yönü ile cümle
yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Soğurken ise, Dünya'nın alanının yönünü kaydederler.Durante el enfriamiento, el basalto guarda la dirección del campo terrestre.
Yeni Assur Dönemi gömütleri, takılar yönünden zengindir.Los ajuares funerarios son ricos y en ellos prevalecen claramente las armas.
Dubai Uluslararası Havalimanı Deyra'nın güney yönündedir.El Aeropuerto Internacional de Kandahar se encuentra al Suroeste de Daman.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Rusia, por su parte, negó que su avión sobrevolase el espacio aéreo turco.
Gerçekleştirilmesi gereken emir, Cumhuriyet’e ihanet eden Jedilara karşı gerekenin yapılması yönündeydi.La orden identificaba a los Jedi como traidores a la República.
Gökyüzünde Tekboynuz takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 12.410 ışık yılı uzaklıkta bulunur.Se encuentra aproximadamente a 4410 años luz del Sistema Solar en dirección a la constelación de Cygnus.
"III. Bölüm: SIHHAT YÖNÜNDEN HABER ÇEŞİTLERİ".Tema 3: “Inferencias sobre la calidad del proceso”.
Bu yönüyle infaz, hükmün devamı niteliğini taşır.Este verano va a ser duro, cumpliendo mi sentencia.
Posesyonun bir de şeytani yönü vardır.El Domovói tiene además un lado más malicioso.
Bu yönüyle doğu ile batı arasında köprü konumundadır.El puente entre Oriente y Occidente.
Bu dalgayı ilerliyor olarak düşünün. x {\displaystyle x} yönünde.En primer lugar vamos a probar esto para X {\displaystyle X} por inducción.
Sarayın cephesi batı-doğu yönünde 115 metre (kanatlar hariç), kuzey-güney yönünde ise 120 metredir.La fachada del palacio de oeste a este mide 115 metros; de norte a sur 120 metros.
Üçüncü yayılma ise Sırbistan ve Karadağ üzerinden Bosna yönüne gerçekleşti.El tercer nivel está realizado en madera y ladrillo.
Tarihî yarımadadan havalimanı yönüne olan en kestirme yoldur.El uso más común de estos aviones es el de vuelos de corta-media distancia.
Aynı kış şartları altındaydılar ama, en azından giysi yönünden daha iyi teçhiz edilmişlerdi.Era elaborado en telares caseros y en invierno resultaba muy útil, ya que podía colocarse sobre otro vestido.
Fakat babasının dönmesi yönündeki ısrarları ile dönmeye ikna olur.Sólo la muerte de su padre le forzará a volver.
Samanyolu'nun şekli hakkındaki yaygın görüş, onun bir çubuklu sarmal galaksi olduğu yönündedir.Los motivos escultóricos que cubren su superficie parecen ser un resumen de la compleja cosmogonía mexica.
Bulgaristan yönüne bağlanır.Contenido relacionado con Bulgaria.
Bir diğer rivayet ise yine aynı dere kenarında kurulan kışlanın kapısından aldığı yönündedir.El otro es el calvario situado a la entrada de la ciudad en el mismo camino.
Yönü kuzeyden güneye doğrudur.Está orientado de norte a sur.
Bu yönüyle Descartes felsefesi bir yöntemsel tekbenciliktir.Así, en su obra filosófica Discurso del método, Descartes resulta un modelo de claridad expresiva.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Aunque las habladurías acusaron a Cixi de haberla envenenado, no hay pruebas ni razones específicas para ello.
Böylece gerek piyade gerekse topçu unsurları yönünden ağırlık merkezi oluşturulabilecektir.A partir de entonces, la base fundamental sería la infantería con armamento pesado.
Romanda bu yönüyle belli bir zaman ve mekân yoktur.En esencia la novela no tiene tiempo y espacios fijos.
Gökyüzünde Pompa takımyıldızı yönünde bulunur. *3 tipi bir üçlü yıldız sistemidir.Se encuentra a 328 años luz del Sistema Solar. UX Mensae es un sistema estelar triple.
Uzlaşma ise pozitif yönün saat yönünün tersi olduğudur.El sentido horario es el sentido del reloj y el sentido antihorario es el opuesto.
Şalom gazetesi bu yönüyle dünyada tek olma özelliğini sürdürmektedir.Su decoración característica es única en todo el mundo.
Açıklamalardan biri, insan uygarlığının galakside tek olduğu yönündedir.Que la humanidad es la única inteligencia actuante en la galaxia.
Don Nehri'nin batı kıyıları boyunca güney yönünde taarruzlarını sürdüreceklerdir.El río Yeşilırmak discurre al oeste.
