yönü ile cümle
yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Analitik geometri ve fizikte, genellikle kartezyen yönünü pozitif veya negatif olarak belirlemektir.В аналітичній геометрії і фізиці, прийнято помічати конкретні напрямки як позитивні і негативні.
Bu yönüyle Akdeniz iklimini andırır.Саме в цьому місці пейзаж нагадує інопланетний.
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.Третя Сила щоразу сильніше стукає у Ворота Світу.
Kalan Kartaca gemileri Aeolian Adaları yönünde geri çekilmiştir.Цільові кораблі амфібії були витягнуті на берег Атолу Бікіні.
Ayrıca köyün yavaş yavaş doğa turizmine açılma yönünde çalışmaları sürmektedir.У районі започатковано розвиток сільського зеленого туризму.
Ancak hareketin yönü, gökbilimcileri şaşırtmaktadır.Основна діяльність присвячена проблемам позагалактичної астрономії.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Також і лікарі можуть спонукати пацієнтів до того, щоб вони привели своїх партнерів на обстеження.
1991 Sovyetler Birliği referandumu) Özbek halkının % 94.73'ü Sovyetler Birliği'nde kalma yönünde oy kullandı.1991 — на референдумі в СРСР 76,4 % населення проголосувало за збереження Союзу.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Під час останнього зледеніння льодовик вкривав лише східні й північні райони країни.
Trafik yönü sağdan ilerler.Пряма рухається зліва направо.
Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji, Ankara.Герофіл — давньогрецький медик, анатом.
Bu yönüyle Avrupa Film Akademisi En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 'ne aday olarak gösterildi.За цю роль він отримав нагороду Європейської кіноакадемії як найкращий актор.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.У першій половині дня південь буде праворуч від сонця, а після обіду навпаки – ліворуч.
Keremali Dağı zirvesinin KD yönündedir.До гори можна дістатися траверсом хр.
Yani kişi, davranışı yönünde duygular içinde bulunur.На щастя, люди, в принципі, контролюють свою поведінку.
Ben yazının her yönüyle ilgili değilim.Підходить не до всіх типів текстів.
Bu yönüyle diğer yeni nesil şıkıştırma algoritmalarına oldukça benzemektedir.В цьому відношенні він схожий на інші сучасні алгоритми стиснення.
Ayrıca binanın konumu, yönü, bulunduğu yer vb. bilgiler de programa işlenerek hesaplama yapılır.При цьому немає значення, які дані передаються, звідки й куди, тобто він визначає сам механізм передачі.
Richard Nixon bu Doktrinle, Asya'ya yönelik ABD politikalarının yönünü değiştirmek istiyordu.У Гуамі Річард НІксон висунув три основоположні принципи для майбутньої американської політики щодо Азії.
Bildiğim kadarıyla müzik yönü olarak, çok farklı.Що стосується напрямків музики, то вони дуже різні.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Тут будують не просто паркан, а Стіну.
Hızı gösteren bir vektörün hem yönü hem de büyüklüğü vardır.Швидкість — величина векторна, тобто вона має абсолютну величину і напрямок.
Sonunda romanın kurgusal olmayan bir roman olduğu yönünde uzlaşıya varıldı.На початку було вирішено не змінювати фабулу роману.
Sovyetler Birliği'nde, genel eğiliim taarruzları sürdürmek yönündeydi.За часів Радянського Союзу спостерігались деякі тенденції уніфікації.
Londra'ya gideceği yönündeki haberleri ise yalanladı.Масштабні нові рішення він і намагався перенести у Лондон.
Ona göre, araba pozitif x ekseni yönünde v hızı ile x ekseni boyunca hareket etmektedir.Припустимо, що нам відомо, з якою швидкістю рухається кожна точка x фазового простору.
Varlığın en erken yüzyıllarından beri İstanbul defalarca deniz yönünden tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.Během prvních staletí své existence čelila Konstantinopol jen několika námořním hrozbám.
Batı yönünde biri silik olmak üzere iki yazıt yer almaktadır.OT seskupíme do dvojic písmen.
Yani hem büyüklüğü hem de yönü vardır.Zachovají si svou velikost i směr.
