yönü ile cümle
yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pek çok kuruluştan bu eylemin iptal edilmesi yönünde tepki geldi.اضطرت العديد من أحداث الفخر بأن يتم إلغاءها.
Savaşın başlarında hem zaman yönünden, hem de taşınacak yük miktarı açısından deniz yolu daha elverişliydi.كان طريق البحر يعتبر أكثر ملائمه سواء من حيث الوقت في بدايه الحرب وسواء من حيث البضائع التي يتم نقلها.
Muson rüzgârlarının yönü değiştiğinde ise kasırgalar Arap Denizi ve Bengal Körfezi'nin kıyılarını vurmaktadır.عندما تغير الرياح الموسمية تتشكل الأعاصير التي تضرب غالباً بحر العرب و خليج البنغال.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.إذ اندفعت النيران يوم الاثنين إلى قلب المدينة.
Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır.اتفق الخبراء على وجهة نظر إنخفاض امدادات النفط.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.يكون إتجاه اللعب بعكس عقارب الساعة.
Sendikaların çoğunluğuna karşılık gelen işletmeler yönünde benzer bir işveren örgütü vardır.بالنسبة لمعظم النقابات ، هناك منظمة صاحب عمل مناظرة للشركات.
Elektromotor kuvvetinin yönü, Lenz yasası tarafından belirlenir.يحدد اتجاه القوة الدافعة الكهربية قانون لينز.
Video klibe pek çok yönüyle ilgili farklı eleştiriler yazıldı.كُتبت انتقادات مختلفة للفيديو كليب.
Kuzey yönünde Fransız Guyanası ve Surinam ile sınırlanmıştır.ويحد الحديقة من الشمال غويانا الفرنسية وسورينام.
Âlimliği yanında, diğer meşhur bir yönü de şâirliğidir.وهي أسرة علم وفضل، لها شهرتها في الديار الشامية وغيرها.
Ancak 57. Türkiye Hükûmeti'nin girişimleriyle proje, türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.إلا أن الحكومة 57 لتركيا قامت بمبادرات لحماية موقع الضريح.
Alman harekât planı ise batı yönünde olabildiğince hızlı hareket etmek ve bu koridoru açık tutmaktır.الطريقة الأفضل هنا هي أن تتجه إلى الجسر المتحرك بأسرع ما يمكن.
Bunların 32.937.630'u, yani %54,5'i Anayasanın yürürlüğe girmesi yönünde oy kullandı.من هؤلاء، 32,937,630 نسمة (58.43 ٪) صوتوا لصالح إقرار الدستور.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.إذًا فإنّ أيّ بحث عن أدلّة لصالح افتراض ما، غالبًا ما ينجح.
Sovyet kuvvetleri 22 Kasım'da Don Nehrini geçerek ileri hareketlerini Kalaç yönünde sürdürdüler.في 22 نوفمبر، بدأت القوات السوفيتية في عبور نهر الدون مكلمة تقدمها باتجاه مدينة كالاخ.
Bu kez Tuna'nın kuzeyindeki Kumanya'dan değil, Macaristan yönünden geldiler.هذه المرة لم يأتوا من منطقة الكومان بشمال نهر الدانوب، بل جاءوا من ناحية المجر.
O günün gecesinde güney yönünde yürüyüşe geçildi ve şafakta Galya kampının gerisine ulaşıldı.ارتاحت هذه المجموعة ليوم واحد ثم انتقلوا جنوباً في الليلة التالية ووصلوا إلي وراء معسكر فولكاي عند الفجر.
Toplumda bilimsel bilginin rolü arttıkça, ulus-devletlerin işleyişini birçok yönüyle birleştirildi.كما أن دور المعرفة العلمية نمت في المجتمع، وأصبح مدمج مع العديد من جوانب أداء الدول القومية.
Her Yönüyle Iğdır.سليطة في جميع النواحي.
Yerleşimin büyük bir yangın geçirdiği yönünde bulgular vardır.هناك تعجب من آثار حريق كبير.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.يدور الماء في المضيق في اتجاه عكس عقارب الساعة.
Maçtan sonra yapılan yorumlar ise genellikle golün ofsayt olduğu yönündeydi.اجتماعها مع الجيران كان يعني عادة الرقص.
Yayladağı'nın kuzey yönünde yer alır.بعنه شمال شرق من دير طريف الرمله.
Bu sayede öncelikle parlaklığın yönünü belirleyebilme becerisini kazanmışlardır.سعى في المقام الأول لتحديد صلاحيات البطريرك.
Dolayısıyla her birey kendi görüşleri yönünde insanları baba olarak kabul edebilir.وذلك لأن كل واحد منهم يريد إنقاذ العالم بطريقته الخاصة.
İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar.يولد جميع الناس أحرارا ومتساوين في الكرامة والحقوق.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.كانت تلك الساعة توضع شرقًا في الصباح، ثم تحوّل غربًا في الظهيرة.
Farklı birliklerden gönderilen raporlar da Yunan kuvvetlerinin çekilmekte olduğu yönündedir.ومع ذلك، تشير تقارير مستقلة إلى مشاركة قوات أكثر.
Ayrıca çevirmenlik yönü de vardır.ويوجد أيضًا اللغط المستمر .
Bazı kaynaklar ise bu sayının çok daha fazla olduğu yönündedir.ولكن الكثيرين يعتقدون أن الرقم الحقيقي أعلى بكثير من ذلك الرقم.
