yönü ile cümle
yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
TFT teknolojisinin en faydalı yönü, ekrandaki her piksel için ayrı bir transistör kullanılmasıdır.El aspecto más beneficioso de la tecnología TFT es un transistor para cada píxel en la pantalla.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.El lunes, el fuego fue empujado al norte, el corazón de la ciudad.
Collins mektubu okuduktan sonra hayatının yönünü değiştirmeye karar verir.Después de leer la carta, Danny decide cambiar su vida.
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.Promulgarán la religión tal como había sido,(varna) y etapas de la vida (áshram).
Filmin pek çok ciddi yönü var.Hay muchos aspectos serios en la película.
Gökyüzünde Balina takımyıldızı yönünde bulunur.Directo al corazón de las ballenas.
General Wenck'e göre, ordusu yönünden, Berlin için yapılabilecek hiçbir şey yoktu.Según Wenck, ya no era posible ningún alivio para Berlín por parte de su ejército.
Mesleki başarıları yönünden Katri Helena, Finlandiya'daki en popüler şarkıcılardan birisidir.Comercialmente hablando, Katri Helena es una de las cantantes más populares de su país.
Periyodik tekrarlamaları çoğaltır ve çoğaltma yönü değiştirilebilir.Se replican periódicamente instantáneas, y la dirección de replicación se puede cambiar.
En hızlı rüzgar SW yönünden eser.Es abierto al viento reinante del SW.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Aquí no reina la cabeza sino el vientre.
Bu tabaka için çanak çömlek buluntularının niteliği yönünde bilgi verilmemiştir.No se conoce con seguridad el uso que se daba a estas piezas cerámicas.
3. Bu sebeple, beşeri tarihin gelecekteki akış yönünü önceden haber veremeyiz.No podemos por tanto predecir el curso futuro de la historia humana.
Trafik yönü sağdan ilerler.Rumbo a la derecha...
Geçerli oyların %61.5’i "evet", %38.5 "hayır" yönünde çıktı.El resultado fue 68% "Sí", contra 31% "No".
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Pero al decir que un auto se desplaza a 60 km/h hacia el norte se está especificando su velocidad.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.A la puesta del Sol está en dirección Este, a medianoche al Sur, y al amanecer al Oeste.
Şairlik yönü de bulunmaktadır.Queda poesía, queda esperanza.
Kuzey yönüne bakış.Vista hacia el norte.
Savaşın sonunda iki devlet de hem mali yönden hem de insan kaynakları yönünden ağır biçimde hırpalanmıştır.Al final de la guerra, ambos estados quedaron exhaustos tanto financieramente como demográficamente.
Elektrik akımının yönü, elektronların hareket yönünün tersi yönedir.La propiedad inversa es la conductancia eléctrica.
Program komedi yönü ve eğitsel içeriğiyle geniş bir izleyici kitlesini etkilemeyi başardı.El programa logró atraer a un público más amplio debido a su contenido cómico y educativo.
Güneydoğu yönüne bakış.Vista hacia el suroeste.
Sadece tıklıyorsunuz: 'Bu benim kaydımın yönü.'Según ella "sólo coge esas cosas prestadas".
Hıristiyanların tasfiyesi yönündeki bu baskılar MS 303 yılında imparator Diocletianus'la doruğa ulaştı.Comienza la última persecución cristiana (hacia 303) bajo el emperador Diocleciano.
Günümüzde yaygın olarak Delphinidae familyasında sınıflandırma yönünde bir görüş birliği vardır.Hoy en día existe un acuerdo extenso para clasificarla dentro de la familia Delphinidae.
Gökyüzünde Üçgen takımyıldızı yönünde bulunur.Te encontraré en el aire Tríptico.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Los pacientes deben poder confiar a los médicos su salud.
Suçlama "Mr. & Mrs. Smith filminin çekimleri sırasında Jolie ve Pitt'in bir ilişki yaşadığı" yönündeydi.La acusación decía que Jolie y Pitt habían iniciado un romance durante la filmación de Sr. y Sra.
Oyun eleştimenlerince vasat bir oyun olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır.Sostiene que el juego está abierto al fraude.