Işık dalgaları için, ayrıca Poynting Vektörünün yönüdür.Pro světlé vlny je to také směr Poyntingova vektoru.
Ancak dönme yönüne etkisi vardır.Působení je pouze zpětné.
Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti.V tu chvíli se však směr větru změnil.
NGC 6543 neredeyse Kuzey Tutulum Kutubu yönünde bulunmaktadır.NGC 6543 se nachází téměř přesně ve směru severního pólu ekliptiky.
Sağlık ve koruma tedbirlerindeki gelişmeler bu şehirleri yaşama ve çalışma yönünden daha cazip kıldı.Zlepšení zdravotních a hygienických podmínek je pro život a práci učinilo atraktivnějšími.
Güçlü rüzgâr, geniş güçlü dalgaları hareketi yönünde hızlandırır.Mohutný vítr vytváří velké a silné vlny v směru svého pohybu.
Ancak bu kurbanların ortak yönü vardı.Tyto oběti však nebyly nijak příbuzné.
Birçok göreli etkiler yönün göreliliği ile direk bağlantılıdır.Několik relativistických efektů přímo souvisí s relativitou směru.
Bu yönüyle diğer yeni nesil şıkıştırma algoritmalarına oldukça benzemektedir.V tomto ohledu je dost podobný dalším moderním kompresním algoritmům.
Şairlik yönü de bulunmaktadır.Věnuje se též duchovní poezii.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Lékaři mohou svým pacientům rovněž doporučit, aby jejich partneři vyhledali odpovídající péči.
İnsani olduğu kadar hayvani bir yönü de bulunur.Poněvadž, podle mého názoru, zvíře je jako já.
İmparatorluktan Cumhuriyete geçişin sancılarını dile getirmesi sıklıkla değinilen başka bir yönüdür.O její říši se bojí mluvit i ostatní Věční.
Piyade Tümeni 15 Kasım'da Balaklava yönünde bir taarruza başladı.Ráno 15. února dorazil konvoj do Balikpapanu.
Zamanla kutupsal fışkırmaların yönü, devinim yüzünden değişecektir.V průběhu času by se směr polárních výtrysků měnil kvůli precesi.
Dansın yarışmacı yönü yeni hareketlerin bulunmasına önayak olmuştur.Současný konzument pořad potřebuje hledat nová pokušení.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Ancak su tutma kapasitesi yönünden killi topraklar daha fazla su tutabilirler.Nejlépe ze všech mechů dokáže zadržovat vodu.
Demirci Efe ise emrindeki 80 kişilik bir kuvvetle Uluborlu yönünde çekilmiştir.EBU poslala pozvánku všem 68 aktivním členům unie.
Chapman sanatçıyı 'Kendisini değişik durumlara karşı test edip geliştirmesi' yönünde teşvik ettiğini söyledi."Chapman uvedl, že povzbudil Swift aby otočila a vyzkoušela sebe v jiných situacích.
Sovyet birliklerinin büyük kısmı Kerç Yarımadası boyunca doğu yönünde çekildiler.Většina slovenské armády zůstala při postupu na východ v dobytém týlu.
Köy bu yönüyle popülerlik kazanmıştır.Tímto albem si získali popularitu.
Gökyüzünde Büyük Ayı takımyıldızı yönünde bulunur.Nachází se v souhvězdí Velké medvědice.
Ben yazının her yönüyle ilgili değilim.S filmy nemá nic společného!.
Ayrıca Nil, balık yönünden zengin bir kaynak sayılırdı.Řeka Nil složila jako vydatný zdroj ryb.
Bazı kaynaklar ise bu sayının çok daha fazla olduğu yönündedir.Některé zdroje dokonce uvádějí, že je účinnější.
Ekonomi her yönüyle Portekiz’e bağımlıdır.Ekonomika se na jejich vývozu stala naprosto závislá.
Kalan Kartaca gemileri Aeolian Adaları yönünde geri çekilmiştir.Zbylé čluny se dostaly k Celticu.
Herhangi bir tutarsızlık durumunda, genel eğilim minimum düzeyde değişiklikler yapmak yönündedir.Oproti tomu v bodu vysokého působení vyvolá každá sebemenší změna velkou změnu v rámci systému.
Yönü kendi seçer.Umí se sám rozhodnout.