İlerlemeli ve önüne çıkanı vurmaya dayalı bir aksiyon oyunuמשחק פעולה ויריות דו־ממדי
İstediğim yerden değil. Kurşun sekti. Birilerini vurmanın komik olduğunu mu sanıyorsun?¡Es gracioso hasta que alguien acaba herido!
İstediğim yerden değil. Kurşun sekti. Birilerini vurmanın komik olduğunu mu sanıyorsun?Hij ketste af. - 't Is leuk tot je iemand raakt.
İstediğim yerden değil. Kurşun sekti. Birilerini vurmanın komik olduğunu mu sanıyorsun?- След изстрел спира да е смешно.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Então martelam-na e partem um bocado.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Entonces golpean con su martillo y parten un trozo.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Je kunt het niet verplaatsen, dus sla je erop met je hamer, en je breekt er een stuk af.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.그래서 여러분들은 그것을 망치로 부쉬고, 조각내 버립니다.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Nem tudják elvinni. tehát ráütnek a kalapácsukkal, és letörnek egy darabot.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Nemůžete to odnést pryč, tak do toho praštíte kladivem a odlomíte od toho kousek.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Non riuscite a portarlo via, e allora colpite col vostro martello e ne staccate un pezzetto.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Nu-l poți mișca de acolo, așa că îl lovești cu ciocanul și desprinzi o bucată.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Sie können es nicht weg tragen, also schlagen Sie mit dem Hammer zu und brechen ein Stück davon ab.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Vous ne pouvez pas la déplacer, alors vous la frappez avec votre marteau, et vous en cassez un morceau.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Вы не можете это унести, поэтому вы ударяете по нему молотком и отламываете кусочек.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.Не можете да го носите, така че го удряте с чука и отчупвате едно парче.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.אז אתם מכים את זה בפטיש ושוברים חתיכה.
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.قتقوم بطرقه بواسطة المطرقة .. لكي تحطمه الى اجزاء اصغر
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.そのかけらを光の下に運び出すと
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.(16:11) На всяком шагу нашем ныне окружают нас; они устремили глаза свои, чтобы низложить меня на землю;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Andam agora rodeando os meus passos; fixam em mim os seus olhos para me derrubarem por terra.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng nó vây phủ chúng tôi mỗi bước, Mắt chúng nó dòm hành đặng làm cho chúng tôi sa ngã.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng_nó vây phủ chúng_tôi mỗi bước , Mắt chúng_nó dòm hành đặng làm cho chúng_tôi sa_ngã .
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.De omringer os, overalt hvor vi går, de sigter på at slå os til Jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Eccoli, avanzano, mi circondano, puntano gli occhi per abbattermi
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Gdziekolwiek idziemy, obtoczyli nas; oczy swe nasadzili, aby nas potrącili ku ziemi.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Han rodeado nuestros pasos; sobre nosotros ponen sus ojos para echarnos por tierra
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.He ovat kintereillämme, he jo kiertävät meidät, he vaanivat silmillään, lyödäksensä maahan.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Hvor vi går, kringsetter de mig nu; sine øine retter de på å felle mig til jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Ils sont sur nos pas, déjà ils nous entourent, Ils nous épient pour nous terrasser.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Jižť i kroky naše předstihají, oči své obrácené mají, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.이제 우리의 걸어가는 것을 저희가 에워싸며 주목하고 땅에 넘어뜨리려 하나이다
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Körülvettek most minket mentünkben; szemeiket ránk szegzik, hogy földre terítsenek.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Mereka maju melawan aku dan mengerumuni aku, mencari kesempatan untuk membanting aku
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Nu äro de omkring mig, var vi gå, deras ögon speja efter huru de skola böja mig till jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Pri vsakem koraku me že obstopajo, z očmi svojimi pazijo, da me pahnejo na tla.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Se ţin de paşii mei, mă înconjoară chiar, mă pîndesc ca să mă trîntească la pămînt.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Teraz obkružujú naše kroky; obrátili na nás svoje oči, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Wo wir gehen, so umgeben sie uns; ihre Augen richten sie dahin, daß sie uns zur Erde stürzen;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Zij zijn overal om mij heen, waar ik ook ben. Hun enige bedoeling is mij te vernietigen.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Τωρα περιεκυκλωσαν τα διαβηματα ημων προσηλωσαν τους οφθαλμους αυτων δια να κρημνισωσιν ημας κατα γης
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Те обиколиха вече стъпките ми; Насочиха очите си, за да ни тръшнат на земята;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.אשרינו עתה סבבוני עיניהם ישיתו לנטות בארץ׃
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.في خطواتنا الآن قد احاطوا بنا. نصبوا اعينهم ليزلقونا الى الارض.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.他 們 圍 困 了 我 們 的 腳 步 . 他 們 瞪 著 眼 、 要 把 我 們 推 倒 在 地
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.他 們圍 困 了 我 們 的 腳步 . 他 們瞪著眼 、 要 把 我 們 推倒 在地
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, ich glaube, du hast es getroffen." "Ich glaube schon, Sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, azt hiszem, már rajta." "Azt hiszem igen, uram."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, cred că l-ai lovit." "Am fancy aşa, domnule."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, credo che hai colpito". "Immagino di sì, signore."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, ik geloof je hebt het te raken." "Ik geloof dat zo is, meneer."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, jag tror du träffat den." "Jag tycker så, sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, je crois que vous avez mis le doigt." "Je crois, monsieur."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, jeg tror du har ramt det." "Jeg har lyst til det, sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, 당신이 그것을 공격했습니다 믿습니다." "정말 멋진습니다."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, menim, da ste zadeti." "I fancy tako, gospod."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, saya yakin Anda pernah memukulnya." "Saya kira begitu, Sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, tôi tin rằng bạn đã đánh nó." "Tôi thích như vậy, thưa ông."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, uskon olet siihen osuu." "Luulisin niin, sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, věřím, že jste trefil." "Myslím, pane."