yönünden ile cümle

yönünden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orenburg– ulaşım yönünden iyidir.Belfort is per openbaar vervoer (Arriva-bus) goed bereikbaar.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.In het hoger beroep in 2005 werd deze uitspraak verworpen wegens onvoldoende bewijs.
Pitayalar lif ve mineral yönünden zengindir, örneğin fosfor ve kalsiyum.De groene steeltjes zijn rijk aan vitaminen en mineralen zoals calcium en ijzer.
Bochum alışveriş yönünden zengin bir şehirdir.Olsztynek jest miastem bogatym w trasy rowerowe.
Özellikle mühimmat yönünden bu zorunluydu.Natomiast pomoc amunicyjna jest niezbędna.
Bu yüzden et ve süt ürünleri yönünden boldur.Chów i hodowla ma kierunek mleczno-mięsny.
Sonuç olarak Kumkale Operasyonu, General Hamilton yönünden hedeflenen amaca ulaşmıştı.Całością operacji miał dowodzić kontradmirał Hamilton.
Bitki örtüsü yönünden Çayırhan ormandan yoksundur.W leśnictwie dziupla jest wadą drewna.
Kozmik ışınlar Dünya’ya uzayın her yönünden gelirler.Promieniowanie kosmiczne dochodzi do Ziemi ze wszystkich kierunków prawie jednakowo.
Hitler yönünden de kişisel bir şok oldu.Przed Hitlerem stanęły także krajowe problemy natury politycznej.
Durum hastalar yönünden de mutsuzluk vericiydi.Pogarsza także jakość życia chorych.
Böylece höyükteki işliklerin çakmak taşı kaynağı yönünden bir güçlüğü olmadığı ortadadır.Spowodowane jest to prawdopodobnie tym, że Raczyńskich nie było wtedy w majątku dębicko - zawadzkim.
Fakat mekanizma, ses rengi ve çalış tekniği yönünden birbirinden farklılıkları bulunmaktadır.Oba rodzaje płyt różnią się jednak techniką i prędkością nagrywania.
Ayrıca Maraton Muharebesi, günümüzün maraton yarışına ilham teşkil etmesi yönünden de ünlüdür.Legenden är inspirationen till dagens maratonlopp.
Yeni Mahalle ulaşım imkânları yönünden oldukça gelişmiştir.Närmsta granne finns lyckligtvis en bra bit bort.
Mesleki başarıları yönünden Katri Helena, Finlandiya'daki en popüler şarkıcılardan birisidir.Vid sidan av Katri Helena var hon under en tid Finlands populäraste kvinnliga solist.
Yine otoyola burada doğu yönünden bağlanan karayolu ile Bulgaristan’a ulaşılır.Denna motorväg byggs ut vidare till Bulgarien.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Floden flödar i allmänhet sydväst.
Orenburg– ulaşım yönünden iyidir.Terrängen runt Orlingbury är platt.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Вітри зазвичай дують на північний захід.
Özellikle mühimmat yönünden bu zorunluydu.Особливо це стосується апаратних методик.
Hitler yönünden de kişisel bir şok oldu.Кампанія спиралася також на особисту огиду Гітлера до тютюну .
Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji, Ankara.Герофіл — давньогрецький медик, анатом.
Varlığın en erken yüzyıllarından beri İstanbul defalarca deniz yönünden tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.Během prvních staletí své existence čelila Konstantinopol jen několika námořním hrozbám.
Sağlık ve koruma tedbirlerindeki gelişmeler bu şehirleri yaşama ve çalışma yönünden daha cazip kıldı.Zlepšení zdravotních a hygienických podmínek je pro život a práci učinilo atraktivnějšími.
Ancak su tutma kapasitesi yönünden killi topraklar daha fazla su tutabilirler.Nejlépe ze všech mechů dokáže zadržovat vodu.
Ayrıca Nil, balık yönünden zengin bir kaynak sayılırdı.Řeka Nil složila jako vydatný zdroj ryb.
Diğer savaşlarla sayısal terimler yönünden karşılaştırıldığında bu, çok büyük bir Sovyet zaferi olmuştur.Prin comparație cu alte bătălii, aceasta a fost cea mai mare victorie sovietică.
Ayrıca Nil, balık yönünden zengin bir kaynak sayılırdı.Nilul furniza o sursă abundentă de pește.
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.Voi care ați primit Legea întru rânduieli de la îngeri și n-ați păzit-o!"