Mekanik denge oluşmuş ise, bu serbest yüzey akışkana etki eden bileşke kuvvet'in yönüne dik olması zorundadır.في ظل التوازن الميكانيكي، يجب أن يكون السطح الحر عموديًا على القوى المؤثرة على السائل.
4 Ağustos'ta muhalifler Kürt Dağları'nın batısına ve Haffa yönüne bir saldırı başlatmışlardır.في 14 أبريل ، شن داعش هجومًا على المحور الغربي لحي القدم .
Gökyüzünde Erboğa takımyıldızı yönünde bulunur.فهو يشتهر بحمله قبة السماء.
Mümkün varlık ise ne varlığı ne de yokluğu yönünden zorunludur.إصطلاحا: ما يلزم من عدمه العدم ولا يلزم من وجوده الوجود.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 - مجلس النواب الأمريكي يرفض مشروعًا لمنح المرأة حق التصويت في الانتخابات.
Camilerdeki mihraplar gibi, bu nişler de ibadet yönünü (İslam'da kıbleyi) gösterir.وفي سورة النور: «مثل نوره»، «أعمالهم كسراب بقيعة».
Haydarpaşa Garı'ndan, Ankara yönüne giden tüm trenler Eskişehir'den geçer.ويمر بإسكي شهر جميع القطارات المتجه من محطة حيدر باشا إلى أنقرة.
Genel olarak, bir vektör üzerine uygulanan matris o vektörün hem büyüklüğünü, hem de yönünü değiştirir.عموماً، تؤثر مصفوفة على متجه بتغيير كلاً من قيمته واتجاهه.
Newton’a göre bu cisme ivmenin yönünde (dışa doğru) bir kuvvet etki ediyor olması gerekir.وأوضح نيوتن بدلاً من ذلك أنه يكفي وجود عامل جذب إلى الداخل من الشمس.
Daha çok, ideal davranış kalıpları yönünde bir sapmadır.هو هجومٌ متقدّمٌ مِنْ أسلوبِ القبضةِ اللطيفةِ.
General Hube, güney yönünde taarruz edip, Dinyester'i aşmak ve Romanya içlerine çekilmek görüşündedir.تخاف ليندا أن يعود بها هوبس إلى الجنوب ويحول بينهما.
Nevruz olayı hem edebî, hem folklorik yönüyle toplumda çok büyük etkiler yaratmıştır.كما قام بلونيس بعملية كادت أن تؤدي إلى عواقب وخيمة على المستويين المحلي والوطني.
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.ثم إخبار الملائكة لوطاً بحقيقتهم وبمهمتهم التي جاءوا من أجلها، وبأن القوم لن يصلوا إليهم.
KPD’nin genel greve devam edilmesi yönündeki çağrıları işçi sınıfı tarafından karşılık bulmadı.وكان رد فعل الشركة الأمريكية تجاه الإضراب هو تجاهل مطالب العمال.
U-dönüşü gidiş yönünün 180 derece değiştirilmesidir.لوحظ نفس الظاهرة بعد زاوية 180 درجة.
Orta Türkçe dönemine ait eserler içinde sözlükçülük yönünden ilk akla gelen isim Divânu Lügati't-Türk'tür.[1]ومن أشهر مؤلفات ذلك الزمن هو ديوان لغات الترك وكتاب دده قورقوت
Tampere yenilgisinden sonra, Kızıl Muhafızlar doğu yönünde geri çekildi.Após sua derrota em Tampere, a Guarda Vermelha se retirou na direção leste.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.O aspecto distinto da Lua é o contraste entre as zonas claras e escuras.
Bu yönüyle daha çok kabile temeli üzerinde yürüyen Taliban'dan farklılık gösterir.Isso os coloca em desacordo com os talibãs mais orientados para a tribo.
Ağustos ayı sonunda 4. Panzer Ordusu Leningrad yönünde 48 km.lik bir girme sağlamıştı.No final de agosto, o 4º Grupo Panzer penetrou em 48 quilômetros de Leningrado.
Endonezya, FIFA'nın İsrail'le tarafsız sahada oynamaları yönündeki kararını reddettiği için çekildi.A Indonésia desistiu após a FIFA ter rejeitado seu pedido de enfrentar Israel em campo neutro.
Levick Sezar'a yönelik öykünmenin politikalarının her yönüne sinmiş olabileceğine inanır.Levick crê que a sua emulação de César pode ter-se estendido para todos os aspectos das suas políticas.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Os médicos podem também incentivar os pacientes a recomendar aos seus parceiros que sejam tratados.
Analitik geometri ve fizikte, genellikle kartezyen yönünü pozitif veya negatif olarak belirlemektir.Em geometria analítica e física, é comum rotular determinadas direções como positivas ou negativas.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.No dia 3 de setembro o fogo se dirigiu à zona norte, rumo ao coração da cidade.
Ebû Mûslim Horasanî'nin ordusu Bin Kahtaba komutasında Kûfe yönünde ilerlemeye başladı.Foi inaugurada em 1967 e circula entre as estações de İçərişəhər e Həzi Aslanov.
M65: Doğu-batı yönünde Colne'dan başlayıp Burnley, Accrington, Blackburn yoluyla Preston'da biter.A auto-estrada M65, à partir de Colne, conecta Burnley, Accrington e Blackburn até Preston.
Grup Kahta yönüne kaçar.O inimigo fugiu em duas direções.
Parlaklık ya da gözlemlenen yoğunluk yönün işlevi değildir.A luminosidade ou intensidade observada não é função da direção.