Geleneksel görüş, bunların daha çok önceden diğer tüm kuş türlerinden ayrıldığı yönündedir.Los pingüinos son considerados tradicionalmente como distantes de todos las demás aves.
Onun bu ani ölümü üzerine zehirlenerek öldürüldüğü yönünde iddialarda ortaya atılmıştır.Falleció en el mismo mes de su elección, al parecer envenenado.
Daha sonra Morosovskaya yönünde hareket edecekti.Se trasladó entonces a Moravia.
Reşadiye ilçesi yaylalar yönünden oldukça zengindir.Según las partes conservadas de la misma son bastante robusto.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Luego, la personalidad se proyecta hacia la cultura de la sociedad.
Cümle dil bilgisi yönünden doğru değildir.La frase non è grammaticalmente precisa.
Uzmanlar nükleer tehdidin çok küçük olduğu yönünde görüş bildirdi.Esperti nucleari considerano però la minaccia insignificante.
İznik yönünde etrafından ganimet toplayarak yürüyüşe başladılar.Egli camminava attorno a loro in vestaglia, ispezionandole.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Al contrario della maggior parte dei templi Khmer, Angkor Wat è orientato a ovest invece che a est.
Aynı zamanda Peçenekler batı yönünde ilerlediler ve Magyarların topraklarına dönmesini engellediler.Al contempo, i Peceneghi avanzarono verso occidente e impedirono ai Magiari di ritornare nella loro patria.
Başak takımyıldızı yönünde hiç gözlemlenemeyecek kadar uzakta bulunur.Non siamo abbastanza lontani per osservarla con lucidità.
Onur yönünde bizi ilerleten bu bayrak için, Anavatanı selamlayın ve vazgeçmeden söyleyin!Intorno a questa bandiera, all'onore che ci porta, Salutiamo la patria e cantiamo senza sosta!
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Durante la diastole la direzione si inverte.
Kuzey yönüne bakış.Vista verso Nord.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.Così una qualunque ricerca di prove a favore di una certa ipotesi avrà probabilmente successo.
Genel kanı, o ilk dava olmasaydı, takip eden diğerlerinin de olmayacağı yönündedir.Questa prima detenzione non è per lui dura come lo saranno le successive.
Bunun üzerine entler Isen Nehri’nin sularını bölgede toplamaya karar verdi ve nehrin yönünü değiştirdi.Marshall decise di usare la forza naturale del fiume per scavare ed allargare il canale.
ARPES elektronun materyaldeki yönü, hızı ve dağılımı belirlemek için kullanılır.ARPES può essere usato per determinare la direzione, la velocità e la diffusione di elettroni nel materiale.
Günümüzde yaygın olarak Delphinidae familyasında sınıflandırma yönünde bir görüş birliği vardır.Al giorno d'oggi si tende soprattutto a classificarlo nella famiglia dei Delfinidi.
Saat ibrenin ters yönü "pozitif", düz yönü "negatif" kabul edilir.Uno spostamento verso l'alto è detto «positivo», uno verso il basso «negativo».
Genellikle güneydoğu yönünde akar.Scorre prevalentemente verso sud.
Bazı kaynaklar ise bu sayının çok daha fazla olduğu yönündedir.Altre fonti riportano un numero molto più elevato.
Paul Grice, anlamın bu yönünü kapsam olarak açıklamaya çalışmıştır.Laura Pausini, Fai quello che sei.
Mahallenin giriş ve çıkışında (doğu-batı yönünde) birer dere bulunmaktadır.Il giunto è il sottile spazio (la commessura) tra una pietra e l'altra.
Baraj, dünyada bu yönüyle tektir.Maria ovvero Così cammina il mondo.
Köyün iki yönü balta girmemiş ormanlarla çevrilidir.Si attinge il villaggio da due strade non raccordantesi.
Harezmşahlar her yönüyle İran kültürünü taşımaktadır.Il tutto in cambio della neutralità iraniana.
Nehir bölgede önemli bir doğal varlıktır, sulama ve hidroelektrik yönünden zengindir.Questo fiume è un'importante fonte di acqua potabile, di acqua per irrigazione e di energia idroelettrica.
Trafik yönü sağdan ilerler.Guida a destra.
Geleneksel görüş, bunların daha çok önceden diğer tüm kuş türlerinden ayrıldığı yönündedir.I pinguini erano tradizionalmente considerati distanti da tutte le specie degli altri uccelli viventi.
Bu maçın bir diğer ilginç yönü ise son iki sezonun finalde kaybedenlerini karşı karşıya getirmesidir.A causa di un lieve infortunio è poi costretto a saltare le ultime due partite della stagione.