Kuvvet ve silah yönünden kayıplar, daha sonraki yarma girişimlerinde daha fazlasıyla gerçekleşti.Pierderile în oameni și arme aveau să afecteze profund următoarele tentative de spargere a încercuirii.
Bryansk yakınlarında, şiddetli Alman direnişine karşın Sovyet orduları yönünden işler aynı derecede iyi gitti.Lângă Briansk lucrurile mergeau bine pentru sovietici, în ciuda rezistenței germane.
İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar.Toate ființele umane se nasc libere și egale în demnitate și în drepturi.
Bu durum, Kızıl Ordu'nun çevik kuvvetler yönünden dezavantajını dengelemektedir.Pe de altă parte, aceste poziții erau ușor de încercuit de ofensiva Armatei Roșii.
Para yönünden cömerttir.El este generos cu banii lui.
Cümle dil bilgisi yönünden doğru değildir.Din punct de vedere gramatical propoziția nu este corectă.
Cümle dil bilgisi yönünden doğru değildir.Propoziția nu este corectă din punct de vedere gramatical.
Spagetti karbonhidrat yönünden zengindir.Spaghetele sunt bogate în carbohidrați.
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.A Thermopülai-szoros taktikailag is kiváló hely a görög harcászati módnak.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.A szelek általánosan délnyugatról érkeznek.
Orenburg– ulaşım yönünden iyidir.Orenburg jelentős közlekedési csomópont.
Maden yönünden zengindir.Ásványkincsekben gazdag.
Unter den Linden bulvarının batı yönünden devamıdır.Se on läntinen jatke Unter den Lindenille.
İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar.Kaikki ihmiset syntyvät vapaina ja tasavertaisina arvoltaan ja oikeuksiltaan.
Varlıklı kesim, şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu.Aine ärsyttää voimakkaasti silmiä aiheuttaen kyynelvuotoa.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Tuulen suunta on yleensä koillisesta.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.Alueen metsä- ja mineraalivarat ovat huomattavat, ja sekä Liège että Namur ovat teollisuuskeskuksia.
Çok zengin bir tarihi olup, bazı dini inançlar yönünden önemli bir kenttir.Είναι ένας πολύ σημαντικός χώρος για το άτομο αυτό και ένα μεγάλο βήμα του προς τη θρησκεία.
Kiralık hatlar ağ maliyeti yönünden pahalı bir uygulamadır.Οι μισθοί είναι σταθερό κόστος από τη φύση τους.
Hapu Köyü iskan yönünden pek uygun bir yerde kurulmamıştır.Landsbyen lå (og ligger) langt fra Køge Bugt.
Diğer savaşlarla sayısal terimler yönünden karşılaştırıldığında bu, çok büyük bir Sovyet zaferi olmuştur.Sammenlignet med andre slag var dette talmæssigt langt den største sovjetiske sejr.
Alman savaş mekanizması uzun süren bir seferi ikmal yönünden desteklemekte yeterli olamadı.Den tyske hær kunne ikke forsynes i tilstrækkelig grad til et vedvarende felttog.
Vokal ve rap tekniği yönünden sıklıkla Atlantalı rapçi Future'a benzetilmektedir.Hans rappe teknikk og sang blir ofte sammenlignet med den Atlanta-basert rapperen Future.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Vinden står vanligvis i sørvestlig retning.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.Området er rikt på tømmer og mineraler, og Liège og Namur er begge store industrisentre.
Kozmik ışınlar Dünya’ya uzayın her yönünden gelirler.Lyset stråler ut i verdensrommet i alle retninger.
Hava açıktı, güneydoğu yönünden hafif bir rüzgar vardı.Det var fint vær med litt østavind.
Çoğalma bakımından worm(solucan)lara benzerler ama işlev yönünden farklılık gösterirler.De fleste av løpebillene er predatorer (rovdyr), både som larver og fullt utviklede (imago).
Ayrıca Maraton Muharebesi, günümüzün maraton yarışına ilham teşkil etmesi yönünden de ünlüdür.Pertempuran Marathon pada masa kini barangkali lebih terkenal sebagai inspirasi untuk balapan Maraton.
Yavru filler altı yaşına kadar süt emer ve altı aydan sonra beslenme yönünden bağımsızlık kazanırlar.Anak gajah masih menyusu hingga berumur enam bulan, dan setelah itu mereka menjadi lebih independen.

İlgili Sayfalar