролика и утку.
Oysa aynı kişi yürüdüğü zaman ıslanmamak için şemsiyesini gidiş yönüne doğru hafifçe eğmek zorundadır.Чтобы не промокнуть, человек должен наклонить зонт в направлении движения.
Lut, Sodom ve Gomora yönüne İbrahim ise aksi yöne gitti.Внизу были изображены Авраам и Сарра, подносящие Гостям пищу.
Ancak dönme yönüne etkisi vardır.Тогда он и обнаружил обратный эффект.
Tarihî yarımadadan havalimanı yönüne olan en kestirme yoldur.Самый короткий полёт в истории миссий.
Kuzey yönüne bakış.Вид в северном направлении.
Batı Saksonlarının batı yönüne doğru ilerlemeleri 519 yılında durdurulmuştur.На Западный фронт Альпийский корпус был переброшен в 1918 году.
Helisin silindir üzerine sarılma yönüne göre, sağ ve sol vidalar oluşur.В зависимости от направления вращения гребные винты бывают правого и левого вращения.
Ve Cα’dan bakıldığında saat yönüne dönüşte artış olur.КВС: Ах да, прежде чем мы повернули, я видел её примерно на час.
Güneydoğu yönüne bakış.На Юго-Западном направлении.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.كانت تلك الساعة توضع شرقًا في الصباح، ثم تحوّل غربًا في الظهيرة.
Mekanik denge oluşmuş ise, bu serbest yüzey akışkana etki eden bileşke kuvvet'in yönüne dik olması zorundadır.في ظل التوازن الميكانيكي، يجب أن يكون السطح الحر عموديًا على القوى المؤثرة على السائل.
4 Ağustos'ta muhalifler Kürt Dağları'nın batısına ve Haffa yönüne bir saldırı başlatmışlardır.في 14 أبريل ، شن داعش هجومًا على المحور الغربي لحي القدم .
Haydarpaşa Garı'ndan, Ankara yönüne giden tüm trenler Eskişehir'den geçer.ويمر بإسكي شهر جميع القطارات المتجه من محطة حيدر باشا إلى أنقرة.
Levick Sezar'a yönelik öykünmenin politikalarının her yönüne sinmiş olabileceğine inanır.Levick crê que a sua emulação de César pode ter-se estendido para todos os aspectos das suas políticas.
Grup Kahta yönüne kaçar.O inimigo fugiu em duas direções.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.Esta área fortaleceu-se lentamente assim que seguia para oeste-noroeste.
Mese, Milyon taşı ile başlar, Aya Sofya'ya yanaşır, batı yönüne doğru dümdüz devam eder.A Mese começava no Milião, perto de Santa Sofia e dirigia-se para o oeste em linha reta.
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.Durante as sete voltas o muçulmano efectua orações.
Güneydoğu yönüne bakış.Concentra-se no Sudeste.
Kuzey yönüne bakış.Vista do areal para norte.
(Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.Maak de rug lang en buig vanuit de heupen (niet vanuit de taille).
Güneydoğu yönüne bakış.Uitzicht op zuidzijde.
STAVKA, taarruz eksenini batıya, Yelnya ve Smolensk yönüne kaydırmaya karar verdi.In plaats daarvan besloot de Stavka de aanval naar het westen te verleggen, naar Jelnja en Smolensk.

İlgili Sayfalar