yönü ile cümle

yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır.Les experts semblent s'accorder à dire que les ressources pétrolières vont se raréfier.
Bildiğim kadarıyla müzik yönü olarak, çok farklı.En ce qui concerne la direction musicale est très différente.
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.D'un point de vue tactique, le défilé constitue un terrain idéal pour les techniques de combat grecques.
İlk aşama esas olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönünde yaklaşmasıydı.La hâte était nécessaire car les forces militaires américaines approchaient rapidement Berlin.
Bu yönüyle Faust’taki Mefisto’yu (İblisi) andırır.Dans ce sens, il joue le rôle de Méphistophélès de Faust.
Parlaklık ya da gözlemlenen yoğunluk yönün işlevi değildir.La luminance énergétique ou l'intensité observée n'est pas fonction de la direction.
Oyun saat yönünde ilerler.Le match se décante à l'heure de jeu.
Daha sonra, Atlantik'teki derin abisal ovalara, güney yönünde çok yavaş akar.Les choses vont évoluer assez vite quand le centre d'intérêt de l'Alsace va lentement basculer vers l'ouest .
Daha sonra Morosovskaya yönünde hareket edecekti.Il se tourne alors vers Morozov.
Sovyetler Birliği, kendi atom bombasını geliştirme yönündeki çabalarını artırdı.Ce rapport montre comment les Américains avaient fait pour réussir à construire leurs bombes atomiques.
1990’lı yıllardan beri, UFO fenomeninin bir tür aldatmaca olmadığı yönünde gelişmeler olmaktadır.Depuis la fin des années 1990, on observe une sorte de démystification du phénomène ovni.
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.Initialement les musulmans priaient en direction de Jérusalem.
1058'de yönünü doğuya çevirip Tuğrul'un üzerine yürüdü.Vers 1455 il se rend dans l'Est de l'Europe et visite les Tatars.
Trafik yönü sağdan ilerler.Issue de secours vers la droite.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.La plupart des vents sur Neptune se déplacent dans la direction opposée au sens de rotation de la planète.
Nem, rüzgar yönüyle bağlantılıdır.Il est insensible au vent.
Harekât, doğal olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönündeki ilerleyişini durdurmayı amaçlamıştır.Cette bataille permit à l'Armée rouge de progresser jusqu'aux abords immédiats de Berlin.
Bu dönemde, prodüktör No I.D.'nin de albümde görev alacağı yönünde haberler yayınlandı.Le producteur No I.D. est également confirmé sur l'album.
Bu tabaka için çanak çömlek buluntularının niteliği yönünde bilgi verilmemiştir.Nous ne disposons pas d'assez de données concernant cette espèce pour déterminer avec certitude son endémisme.
Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler.Des fleurs ! je veux en couronner ma tête pour le combat.
İğnenin sabit olarak aynı yönü göstermesi yeryüzünde iğneyi çeken bir gücün olmasından kaynaklanmaktadır.Il apparaît ovale, vu de la Terre, alors qu'il a une forme parfaitement circulaire.
Genellikle güneydoğu yönünde akar.Elle s'écoule généralement en direction du sud-est.
Çanakkale yönünden; Lapseki geçilir.Exemple Comment ça va, poil aux doigts.
Kitabe aşağıda yazmaktadır: Marmaray yönündeki kitabe, Şair Şakir tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır.La sourate At-Tawba (arabe : سورة التوبة, Le Repentir) est la 9e sourate du Coran.
Gökyüzünde Turna takımyıldızı yönünde bulunur.Il dispute le Tour d'Espagne.
Bir sonraki durumda ise ark ayrılmış kısımdan başlar ve elektrotlar akım yönü bakımından ters konuma gelirler.À cet instant-là, la fonction d'onde s'effondre, et on trouve l'électron dans une position déterminée.
Ayrıca tercihen kendi jetinin yönünde olur.Elle semble d'ailleurs préférer sa nouvelle vie .
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Si elle va à 60 km/h vers le Nord, elle a une vélocité.
Bu yönüyle kullanımı pratiktir.Il en exerce alors la direction.
Kuzey yönüne bakış.Vue vers le nord.
Bitki örtüsü yönünden zengin olup endemik türler de bulunmaktadır.L'écosystème de la Réunion est riche en termes d'espèces endémiques.