Buna I akımının referans yönü denir.Él lo llama el dialecto de la razón.
Enlem, Ay ekvatorunun kuzey veya güney yönündeki konumu verir.La Latitud selenográfica da la posición de un punto al norte o sur del ecuador lunar.
Mahallenin giriş ve çıkışında (doğu-batı yönünde) birer dere bulunmaktadır.El Jardín Amurallado de la Verdad, Hadiqat al Haqiqa, de Hakim Sanai.
Genel olarak, şiddetli kesişme açısı taşıma yönünü gösterir.Típicamente, hay un fuerte factor diferencial que motiva la retirada.
Windows XP Service Pack 2, güvenlik nedenleriyle .WRI dosyalarını açma yönündeki desteği azalttı.Windows XP Service Pack 2 había desactivado el soporte para abrir archivos .WRI por motivos de seguridad.
Bu yönüyle Christian metal olarak da anılır.Por este motivo han sido considerados uno de los iniciadores del metal cristiano.
Gökyüzünde Irmak takımyıldızı yönünde bulunur.Ojalá tengan tocadiscos en el cielo.
Önce, maçın seyircisiz oynanması yönünde karar alındı.El partido se terminó de jugar sin público.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Los partidos de oposición hicieron acusaciones acerca de graves irregularidades en las elecciones.
Buna göre toplumda Kurucu Meclis yönünde bir eğilim olduğu görüldü.Como se ha dicho, dentro de la comunidad sí existía una repartición del trabajo.
Burada artık yönün kuzeye doğru döndüğü fark ediliyordu.Desde aquí sabrían dónde estaba el norte.
Sosyal kritik yönü koleksiyonlar da belli oluyor.Enfoque crítico de los modelos de contabilidad social.
Hava açıktı, güneydoğu yönünden hafif bir rüzgar vardı.La visibilidad era baja y un fuerte viento comenzó a soplar desde el sureste.
KONTROL KULESİ: Sağa dönün, başı 090'a getirin, radar yönü Oshima.Girar a la izquierda: Gira el robot a la izquierda 90º.
Sovyet birliklerinin büyük kısmı Kerç Yarımadası boyunca doğu yönünde çekildiler.La mayoría de las fuerzas soviéticas se concentraban a lo largo del frente sur.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.La región es rica en madera y minerales, con Lieja y Namur como principales centros industriales.
Lavrasya'nın saat yönünde dönmesi sonradan Tetis Okyanusu'nun kapanmasına neden oldu.El movimiento Laurasia siguiendo las manecillas del reloj también condujo al cierre del océano Tetis.
Elektronun orbital yönünü belirleyen şey bu olur.He aquí una imagen de su órbita.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.Comenzó a debilitarse a medida que avanzaba hacia el oeste-noroeste.
Önemli bir ticari yönü yoktur.No tienen gran importancia comercial.
Her iki temalarda insan hayatının oluşturulması yönünde olan çabalarında kesişir.Participó en los dos últimos intentos de crear la humanidad.
Bu da programın motive edici yönünü ortaya çıkartıyor.Esto nos da una impresión general del proyecto.
Dalga vektörü noktaları faz hızı yönündedir.El vector Vtas representa a la velocidad verdadera.
Gökyüzünde Cennetkuşu takımyıldızı yönünde bulunur.Gobierna el sitio de castigo situado en el cielo.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.El Usa fluye normalmente de nordeste a sudoeste.
Bazı kaynaklara göre ise bu konsere katılımın 1.5 milyon olduğu yönündedir.Los convocantes indicaron que 1,5 millones de personas habían asistido.
Gaga'nın kariyeri birçok yönüyle bölümde yansıtıldı.Muchos aspectos de la carrera de Gaga se hace referencia en el episodio.
Rüzgar altı: Rüzgarın estiği yönün aksi.Consejo 10: Conserva el aliento.
Bu konuda nasıl karar alındığı yönünde bir bilgi yoktur.Aún se desconoce el por qué de esta decisión.
Avrupalı tarihçiler arasında yaygın görüş Timur'un Moğol olduğu yönündedir.Algunos historiadores discuten si la campaña mongola del Este Europeo tuvo alguna importancia macrohistórica.