yönü ile cümle
yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna göre toplumda Kurucu Meclis yönünde bir eğilim olduğu görüldü.風紀委員内では人望があるらしい。
Bu camide hem mihrap (Mekke yönü) hem de minber sağda yer alır.その上方は赤地(左)と銀色地(右)に分かれている。
Dominik İsa'nın bu yönüne ağırlık veriyordu.聖ホセマリアはこのように教えていた。
Güney yönünde sınır komşumuz olan Gökçebel (Mismilon) ve Boyluca (Zun) köyü bulunmaktadır.久喜市鷲宮(北側)と中妻(南側)の境界を東へ流下する。
Düğünü sanat yönünden zenginleştirdi.籠編みの技法は芸術へと進化した。
Örneğin kendisine uygulanan kuvvetin ters yönünde ivmelenebilir.被せた相手を自分の意のままに操ることが出来る。
Osmanlı yönetiminde balıkçılık ve transit ticaret yönüyle gelişti.彼らはアイヌとの交易や漁場への進出を通して成長する。
İkinci gün güneybatı yönünde ilerleme devam edecek, piyade tarafından Borisovka alınacaktır.2日後スタヴァンゲル沖を航行中、デラウェアは潜水艦から二度の攻撃を受ける。
Bu yönüyle de diğer teknolojilerden ayrılır.それらの種目では他のテクニックを用いるようにする。
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.現界(現界(カナイ)) 相對於虛界,是主角們的現實世界。
Gemiler Erenköy yönünde ilerlediklerinde bu kez bu kesimde Osmanlı obüslerinin ateşiyle karşılaşmışlardır.由於火炮已無必要,各艦的火炮於此時期亦繼續下降。
Windows Vista uyumluluğu, Genesisin önemli bir yönü idi.對Windows Vista的相容也是Genesis一個主要的方面。
Bundan sonra geriye, Berlin yönünde üç savunma hattın mevzileri inşa ettiler.在這背後他們建立了3道防線,延伸回柏林。
Ancak makroskopik düzeyde genellikle bu durum böyle değildir : zamanın açık bir yönü (veya akış) yoktur.但是在宏观层次却显得并不是那么回事:时间存在着明显的方向性。
Bu yönüyle Nesne İlişkileri Kuramı’na benzemektedir.其心既於此境上轉。
Plato Kuzeybatı-Güneydoğu yönünde 2200 kilometre genişliğindedir ve derin suların altındadır.高原由西北-東南方向延伸超過2200公里,位於深海。
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.橫桿在早上指向東方,在正午會指向西方。
Üye ekonomilerden yetkililer Hindistan'ın katılıp katılmaması yönünde görüşmektedirler.成員經濟體的官員正討論有關印度加入組織的事宜 。
Toskana, manzarası ve güzel sanatlara ait olan miras yönüyle tanınır.托斯卡纳以其美丽的风景和丰富的艺术遗产而著称。
Böylece höyükteki işliklerin çakmak taşı kaynağı yönünden bir güçlüğü olmadığı ortadadır.最大的危險是從它的邊緣掉下去,因為這塊高地並不很大。
İnsanlık yönü daha bastırgandır.人道是清光更多。
Ayrıca The Simpsons Movie yönünde de katkıda bulunmuştur.他还同时参与电影《辛普森一家》(The Simpsons)的创作。
Ancak Kureyşa ormanın her yönünden gelen geyik ulumalarından korkar.垂遣子麟討之,敗染干於牛都,破訥於赤城。
Güney yönünde sınır komşumuz olan Gökçebel (Mismilon) ve Boyluca (Zun) köyü bulunmaktadır.老舍故居西邻东黄城根南街,这套宅院大约建于清朝后期。
Kökeninin İranlı ya da Arap olduğu yönünde iddialarda bulunmaktadır.大致來說能夠確定的是他們和北非或是阿拉伯人有關係。
Yalın benzetme: benzetme yönü ve benzetme ilgeci bulunmayan teşbih.是雖有斯理,未敢指南。
İslam'da, hayatın her yönünü kapsayan görgü ve ahlak kurallarıdır.伊斯蘭教對於日常生活的各個方面都自有一套禮法及道德標準。
Matt Groening, Springfield'ın büyüdüğü şehir olan Portland, Oregon ile birçok ortak yönünün olduğunu belirtir.尽管如此,格勒宁亦曾说过,春田镇与他成长的城市俄勒冈州的波特兰有许多共同点。