Nutuk: Şekil yönüyle koşmaya benzer.La posture est semblable à celle d'Indara.
Londra'ya gideceği yönündeki haberleri ise yalanladı.Il accepte après en avoir informé Londres.
Bu Ulu Yogatantra birkaç yönüyle Mahayoga’ya benzemektedir.Ces quatre âges correspondent à un Mahayuga.
Oysa amaç ve ilkeler yönünden ayrışırlar.Certains devaient conserver leur destination et leur aspect d'origine.
Toplum bilimci Émile Durkheim'ın etkisinde kaldı, dilin toplumsal yönünü vurguladı.Le sociologue français Émile Durkheim publie sa Méthode sociologique.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.Son but initial était de piéger autant de troupessoviétiques que possible autour de Minsk.
Bir başka görüş sözcüğün Tanrı'yı ifade eden Gnostik Abraxas'dan geldiği yönündedir.Que le frère qui entend et comprend ces choses comme moi prie pour Abercius.
Eruç, tarihte Pasifik Okyanusu'nu doğu-batı yönünde yalnız başına geçen 4. kişidir.Il est le premier à avoir traversé en solitaire l'Océan Pacifique d'ouest en est.
Eddington'a göre okun rastgele bir elemanı sürekli artış yönünü gösterir.À chaque fois, Bourdon reçoit un message représentant un jeu de pendu qui progresse au fur et à mesure.
Ayrıca caminin kıble yönünde küçük bir hazire yer almaktadır. ^ Haskan, Mehmet Nermi.Il apparait aussi une seconde lune pour Kerbin, Minmus.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.VII: Hydrocharitaceae à Liliaceae Vol.
Bunun üzerine Alman geri çekilmesi güneybatı yönünde sürdürülmek zorunda kalındı.Elles concernaient le report de l'attaque allemande vers le sud.
Film serisinin gittiği yönü beğenmeyen Michael Keaton, Batman rolünü tekrarlamamaya karar verdi.Michael Keaton refusa de reprendre son rôle, parce qu'il n'aimait pas la direction que prenait le film.
Bu terim aynı zamanda, bir veya birkaç yöntemin teorik veya sistematik yönünü vurgulamakta kullanılır.En outre, l'étudiant doit défendre une thèse en une ou deux étapes.
Güneydoğu yönüne bakış.Vue vers le Sud-Est.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Les candidats de l’opposition s’étaient retirés pour protester contre les irrégularités du scrutin.
Drin, Arnavutluk ekonomisinde özellikle elektrik enerjisi yönüyle büyük bir öneme sahiptir.Le Drin est très important pour l'économie albanaise, notamment pour sa production d'électricité.
Sonuç olarak Kumkale Operasyonu, General Hamilton yönünden hedeflenen amaca ulaşmıştı.La victime avait désespérément cherché à parler au Maire Hamilton.
Bay Şapka onun eş cinsel yönünü yansıtır.Harry incarne donc le retour de sa sexualité.
Kuzey yönünde Fransız Guyanası ve Surinam ile sınırlanmıştır.Elle fait frontière avec la Guyane française et le Suriname.
Hitler yönünden de kişisel bir şok oldu.Il se heurte à de l'indifférence de la part de Hitler.
Sugmadın iki farklı yönü vardır.Ils ont choisi deux voies différentes.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.La dépression s'oriente vers le Nord-Ouest, et accélère progressivement.
İlk olarak Alman birlikleri, Moskova yönündeki ileri durumlarından nihai olarak geri sürüldüler.Premièrement, les troupes allemandes furent définitivement repoussées des abords de Moscou.
Gerçekçi yönün en önemli temsilcisi, 1130-1200 yıllarında yaşamış olan Zhu Xi'dir.Le plus important de ces penseurs est Zhu Xi (1130-1200).
Bu maçın bir diğer ilginç yönü ise son iki sezonun finalde kaybedenlerini karşı karşıya getirmesidir.Pour la première fois, une petite finale oppose les perdants de ces deux demi-finales.
Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.Hacían objetos que eran útiles más que los usaban para decoración.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.El aspecto más distintivo de la Luna es el contraste de zonas claras y oscuras.
Ben yazının her yönüyle ilgili değilim.No relacionada con el escritor.

İlgili Sayfalar