Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.Mercutio Εσύ έχεις πιο ευγενικά το χτύπησε.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.MERCUTIO Ти си най-любезно да го удари.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.Tu hai Mercuzio più gentilmente lo ha colpito.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.Tu Mercutio cel mai lovit-o cu amabilitate.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.Меркуцио Ты самый любезно ударил в него.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.עשית מרקוטיו אתה מכה אותו חביב ביותר.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.يمتلك معظم MERCUTIO انت تفضلت عصفت به.
Mercutio Thou hast en kibarca onu vurmak.最も礼儀正しい博覧会はロミオ。
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.3할이라는 타율, 3할 타자에 대해 얘기하자면,
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Donc, on parle d'un 300, un batteur qui frappe à 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Ez az ütőátlag.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Mówimy o pałkarzu odbijającym 300 razy.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Pri skóre 300 pálkar odpáli 300 nadhodov.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Quindi parliamo di un 300, un battitore che batte a 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Takže třístovka je pálkař, který odpálí 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Un batter de 300 are o cotă de 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Ví dụ là số 300 nhé, một cầu thủ đập bóng 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.We praten over een '300', een slagman die 300 sloeg.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Y hablamos de 300, de un bateador que batea 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Μιλάμε λοιπόν για έναν 300άρη, έναν 300άρη παίκτη.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Говорим за 300, играч, който отбелязва 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Мова про 300 - гравця, який відбиває 300 м'ячів.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.Речь идёт о 300, игрок, который отбивает 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.אנו מדברים על 300, חובט עם ממוצע חבטות של 300.
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.لذلك نحن نتحدث عن 300, الضارب الذي ضرب 300
Mesela 300'den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından.この選手が10回打席に立つと
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Eu defendo o meu pai que tentou disparar sobre os Nazis com uma arma velha.
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.- han som forsøgte at skyde Nazisterne - med et gammelt våben.
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.저는 나치에 향해 오래된 총을 겨눈 아버지를 대신해 이곳에 서있습니다.
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.la penserò come mio padre che aveva cercato di sparare ai Nazisti con un vecchio fucile.
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.אני מייצג את אבי אשר ניסה לירות בנאצים עם רובה ישן.
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.سأمثل والدي الذي حاول أن يقتل النازيين ببندقيته القديمة
Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.古い銃でナチスを撃とうとした父のために 戦います 私は暴力のない世界のために
Neden sana vurmasına izin verdin?¡No debes permitirle que te toque!
Neden sana vurmasına izin verdin?Potrzebuje trochę pieniędzy.
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Algo así como "Lamento que me hayas pegado.
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam.""Désolé que vous ayez dû me frapper. C'est ma faute".
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."바로 이렇게요. "아, 네가 날 때리게 하다니 미안해. 정말 유감이야. 그래, 내 잘못이야."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam.""Oh, desculpe por me ter batido, estou desolado, sim, a culpa é minha."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam.""O, îmi pare rău că a trebuit să mă baţi, îmi pare nespus de rău, da, e vina mea."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam.""Przepraszam, że musiałeś mnie zbić, to moja wina".
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."So wie: "Oh, tut mir leid dass du mich schlagen musstest, ja, es ist meine Schuld."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Tipo:
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Valahogy így "Sajnálom, hogy meg kellett, hogy verjél, tényleg sajnálom, én tehetek róla."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Zoals: "Oh, het spijt me dat je me moest slaan, het spijt me zeer, het is mijn schuld."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Δηλαδή, "Α, συγνώμη που έπρεπε να με χτυπήσεις, λυπάμαι πολύ, ναι, εγώ έφταιγα".
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."Ето така:
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."К примеру, "Ой, я очень сожалею, что тебе пришлось меня побить, я очень сожалею, да, вина моя".
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."כמו "או, אני מצטער שנאלצת להכות אותי, אני ממש מצטער, כן, זו אשמתי"
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."مثل، "أوه، أنا أسف أن أضطررت لضربي، أنا حقاً أسف، نعم، أنها غلطتي."
"Of, bana vurmak zorunda olduğun için özür dilerim, gerçekten üzgünüm, benim hatam."彼らは格好の餌食です
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Addig a napig kiállok apámért, aki egy régi fegyverrel próbált a nácikra lőni.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Bis dahin, repräsentiere ich meinen Vater, der versuche Nazis mit einem alten Gewähr zu erschießen.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Cho tới ngày đó, tôi sẽ sát cánh cùng cha tôi-- người đã cố bắn bọn quốc xã với một khẩu súng cũ.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.En attendant ce jour, je me dresse pour mon père qui a essayé de tirer sur les nazis avec un vieux fusil.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Hasta que llegue ese día, pensaré en mi padre que trataba de dispararle a los nazis con un arma vieja.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Než se tak stane, stojím za svým otcem, jenž se snažil střílet na nacisty starou puškou.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Până atunci, stau alături de tatăl meu care a încercat să împuște naziști cu un pistol vechi.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Tot die dag komt, sta ik hier namens mijn vader die op de nazi's probeerde te schieten met een oud geweer.
O gün gelene kadar, Naziler'i eski bir tüfekle vurmaya çalışan babam için buradayım.Zanim nadejdzie ten dzień, utożsamiam się z moim ojcem, który strzelał do nazistów ze starej strzelby.