Gökyüzünde Uçanbalık takımyıldızı yönünde bulunur.因为对天空有憧憬而加入空军。
Ben yazının her yönüyle ilgili değilim.这和任何文件都毫无关系。
21 Haziran sabahı, Roma birlikleri gölün kuzey ucundan doğu yönüne doğru yürüdüler.隔天早晨,羅馬軍隊沿湖的北邊小路向東前進。
Sovyetler Birliği, kendi atom bombasını geliştirme yönündeki çabalarını artırdı.苏联加快了制造原子弹的节奏。
Bu buluntular, yerleşmenin bir deprem sonrası terk edildiği yönünde yorumlanmaktadır.本身的工作是告知地震將來臨之事。
Hakim rüzgar yönü KKB'dır.武明智是V联赛主裁判。
Açıklamalardan biri, insan uygarlığının galakside tek olduğu yönündedir.一种解释是人类文明在星系中是唯一的。
İletişim yönünden herhangi bir sorun yaşanmamaktadır.溝通無障礙。
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.在此期间,风暴开始加速向西北偏西方向前进。
Maden yönünden zengindir.矿藏丰富。
Kitabe aşağıda yazmaktadır: Marmaray yönündeki kitabe, Şair Şakir tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır.沙夜被吞噬到腹部,九十九的聲音變成了沙夜的聲音。
Aşklarını aynı çizginin iki yönünde bulur: Tanrı ve insan.這是因為這兩指代表基督的兩性:神性與人性。
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.电车男 ATTENTION PLEASE - 羽田机场。
Nesne sabit bir hıza sahip olmasına rağmen, yönü sürekli değişir.雖然飛行高度時常有變,但我還是把速度保持平穩。
İlk olarak Alman birlikleri, Moskova yönündeki ileri durumlarından nihai olarak geri sürüldüler.首先,德軍最終從莫斯科地區被擊退。
Titreşimlerin yayılmanın yönüne paralel olduğu durumda ise boyuna dalgalar meydana gelir.當Zadruga分裂時(通常因為變得太大而難以管理),財產在其成員中平分。
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.《私の時計は逆回転!
Bir başka iyi yönü de gelen sesi başkalarının duymasının daha da zor olmasıdır.另一種較為困難的就是模仿別人的聲音。
NGC 3949, Büyük Ayı takımyıldızı yönünde bulunan ve 50'den fazla gökada içeren M109 Grubu'nun bir üyesidir.NGC 3949是M109群的成員之一,這個星系群位於大熊座,擁有50個以上的星系。
RNA'yı 5'→ 3' yönünde oluşturur.專門催化5'→3'方向的RNA形成過程。
Ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönü değişti.孩子與父母之間的差異是可以調解的。
Elbette bu yönüyle bakıldığında klişe değil demek çok zor olur.如果考慮到這個性質,逃走肯定是不容易的。
Almanlar güneydoğu yönünde 22 kn (41 km/sa; 25 mph) hızla bir rota tutturdular.它们以22節(41公里每小時)的速度向东南方向驶去。
Sancağını açıp hakkı olanı almak amacıyla yönünü Kûfe'ye çevirdi.在廣州一帶作亂的盧循遣使與杜瑗通好,杜瑗斬其來使。
Donanma daha sonra Attika yönünde yelken açtı.稍後海軍將艾塞克斯號調到大西洋艦隊服役。
Haziran 2011'de, iWeb'in daha da geliştirilmeyeceği yönündeki söylentiler ortaya çıktı.2011年6月,IBEX变轨到了一个更有效的轨道。
Bu tip türbinlerde dönme ekseni rüzgâr yönüne paraleldir.風向袋所指的方向是與風向相反。
Ertesi gün de kuzey yönünde ilerlemesine devam etti.第二天就请我离开东北。
Orada Onu, Atina'ya boyun eğdirme konusunda kendisine yardım yönünde razı etmeye çalıştı.他幫助在森林裡迷路的羅賓他們,之後他致力協助他們。
SN 1999ec Büyük köpek takımyıldızı yönünde, NGC 2207 içinde bulunan bir süpernova.SN 1999EC是1999年10月2日爆发于NGC 2207的超新星,位于大犬座内。
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.月球最显著的外观是明暗对比区域。
Grup Kahta yönüne kaçar.觀眾兩邊跑。